Kırgızistan ve özbekistan daki durum hakkında
Mersin Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Haziran 2010 · 489 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kürşad Tüzmen (AK Parti), 16 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KIRGIZİSTAN VE ÖZBEKİSTAN DAKİ DURUM HAKKINDA); konuşma 489 kelime.
Kürşad Tüzmen (AK Parti, Mersin). “Kırgızistan ve özbekistan daki durum hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursad-tuzmen-23-2010-06-16-kirgizistan-ve-ozbekistan-daki-durum-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KÜRŞAD TÜZMEN (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kırgız ve Özbek halkları arasında çıkan sorunların birkaç gündür üst seviyelere ulaşması, bizi Türkiye olarak derinden etkilemekte ve üzmekte. Aslında, dünyanın her tarafında politika üreten bir yapımız var. Biliyorsunuz, ülkelerimiz arasında kardeşlik bağı, dostluk bağı her zaman vardır.
Cengiz Aytmatov vardı, rahmetli. O, Muhtar Şahanov’la beraber Kazak… Muhtar Şahanov Kazak şair, Cengiz Aytmatov Kırgız yazar. Onlar der ki: “Bu coğrafyada insan bir anadan doğmaz, beş tane anadan doğar. Bir tanesi kendi öz anası, diğeri ana tili -kendi dili- üçüncüsü tuan ceri -yani doğum yeri, o da bir anadır- dördüncüsü örf, âdet, geleneği, beşincisi de bazen sıkıntılar da olsa, savaşlar da olsa, tarihi. Bu beş anadan bir insan oluşur.” Dolayısıyla bu coğrafyada Türkiye, özellikle bu kadar ortak anası olduğu bir bölgede sessiz kalamaz, kayıtsız kalamaz. Bu nedenle, her yirmi senede bir aynı tiyatronun oynandığı Orta Asya coğrafyasında bizim de söyleyecek sözlerimiz, yapacak işlerimiz vardır.
Tabii, 90 yılında biliyorsunuz yine bir etnik çatışma oldu, bu etnik çatışmada bin kişiden fazla insan öldü, bir aydan fazla da zaman aldı bu iş, bastırılması. Orada çeşitli politikalar var. Şu anda 200’e yakın ölü, 1.800’ü aşkın yaralı sayısı Oş ve Celalabat eyaletlerinden geliyor. Tabii, 60 binden fazla mülteci Özbekistan’a geçiş yapmış. Özbekistan şu anda sınırı kapatmış durumda daha fazla Özbek kökenli gelmesin içeri diye ve Kırgızistan-Özbekistan arasındaki bu sıkıntılar, eğer şu anda ülkeler, özellikle Kazakistan ve Türkiye gibi ağabeylik yapacak diğer ülkeler bu konuda gerekli desteği sağlamazsa başka bölgelere de sıçrayabilir. Dünyanın neresinde olursa olsun, etnik kökene dayalı ve inanç temellerine dayalı bu tip kargaşalarda, görüyorsunuz, can kayıpları mutlaka olur.
Tabii, uluslararası yardımlar arasında Türkiye'nin de ilk baştan itibaren, olay çıkar çıkmaz derhâl Bişkek’teki büyükelçiliğimizde Dışişleri Bakanlığımız tarafından oluşturulan kriz masası, arkasından Dışişleri Bakanlığımızın -çok yerinde- Ankara’da aynı şekilde çalışmalarını hızlandırması ve şu anda da Kırgızistan’a Dışişleri Bakanlığımızın ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlarımızın oluşturduğu bir heyetle anında olay yerine bizim ekibimizin gitmesi önemlidir. Bu arada tabii gerek Kızılay’ımızın gerekse diğer yardım kuruluşlarımızın önemli destekleri şu anda olmaktadır. Çünkü Kırgızistan’ın, baktığınız zaman, toplam tüketim malzemesi olarak kullandığı bütün ürünlerin yüzde 87’si ithaldir. Dolayısıyla, sınırların kapatılması, gümrüklerin çalışmaması durumunda Kırgızistan’da hayat durmaktadır. Bu nedenle iki uçağımız gitmiş, 300’e yakın vatandaşımızı buraya getirmiş, 6.500 kişiye yakın orada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı var. Biliyorsunuz, 300 milyon dolardan fazla, yaklaşık 400 milyon dolara yakın Türk yatırımları da Kırgızistan içerisinde var. Bunların içerisinde çok önemli alışveriş merkezleri, en büyük yabancı yatırımcı kuruluşlar olarak Türkiye orada yer almaktadır. Önemlidir bizim için, Orta Asya politikası için son derece önemli, çok fazla komşusu olan bir ülke. Dolayısıyla, hassasiyetle takip etmemiz lazım.
Biz, tabii, Atatürk’ün bütün zamanlara meydan okuyan “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesiyle bütün dış politika vizyonumuzu inşa ediyoruz ve bölgesel, küresel gerçeklikleri de bu arada, ülkemiz, dil, din, etnik köken ayrımı gözetmeksizin tüm ülkelerin, toplumların ve bireylerin güvenlik içerisinde yaşama hakkını savunuyor. Hükûmetimiz, Balkanlarda, Orta Doğu’da, Kafkaslarda nasıl etkin bir rol oynuyorsa Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine aynı ölçüde sahip çıkmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 16 Haziran 2010