25 Haziran Dünya Denizciler Günü'ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen NATO zirvesine, İsrail ve İran arasında gerçekleşen ateşkes mutabakatına, TOGG'un kuruluş yıl dönümüne, sosyal medyada başörtülü kadınlara yapılan saldırıya, deprem konutlarına, emeklilere ve zirai dondan etkilenen çiftçilere ilişkin açıklaması
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 101. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Haziran 2025 · 605 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Leyla Şahin Usta (AK Parti), 25 Haziran 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 25 Haziran Dünya Denizciler Günü'ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen NATO zirvesine, İsrail ve İran arasında gerçekleşen ateşkes mutabakatına, TOGG'un kuruluş yıl dönümüne, sosyal medyada başörtülü kadınlara yapılan saldırıya, deprem konutlarına, emeklilere ve zirai dondan etkilenen çiftçilere ilişkin açıklaması); konuşma 605 kelime.
Leyla Şahin Usta (AK Parti, Ankara). “25 Haziran Dünya Denizciler Günü'ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen NATO zirvesine, İsrail ve İran arasında gerçekleşen ateşkes mutabakatına, TOGG'un kuruluş yıl dönümüne, sosyal medyada başörtülü kadınlara yapılan saldırıya, deprem konutlarına, emeklilere ve zirai dondan etkilenen çiftçilere ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/leyla-sahin-usta-2025-06-25-25-haziran-dunya-denizciler-gunu-ne-cumhurbaskani-recep-tayyip-erdoga (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=135987
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
25 Haziran, tüm dünyada da kutlanan Dünya Denizciler Günü. Uluslararası ticaretin yüzde 90'ının deniz yoluyla yapıldığı bir dünyada denizciliğin ve denizcilerimizin ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu bizlere de bir kez daha hatırlatmaktadır.
Millî Gemi (MİLGEM) Projesi'yle kendi savaş gemisini tasarlayıp inşa eden, liman kapasitesini arttıran, tersanelerini güçlendiren, açık deniz filosunu büyüten bir Türkiye tablosuyla bugün karşı karşıyayız. Aynı zamanda mavi vatanda güçlü ve kararlı duruşumuzla hem haklarımızı koruyor hem de uluslararası hukuktan doğan yetkilerimizi aktif şekilde kullanıyoruz. Bu gücün omurgası dünyanın dört bir yanında zorlu koşullarda görev yapan, ailelerinden uzak kalma pahasına görevini layıkıyla yerine getiren kaptanlarımız, zabitlerimiz, tayfalarımız ve tüm deniz emekçilerimizdir. Bu vesileyle hayatını denizlere adamış tüm denizcilerimizi en kalbî duygularımla selamlıyorum. Görevi başında olanlara kolaylıklar, seferde olanlara selamet, hayatını kaybeden tüm deniz şehitlerimize de Allah'tan rahmet diliyorum.
Ülkemiz adına da stratejik öneme sahip olan pek çok gelişmenin yaşandığı bir dönemdeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılımıyla gerçekleşen NATO zirvesi yalnızca Türkiye açısından değil bölgesel ve küresel güvenlik mimarisi açısından da son derece belirleyici bir anlam taşımaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye'nin sadece bir üye ülke değil oyun kurucu, dengeleyici ve yön verici bir aktör olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Türkiye artık güvenlik üreten bir ülkedir. Türkiye NATO platformlarında da milletimizin onurunu ve devletimizin çıkarlarını kararlılıkla temsil etmektedir. Bu süreçte İran ve İsrail arasında dün gece taraflar arasında varıldığı duyurulan, açıklanan ateşkes mutabakatı olumlu bir gelişmedir. Ancak buradan bir kez daha ifade etmek isterim ki Gazze'de sivillerin katledildiği bir tabloyu görmezden gelen hiçbir anlaşma kalıcı olamaz. Türkiye olarak yalnızca ateşkesi değil bölgesel barışı önceleyen, Filistin halkının onurunu ve haklarını temel alan bir çözümden yanayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda da hem insani hem diplomatik açıdan dünyaya en net ve vicdanlı duruşu sergileyen bir lider olmaya devam ettiğini bir kez daha NATO'da da görmüş oluyoruz.
Bugün, yine Türkiye açısından gurur verici bir günün yıl dönümü, TOGG'un kuruluşunun yıl dönümü. Bu yıl dönümünü büyük bir gururla ve onurla kutluyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, Togg, seri üretimde, yollarda, şehir şehir, ilçe ilçe geziyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki vatandaşlarımız bu gurur abidesi araca binmenin mutluluğunu yaşıyor. İlk etapta hedeflenen üretim rakamlarına ulaşıldı. Yeni modeller ve ihracat planlamaları yapılıyor. Togg, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da yakından izlediği bir teknoloji markası hâline gelmiştir. Bu vesileyle, Togg'u hayata geçiren vizyon sahibi başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere projeye omuz veren girişimcilerimize, tüm mühendislerimize, işçilerimize ve tabii ki sabırla ve inançla bu başarıyı bekleyen aziz milletimize de teşekkür ediyorum.
Maalesef Türkiye'nin gündeminde zaman zaman yaşadığımız bir olayı yine sosyal medyada yaşayarak bu olayla ilgili birkaç cümleyi de söylemeyi önemli buluyorum. Başörtülü kadınlara hakaret etmeyi marifet bilen, başka da bir marifeti olmayan, salkım salkım her yerinden kötülük ve nefret akan zavallı biri yine bizlere saldırmış. Bıktık artık bu zavallılıklardan. Rahat bıraksınlar Atatürk'ü de bizi de. Sosyal medyada varlık sebebi olarak bizleri kullanmasınlar, ağızlarına dahi almasınlar. Bu kötü ve nefret dolu dili de özellikle kınıyorum. Gönül isterdi ki diğer siyasi parti temsilcilerinin de bu ülkenin başörtülü kadınlarına yapılan bu saldırıyı kınamalarını, bu konuda hassasiyet göstermelerini arzu ederdim ama görmemiş olabilirler. Ben özellikle bu konudaki hassasiyetimi dile getirmek istedim.
Dönüp dolaşıp bu ülkede yapılan her şeye bir çamur atmaya çalışan bir dille mücadele ettiğimizin farkındayız. Teslim edilen deprem konutlarıyla ilgili olarak "Altyapısı yok, kanalizasyonu yok, suyu yok, yok, yok." diyerek bu kadar gerçeklerin saptırılmasını da doğru bulmuyorum. Bu gerçekleri deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlarımız, evlerinde oturan depremzedelerimiz görmekteler.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa)Urfa'daki TOKİ'de yok, Birecik'te yok, Urfa merkezde yok.
HASAN ÖZTÜRKMEN (Gaziantep)Islâhiye'de de yok.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara)Depremle ilgili yapılan mücadelemizi ve deprem konutlarımızı teslim etmeye...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
109 konuşma daha · 25 Haziran 2025