İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle

Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Haziran 2017 · 449 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Lezgin Botan (Halkların Demokratik Partisi), 15 Haziran 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 449 kelime.

Lezgin Botan (Halkların Demokratik Partisi, Van). “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lezgin-botan-26-2017-06-15-sanayinin-gelistirilmesi-ve-uretimin-desteklenmesi-amaciyla-bazi-kanun (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=60405

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

LEZGİN BOTAN (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 34’üncü madde üzerine grubum adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, AKP’nin on dört yıllık iktidar hikâyesini hepimiz az çok yakından takip ediyor, yaşıyoruz. Kazan kazan politikalarıyla ülkenin bütün değerlerinin nasıl piyasalaştırıldığını, nasıl piyasaya peşkeş çekildiğini, kâr ve çıkar hırsıyla yandaşlara ülkenin değerlerinin, ülkenin geleceğinin, ortak çıkarının düşünülmeksizin nasıl sunulduğunu hepimiz görüyoruz. Bu mevcut yasada da aynı şeyi görüyoruz. Aynı hırsla, para hırsıyla, kâr hırsıyla, yine piyasalaştırma mantığıyla hareket edildiğini maalesef üzülerek görüyoruz. Öyle ki ne meralar ne kıyılar ne denizler ne akarsular ne ormanlar, hiçbir şey düşünülmeden nasıl talan edildiğini, nasıl piyasaya peşkeş çekildiğini, nasıl sermayeye açıldığını hepimiz ibretle görüyoruz.

Özellikle seçim bölgem Van’la ilgili birkaç şeyi paylaşmak istiyorum. Yedi yıldır Van’ın bir çevre yolu hikâyesi var. Önce büyükşehir olduğu için il özel idaresinden yetkinin, meralarla ilgili yetkinin Büyükşehir Belediyesine geçtiğini fakat bunu defaten bahane gösterdiler, gerekçe gösterdiler. Dolayısıyla en son bir torba yasayla bu Büyükşehre ait olan meralara ilişkin tasarrufun Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verildiğini biliyorsunuz. Yetmedi, biliyorsunuz, en son zorbalıkla, silah zoruyla halkın iradesi gasbedilerek kayyumlar atandı. Hâlen Van’da 18’inci madde kapsamında sırf kamulaştırma bedeli ödenmesin diye 2 milyona yakın imarlı arsaya şerh konuldu ve âdeta Van’ın kaderine el konuldu. Van’da ciddi bir ayrımcılık söz konusu.

Yine, Van, bildiğiniz gibi, Türkiye'nin meralar bakımından en geniş, en zengin, en verimli meralarına sahip. 15 milyon küçük ve büyükbaş hayvanın beslenebileceği bu meralar maalesef yayla yasaklarıyla ve bu meraların ıslah edilmemesiyle heba edildiği gibi, bugün Van büyük bir yoksullukla, büyük bir ekonomik ambargoyla yüz yüze bırakılmıştır. Van âdeta ayrımcı politikalarla cezalandırılmıştır. Bununla da yetinmeyenler kayyumların eliyle… Özellikle Van’ın Edremit ilçesi Türkiye güzeli, Orta Doğu güzeli bir ilçe ve bu ilçeye atanan kayyum ilk iş olarak o kıyıları molozlarla doldurmaya başlamış ve ciddi bir ekolojik çevre katliamına imza atmıştır. Sırf orada birkaç yandaşa rant sağlamak adına bunlar yapılmaktadır.

Değerli arkadaşlar, sermayenin gelişeceği, sermayenin halkın yararını gözetecek şekilde faaliyet göstereceği yer çatışmanın, kavganın, siyasi kaosun olduğu yer değildir ancak kendi siyasi kaoslarını çözmüş, kendi iç barışını sağlamış, toplumsal dinamiklerin, kimliklerin, kültürlerin, aidiyetlerin, sosyal, felsefi aidiyetlerin, siyasi aidiyetlerin, kültürel aidiyetlerin halledildiği, anayasal güvenceye kavuşturulduğu, toplumsal barışın sağlandığı, iç barışın sağlandığı, iç huzurun sağlandığı yerde ekonomide gelişme olabilir, sanayide gelişme olabilir. Fakat çatışmanın, özellikle savaşın kışkırtıldığı ve iktidarın sürekli savaşı kışkırtan, savaşın çığırtkanlığını yaptığı bir ortamda, bu kadar kaosu derinleştirdiği bir ortamda, demokrasinin katledildiği bir ortamda, muhalefet üzerinde âdeta bir terörün estirildiği ve yargının araçsallaştırıldığı bir ortamda, yargının aslında muhalefeti terbiye etme, kontrol altına alma, susturma aracına dönüştürüldüğü bir ortamda bu konuları konuşmayı, bu konuları tartışmayı zül sayarım ve özellikle bu yasada geçen meralarla ilişkili ve kıyılarla ilişkili bütün bu maddelerin geri çekilmesini talep ediyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

121 konuşma daha · 15 Haziran 2017

121 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook