Ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşları hakkında kanun tasarısı (s. sayısı: 473)
Kocaeli Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 123. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Haziran 2013 · 599 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Lütfü Türkkan (MHP), 20 Haziran 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN TASARISI (S. SAYISI: 473)); konuşma 599 kelime.
Lütfü Türkkan (MHP, Kocaeli). “Ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşları hakkında kanun tasarısı (s. sayısı: 473)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 20 Haziran 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lutfu-turkkan-24-2013-06-20-odeme-ve-menkul-kiymet-mutabakat-sistemleri-odeme-hizmetleri-ve-elekt (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24412
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin önergesi hakkında söz aldım.
Türkiye’nin şu anda bulunduğu durum… Tabii ki ülke gergin, ülke sıkıntılı, milletvekillerinden beklenen de bu ülkenin daha fazla gerilmesinin önüne geçmek. Sevgili dostum, AKP Grup Başkan Vekili Mahir Ünal Bey de bu konuda tavsiye de bulunuyor haklı olarak, diyor ki: “Germeyelim.” Doğru ama ben bu aynı tavsiyeleri Sayın Başbakanınıza da bulunmanızı istiyorum. Zira, ülkenin gerildiği yer Sayın Başbakan. Yani, iddia ediyorum size, Sayın Başbakanı bir on gün kenara alın, rica edin ya, bu çok zor bir şey değil. Sayın Başbakan, lütfen konuşmayın. Emin olun, ülke şu gergin günlerini mutlaka suhuletle atlatacaktır. Buna da, bu gerginliğin sebebine de baktığınız zaman çok anlamlı şeyler bulamıyoruz. Neticede, verdiği zarar açısından baktığınızda çok anlamsız geliyor. Ekonomiyle ilgili, Sayın Bakan da burada, zannediyorum bakanlık yaptığı sürenin en zor üç haftasını geçiriyor. Hakikaten, bir taraftan bütçenin iki ucunu bir araya getirmeye çalışan Maliye Bakanı, ülkedeki ekonomik sıkıntıların Avrupa’dakine benzer resesyona girmemesi için iki eliyle direksiyonu tutan, ayağıyla da sonuna kadar frene basan Ekonomi Bakanı, anlamsız bir şekilde ülkenin gördüğü, bu ekonominin gördüğü zararın bir yerinden dönmeye çalışıyor. Çok zor bir durum. Sayın Bakana gerçekten kolaylıklar diliyorum. Bankacıların, Sayın Bakana ilettiler mi bilmiyorum ama bize ilettikleri konu şu: Çok ciddi bir şekilde bankalardan para çıkışı var yani yabancı paranın Türkiye’ye çıkışı var ayrı, ülkedeki bankalardan da para çıkışı var. Bunu kim yaptı biliyor musunuz? Sayın Başbakan yaptı. Bir Sayın Başbakan kalkıp ülkede milletine “Alın paranızı, devlet bankalarına yatırın.” gibi bir çağrıda bulunabilir mi? Böyle bir ekonomi yönetimi olabilir mi? Böyle bir başbakan olabilir mi? Yani o özel bankalar Afrika bankaları mı? Bu özel bankalar dediğinizde kanunla kurulmuş bankalar. Bu bankaların birden bire halkın yığılımıyla para çekme karşısında ne yapacağını düşünüyorsunuz? “Vermiyorum” diyecek. Vermediği zaman ne olacak? Bu ülkedeki birtakım dengeleri nasıl tutacaksınız? Bu milletin parasını çekemeyen milletin feveranını nasıl durduracaksınız? Böyle dengesiz, böyle anlamsız, böyle saçma sapan bir yönetimin karşısında ekonomiyi ayakta tutmaya çalışan bir bakana ben Allahtan kolaylıklar diliyorum. Bakın, dün bahsetmiştim. Esnaf kan ağlıyordu, şimdi kan ağlamaktan da vazgeçmiş, kenara oturmuş kendi hâlini seyrediyor, sonunu bekliyor. Zira, bu sıkıntılarla beraber millette ciddi bir gelecek endişesi başladı. Tüketime yönelik bütün harcamaların hepsinin de önü kesildi. Tatilciler tamamen tatil rezervasyonlarını iptal etmiş; turizmci arkadaşlarımız var, telefon açıyorlar, güneydeki otellerde iptal oranları yüzde 30-35’lere çıkmış. Yani bir taraftan siz “İhracatımızı artıracağız.” diye çabalar sarf edeceksiniz, Türkiye ihracatında çok önemli bir yer tutan turizm gelirlerini yok edecek saçma sapan hadiselerin önünü açacaksınız. Buna samimiyetle cevap verebilecek Adalet ve Kalkınma Partili bir arkadaşa ihtiyacımız var. “Evet arkadaş, biz bu gerginliği bu yüzden yaptık, sebebi budur.” Dün de izah ettim, bu bir siyasi akılsa bu akla benim aklım ermedi. Yani ola ki bir siyasi manevrayla Türkiye'nin gündemine başka bir şeyler sokup evvelsi gün Diyarbakır’da olan kongreden çıkan kararları saklamaksa, bu çok pahalı bir maliyet; Petrol Yasası’nı saklamaksa, ondan da pahalı bir maliyet. Bu maliyete değecek hiçbir şey olmadı. Ama anlamsız bir şeyler oluyor ülkede ve üstelik Sayın Başbakanı bu konuda uyarmaya çalışanları da Sayın Başbakan elinin tersiyle itiyor. Ne kadar doğru, ne kadar değil, bilmem -Başbakan Yardımcısı gerçi yalanlamış sonra, okudum- ama bu kabinede uzun yıllar görev yapan Bülent Arınç’la Başbakanın bu konu yüzünden arasının açıldığı dahi söyleniyor. Bütün bunlara değer mi, değmez mi?
HÜSEYİN ÜZÜLMEZ (Konya)Hayal etmeyin!
LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla)Benim hayalim değil, ben yazılanları okuyorum. Hayal edenler yazmışlar, onlara söyleyin.
HÜSEYİN ÜZÜLMEZ (Konya)Gönlünüz öyle arzu ediyor!
LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla)Daha sonra Arınç’ın açıklamasını da okuduk, doğru olmadığını söylüyor. Ama bütün bunların hiçbirisi de değmez.
Bu kadar inat, sonu olur berbat. Haberiniz olsun.
Saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
53 konuşma daha · 20 Haziran 2013