Sağlık hizmetleri temel kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.72)
Rize Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 76. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Mart 2008 · 460 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Lütfi Çırakoğlu (AK Parti), 12 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.72)); konuşma 460 kelime.
Lütfi Çırakoğlu (AK Parti, Rize). “Sağlık hizmetleri temel kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.72)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 12 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lutfi-cirakoglu-23-2008-03-12-saglik-hizmetleri-temel-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-7 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
LÜTFİ ÇIRAKOĞLU (Rize)Sayın Başkan, saygıdeğer üyeler; görüşülmekte olan kanun tasarısının ilgili maddesiyle alakalı görüşümü arz etmek üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu kanun tasarısı bir ihtiyaçtan doğmuştur. Nedir bu ihtiyaç? Bu ihtiyaç, Türkiye’de 70 milyon insanımıza hizmet verecek sayıda hekim ve uzman hekim sayısı olmamasıdır. Bu uzman hekim ve hekim sayısının yeterli olmayışının müsebbibi bugünkü Hükûmet ve başta bugünkü Sağlık Bakanımız olmak üzere doktorlarımız değildir.
Demin, bir değerli üyemiz, YÖK’le alakalı bazı ifadelerde bulunmuştur.
HARUN ÖZTÜRK (İzmir)Ne zaman üstünüze alınacaksınız?
LÜTFİ ÇIRAKOĞLU (Devamla)Gayet tabii, ben hem hekimlik hem de idarecilik yapmış bir insan olarak, geçmişi de -2002 yılından öncesini de- çok iyi bilen bir hekim olarak, insanların, hastalarımızın nasıl kuyruklarda, nasıl ilaç kuyruklarında heba edildiğini, zamanlarının ve paralarının nasıl heba edildiğini çok iyi yaşayan ve çözüm için bire bir mücadele eden bir insan olarak bunu çok iyi yaşayan biriyim.
AKİF AKKUŞ (Mersin)Haydi gel bir hastaneye gidelim!
LÜTFİ ÇIRAKOĞLU (Devamla)Dolayısıyla, AK Parti Hükûmetimiz ve Bakanlığımız bu sıkıntıları çözmekte üstün başarısını artık netice itibarıyla seçimde de göstermiştir ve bu kuyruklardan kurtulmanın neticesini, AK Parti Hükûmetimize ve Bakanlığımıza bir müjde olarak da sonucunu sunmuştur. Ama bunlar yetmez değerli milletvekilleri. Bunlar yetmez, çünkü gelişen ülkelerin statüsünde insanlarımıza hizmet vermek arzusundayız.
Türkiye’nin bugünkü şartlarında elimizde olan hekim sayısı 104 bin civarında. Bunun yaklaşık yarısı uzman, yarısı da pratisyen hekim olarak... Yapılan araştırmalarda… Tabii ki, sağlık sorunlarının çözümü Bakanlığımıza ve Hükûmetimize düşer. Ama Sağlık Bakanlığımızın elindeki uzman hekim sayısı dikkate alındığında Türkiye genelindeki uzman hekim sayısının yüzde 44’ü, ama Türkiye nüfusu dikkate alındığında hizmet ettiği nüfusun yüzde 70’i. 180 bin yatağın 133 binine Sağlık Bakanlığımız hizmet vermek mecburiyetinde. Dolayısıyla bu bir ihtiyaçtır, hem uzman hekim sayısının artırılması hem pratisyen hekim sayısının artırılması gerekmektedir.
Şimdi, pratisyen hekim sayısı veya genel olarak uzman hekim sayısı… Hepimiz biliyoruz ki pratisyen hekimi yetiştiren tıp fakülteleridir, uzman hekimi de hem tıp fakültelerimiz hem de Sağlık Bakanlığımızın uzman yetiştiren eğitim ve araştırma hastanesinin şef ve şef muavinleridir. 1986’dan 2006’ya yapılan araştırmalarda 1986’da yetiştirilen hekim sayısı 5.200 civarında, 1996’da 4.730 civarında ve 2006’da da 4.700 civarında. Dolayısıyla, YÖK’ün kuruluşuyla paralel olarak ne yazık ki fakültelerden yetiştirilen hekim sayısı giderek düşmüştür. Maalesef, ne yazık ki YÖK bütün fakültelerde olduğu gibi, üniversite camiasında olduğu gibi, tıp fakültelerini de ihmal ve zaafa uğratmış, asli görevini yapması gerekirken maalesef siyasetin ve ideolojinin kaynağı ve problemi durumunda olmuştur. Bu, yüz karası bir durumdur. YÖK -tabii ki, herkesin karşı olduğu gibi- geçmişiyle, bu karanlık geçmişiyle yüzleşmeli.
Hepiniz de muhakkak izlemişsinizdir, ben iki gün önce gazeteden izledim, ne yazık ki Üniversitelerarası Kurul zaman zaman -Başkanını kastediyorum- televizyonlarda ideolojik yapılanmanın âdeta bayraktarlığını yapıyor ama asli görevini hiçbir zaman yapmamıştır, dokuz ihaleyi bir yandaşına veya bir kişiye vermekten dolayı ağır cezada yargılanırken Rahşan affıyla beraat etmiştir yani aklanmıştır. Bu bir aklanma değildir.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 12 Mart 2008