Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 74. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Mart 2008 · 840 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
M. Nuri Yaman, 6 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 840 kelime.
M. Nuri Yaman (Muş). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 6 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2008-03-06-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
DTP GRUBU ADINA M. NURİ YAMAN (Muş)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 117 sıra sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesiyle ilgili olarak Demokratik Toplum Partisi adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi en içten saygılarımla selamlıyorum.
Bu Parlamento inanıyorum ki tarihinde çok önemli günler yaşamıştır, ama toplumun büyük bir kesimini derinden sarsan, derinden ilgilendiren ve demokrasinin geliştiği, kurumsallaştığı bir alanı bu kadar sarstığını, bu kadar ilgilendirdiğini düzenleyen bu tür çalışmalara tarihinde az rastlanır. Bugün görüşülmekte olan bu yasa ile de, toplumumuzun, doğumundan ölümüne kadar herkesin bire bir ilgili olduğu büyük bir alanda çok önemli ama o toplumun, o halkın yararına olmayan, hizmetin niteliklerine ve gereklerine uygun olmayan köklü değişiklikler yapılmakta ve bu nedenle de bugün Türkiye’de çok yerde, çok bölgede bu kanundan etkilenecek olan insanlar gözlerini Meclise, kulaklarını, bu Meclisin yayınını yapan TRT-3’e bağlamak suretiyle, dinlemek suretiyle bizleri izliyorlar ve bu fırtınaların kopmasından da büyük üzüntü duyduklarını, bunlarla yaklaşık yirmi yıldır haşir neşir olan, o Bakanlığın bir temsilcisi olarak -o belediyelerle ilgili- onların gelişip, onların halka, onların ülkemize daha iyi hizmet vermelerini sağlayan bir birimde -İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulunda- yirmi yılı aşkın bunların teftişini yapan kişi olarak da bizimle iletişim sağlıyorlar ve bu kapatılan ilk kademe belediyelerimiz, kapatılan belde belediyelerimiz, deyim yerindeyse kan ağladıklarını bildiriyorlar ve bizim de bunların sesi, kulağı olmamızı istiyorlar. Ama, ne yazık ki, bugün ülkemizde öyle bir iktidar, öyle bir dayatma içinde ki kim ne derse desin, evet, kim ne derse desin, hatta -kendisi de gayet net olarak izliyor- maddi hatalarını dahi kabullenmeyecek şekilde inatlaşan bir iktidarın bir dayatması karşısında olduğunu onlar da görüyorlar, biz de görüyoruz.
Sayın milletvekilleri, gerçekten, yerel yönetimler, Türkiye’mizin demokrasi kültürünün gelişmesinde, Türkiye’nin demokrasisinin kılcal damarlarının çalışmasında çok önemi olan yerlerdir. Bunları bire bir sizler de… Ben şimdi, bazı, birlikte çalıştığım, -gerek müfettiş kardeşlerimiz, arkadaşlarımız gerekse beraber denetimlerini yaptığımız ve belediye başkanlığı görevinden- şu anda Parlamentoda bulunan çok insanları da görüyorum. Ama buna nasıl yürekleri dayanıyor, ama buna, demokrasinin bu beşiğini yıkmaya nasıl elleri varıyor, gerçekten ben de hayret ediyorum.
Evet, demokrasinin gerçekten gelişmesinde ta köylerden başlanır ancak ülkemizin köylerinin gerçeğini de bilmek lazım. Bizler, İçişleri Bakanlığının temsilcileri olarak kaymakamlık görevinden, köy tüzel kişiliğinin de köy muhtarının da köy ihtiyar heyetinin de köy bütçesinin de nasıl hazırlandığını hem uygulamacı hem de daha sonra denetleyen kişiler olarak geldik.
Gönül, tabii ki 442 sayılı Yasa’nın yetmezliği karşısında yeni köy kanunuyla demokrasinin buralara kadar işlerlik kazanmasını ister ama varın görün ki –sizler de o alanları biliyorsunuz- köy muhtarları, inanın ki ihtiyar heyetlerini oluşturamıyorlar. Ben denetimlerinde, doğru dürüst, bir köy bütçesinin o Köy Bütçesi Hazırlama Talimatı doğrultusunda hazırlandığını da görmedim.
Şimdi siz, kırk yılı aşkın bir süredir belediye olma özlemiyle tutuşan ve belediyeciliği bu ilçelerde, bu illerde veya bu beldelerde yürüten bu kökleşmiş birimleri kaldırıyorsunuz ve bunları, çağdaş ve uygar toplumun olması gereken kentleşme, şehirleşme, kent bilinci, hemşehri hukukunun geliştiği alanlardan köy tüzel kişiliğine dönüştürüp ve bir noktada, demokrasiyi baltalıyorsunuz.
Buradan, çok değerli hatipler çok şeyler söyledi ve gerçekten de katılmamak mümkün değil ama Sayın Başbakanımız, ne yazık ki, belediyelerden de gelen bir başbakan olmasına rağmen, bütün bu haklı birtakım serzenişleri, her nedense, verdiği talimatla içine sindirememiş olacak ki, nedense, belediyeleri, böyle, demokrasinin başlangıcı olacak yerlerden çıkarıp, belki daha değişik etki alanları içinde kendi siyasal inançlarını daha kolaylıkla uygulayabileceği bir alana doğru belediyecilik yaşamını ve Türkiye belediyecilik tarihini yönlendirme talimatını vermiş ki, hiçbir arkadaşımızın bu talimatın dışına çıkmadığını görüyoruz ve bundan da üzülüyorum.
Gerçi bu geçici maddenin yasaya aykırılığı, geçmiş, Türkiye gerçekleriyle olan çelişkileri, daha önceki uygulamalarda bankaların özelleştirilmesinden dolayı kaymakamlıklara ve valiliklere gönderilen personelin nasıl uyum sağladıkları, ne kadar yararlı oldukları, bunların kamu yararının ne kadar söz konusu olduğunu biz denetimlerimizde gördük. Oralardan buralara kaydırılan personelin günahı yok.
Yine, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünden il özel idarelerine gönderilen personelin de bu yerel yönetimler birimleriyle ne kadar uyuştuğunu ben denetimlerimde bire bir gördüm. O vatandaşlarımızın da bir kusuru yok. Çünkü, onlar, yıllarca teknik, yıllarca başka alanlardaki görevlerde uzmanlık sahibi oldular. Özel idarenin, belediyelerin hizmetlerinde herkesten beklenen yararı siz sağlayamazsınız.
Bugün yeni ilçeler kuruluyor. Bu yeni kurulan ilçelerle ilgili olarak size bir tek, İstanbul’dan örnek vereceğim: Çok uzak değil, işte Kadıköy. Kadıköy ilçesinde, yılların Kadıköy’ünde, kaymakamlığın yıllardır bulunduğu, merkezî hükûmetin örgütlendiği Kadıköy ilçesi hudutları içinde, hâlâ Kadıköy Kaymakamlığının bir hizmet binası yoktur arkadaşlar. Hâlâ Kadıköy’de nüfus hizmetleri -Kadıköy’ü bilenler gayet iyi bilir- derme çatma, özel idarenin daracık odalarında hizmet verilmekte ve vatandaşların kuyruğu caddelere kadar uzamaktadır. Ben, aynı birimin üst katında görev yapan kişi olarak, oradaki nüfus işlerinden dolayı gelen insanların nasıl sıkıntılar çektiğini, oradaki değerli İlçe Nüfus Müdürünün hizmetlerine ve ilgilenmesine rağmen, vatandaşın hâlâ yer bulamadığını görüyoruz. Kadıköy Kaymakamlığının siz daha Kaymakamlık binasını temin edememişsiniz, siz Tapunun hizmet binasını temin edememişsiniz. Siz Adalet Bakanlığının adliye teşkilatının Kadıköy teşkilatını beş altı binada ve vatandaşa eziyet verecek şekilde bu hizmetleri yaparken, nasıl yeni kurulan hizmetlerin, yeni kurulacak olan ilçelerin bu hizmetlerini karşılayacak, o bütçeyle nasıl sağlayacaksınız? Bu bütçelerin yarısını verseydiniz, mevcut, şu andaki tüzel kişiliğine son verdiğiniz bu yerlerin çok rahatlıkla bu borçlarını karşılar ve demokrasi kültürünün gelişmesi için bu…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 6 Mart 2008