Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 23. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Kasım 2008 · 1.625 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma
Kaynak göster
M. Nuri Yaman, 27 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S:S:236)); konuşma 1.625 kelime.
M. Nuri Yaman (Muş). “Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2008-11-27-sanayi-ve-ticaret-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
DTP GRUBU ADINA M. NURİ YAMAN (Muş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 236 sıra sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun, Devlet Memurları Kanunu ve Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı üzerinde Demokratik Toplum Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Bu nedenle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, söz konusu yasayla yapılmak istenen değişiklik sayesinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığının kanunla belirtilen görevlerinde ve yürütülen kamu hizmetlerinde etkinliğinin ve hizmetlerinin kalitesinin artırılmasının amaçlandığı belirtiliyor. Bu konuyla ilgili olarak yapılması gereken önemli bir husus da, bu amacı gerçekleştirmek, bu hizmetleri yürütecek olan personelin görevleriyle ilgili konulardaki yeteneği, bilgi birikimi ve donanımının yeterli olması ile ancak sağlanacaktır. Bu da kalite ve etkinliği artırmanın önemli bir aracı olan insan kaynaklarının başka bir deyişle personelin geliştirilmesiyle sağlanabilir.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığında nitelikli personelin çalıştırılması, bu yasayla, düşünüldüğüne göre, alınacak uzman personelin de bilgi birikimi ve deneyimlerinden en üst düzeyde yararlanılmasının yol ve yönteminin bu amaca uygun olarak geliştirilmesiyle mümkündür. Uluslararası rekabet, küreselleşme ve müşteri beklentilerindeki değişimler de göz önünde bulundurulduğunda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından sunulan hizmetlerde de kalite ve etkinliğin artırılması günümüzde artık zorunlu bir hâl almıştır.
2007-2013 yıllarını kapsayan Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda kamu kesimi için öngörülen hedefler arasında, kamu hizmetlerinde kalite ve etkinliğin artırılması ilkesi Bakanlığın bu hedefe göre kendisini yeniden dizayn etme zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Dokuzuncu beş yıllık döneme ilişkin Plan Stratejisi’nde de kamu personelinin görev ve sorumluluğunu etkin bir biçimde yerine getirmesinin ancak kamu kurumlarında yeterli ve nitelikli -aynı zamanda yeterli- sayıda personelin çalışmasıyla mümkün olacağı vurgulanmıştır.
Değerli milletvekilleri, ülkemizin sanayi stratejisinin yürütülmesi 3143 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1 ve 2’nci maddelerinde belirtilmektedir. Buna göre “Ülkenin sanayi politikasının günün şartlarına ve teknolojinin gereklerine göre tespitine yardımcı olmak, kalkınma plan ve programlarında yer alan ilke ve hedefler doğrultusunda sanayinin dengeli ve süratli şekilde gelişmesini sağlamak ve teşvik etmek, milli kalkınma plan ve programları doğrultusunda, iç ticaret hizmetlerine ilişkin ana hedef ve politikaların belirlenmesine yardımcı olmak.” olarak sıralamak mümkündür. Görüldüğü gibi ülkemizin sanayi stratejisinin yürütülmesinde birinci derecede düzenleyici rol oynayan bakanlık, Sanayi ve Ticaret Bakanlığıdır. Daha doğrusu ülkedeki tüm sanayi kuruluşları ile ticari işletmelerin üst düzeyde katma değer yaratabilmesi, uygulanabilir, etkili ve verimli rekabet politikalarının geliştirilmesi bu konularla ilgili Bakanlığın yapacağı çalışmalar ile yakından bağlantılıdır. Bu çalışmaların başında da söz konusu sanayi kuruluşları ile ticari işletmelerin Bakanlıkça doğru yönlendirilmesi, iyi bir mevzuat kodifikasyonu ve düzenlenmesi gelir. İşte, tüm bu iş ve işlemler de alanında uzman, mevzuat yönünden yetişmiş, altyapısı tamamlanmış ve donanımlı kalifiye personel ile ancak sağlanabilecektir. Bu tür kalite ve insan kaynağı yönetiminin temel ilkesi de hedeflenen amaca ulaşmak için gerekli olan işlevleri yerine getirecek yeterli sayıda ve nitelikli eleman alınması ve bunların da eğitilmesi, geliştirilmesi ve motivasyonlarının sağlanmasıyla olur.
Değerli arkadaşlar, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasında verimlilik, etkinlik ve tutumluluğun, dolayısıyla da performansın artırılması, kamu kurum ve kuruluşlarında görev ve teşkilat yapıları arasında uyum sağlanması, gerekli sayı ve nitelikte personel istihdamı, personelin bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında eğitiminin sağlanması çalışmaları, politika ve strateji oluşturma kapasitesinin geliştirilmesi ve kamu hizmetlerinin sunumunda kalite anlayışının ve bu amaca yönelik yönetsel yönetimlerin yerleştirilmesi temel ilke olarak alınmalıdır.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bu düzenlemeyle verilecek yeni norm kadrolarla objektif seçme kriterlerine dayalı bir istihdam politikasının izlenmesi gerekir. Kadroların oluşmasında kariyer ve liyakatin esas alınması, hâlen çok sayıda ödeme kalemini içeren karmaşık ücret sisteminden vazgeçilerek ortak ve eşit işe eşit ücret ilkesine dayalı bir sisteme geçilmesi en kısa sürede gerçekleştirilmelidir.
Uzman kadrolarına geçiş düzenlemesi yapılırken uzman yardımcılığı kadrolarına -nitelikli insan kaynağına sahip olması açısından- uzman istihdamı doğru bir yaklaşımdır ancak geçiş dönemi hükümleri çerçevesinde, bu amaçla Sanayi ve Ticaret Bakanlığının bir kısım personelinin yapılacak özel bir sınavla uzman yardımcılığı kadrolarına atanması, bu aşamada üzerinde titizlikle durulması gereken bir konudur. Bu elemanların eğer mümkünse kendi kadrolarıyla Bakanlığın mevcut dokuz genel müdürlükleri ile bağlı kuruluşlarında değerlendirilmelerinin bu kapsamda Bakanlıkça göz önüne alınması gerekir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sanayi ve Ticaret Bakanlığında hâlen Sanayi Genel Müdürlüğü, Sanayi Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği Koordinasyon Genel Müdürlüğü, Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü, İç Ticaret Genel Müdürlüğü, Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü, Ölçüler ve Standartlar Genel Müdürlüğü, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü olarak dokuz genel müdürlük ve Sınai Mülkiyet Dairesi Başkanlığı ile Bağlı ve İlgili Kuruluşlar Dairesi Başkanlıkları bulunmaktadır. Bakanlıkla ilgili görevler, kuruluş yasasının 2’nci maddesinde sıralanırken bunlardan önemli bulduğum birkaç tanesine değinerek ülkemizdeki uygulamayı da bu vesileyle dile getirmek istiyorum. 2’nci maddenin (c) bendinde “Tasarrufların sanayi yatırımlarına kanalize edilmesine yardımcı olmak, bölge ve illerin sanayileşme potansiyellerine ait araştırma, planlama ve proje çalışmalarını yapmak ve yaptırmak ve gerektiğinde tatbik etmek,”
(d) bendinde “Sanayi bölge ve sitelerinin kurulmasına izin vermek, bu kuruluşları desteklemek ve denetlemek, “
(e) bendinde “Sanayi işletmelerine ait sicilleri tutmak, envanter yapmak, istatistiki bilgi toplamak ve değerlendirmek,”
(k) bendinde “Şirketlerle ilgili hizmetleri yürütmek ve bunları denetlemek,”
(l) bendinde “…genel hükümlere tabi kooperatiflerin ve birliklerin kuruluş, işleyiş ve denetimlerine ait işlem ve hizmetleri yürütmek,” şeklinde sıralanmıştır ve daha, benzer on altı fıkrada belirtilen görevlerden sadece bu beş başlıkta gösterilen hizmetlerin ülke genelinde nasıl yürütüldüğüne ilişkin, uygulamadan gelen bir arkadaşınız olarak birkaçına değinmek istiyorum. Zaten birçoğunuz da değindiğim bu başlıklarda gösterilen hizmetlerle ya yakında ilgili ya da bilgi sahibisiniz. Ancak, ben, kamuda görevim gereği Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki il denetimlerinde karşılaştığım, il valiliklerinin genel iş ve yürütümünün içinde olan il sanayi ve ticaret müdürlüğüyle ilgili görevleri kapsamındaki ve o ile ait düzenlenen genel durum raporlarına yansıtılan görevlerle ilgili bir değerlendirmede bulunmak istiyorum.
Öncelikle, seksen bir ilimizin tamamına yakın bir bölümünde, sanayi ve ticaret il müdürlükleri birimlerinde yetişmiş eleman bakımından, çalışan personelin sayısal olarak yetersiz olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bu birimlerde, bilhassa şirketlerle ilgili hizmetlerin yürütülmesinde, gerekli denetim ve gözetim hizmetlerinin yerine getirilmesinde yeterli ölçüde eleman bulunmadığı, bu nedenle denetimlerin yetersiz kaldığı ve denetimlerin de çok yerde yapılmadığı bir gerçektir. Bakanlıkça, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı tarımsal amaçlı kooperatifler, tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri dışında kalan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin kuruluş, işleyiş ve denetimlerine ait işlem ve hizmetlerin yürütülmesinde de gerek merkezden gönderilen eleman yetersizliği ve gerekse il kuruluşlarındaki yetmezlikler nedeniyle yerine getirilmediğini, bu hizmetlerin il valilerinin de en çok yakındıkları konular arasında olduğunu bir gerçek olarak dile getirmek istiyorum.
Şirketlerle ilgili iş ve işlemlere gelince: Bilindiği gibi, başta büyükşehirler olmak üzere, il ve ilçe belediyelerinin büyük bir çoğunluğunun kurdukları şirketleri bulunmaktadır. Tabii, bu arada, her ne hikmetse, en küçük belediyenin dahi şirketinin kurulmasına izin verildiği hâlde son yasal düzenlemeyle, ile 4046 sayılı Özelleştirme Uygulaması Hakkında Kanun’un 26’ncı maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu kararının öngördüğü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin şirket kurmasıyla ilgili başvurusunun, mevzuatına uygun olarak yürütüldüğü hâlde bugüne kadar gerçekleştirilmediğini ve buna izin verilmediğini de belirtmeden geçemeyeceğim.
Bahsi geçen şirketlerle ilgili olarak belediyeleri denetleyen İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin gerek mevzuata aykırılıkların ve gerekse çeşitli yolsuzlukların ortaya çıkarılması sonucu düzenledikleri raporlara rağmen Sanayi Bakanlığınca etkili bir denetimin hâlen bu şirketlerde yapılmadığı ve bu şirketlerin birçok belediyeler için bugün dahi bir nevi işe adam alma merkezi hâline dönüştürüldükleri görülmektedir.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığının kadro cetvelleri incelendiğinde, hâlen sadece Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü bünyesinde kariyer mesleği mensubu olarak “tüketici ve rekabet uzmanı ve uzman yardımcısı” adıyla 43 adet kadronun bulunduğu… Ancak bu kadrolarda hâlen kaç kişinin göreve devam ettikleri hakkında net bir bilgi sahibi değiliz. Yeni düzenleme ile bu kadroların sayısının 250’ye çıkarılmak istendiği anlaşılmaktadır. Dileğimiz, önceki bölümlerde değindiğimiz, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının mevcut dokuz genel müdürlük ile bağlı, ilgili kuruluşlarının temel işlevleri olan ancak yerine getirilmesinde taşra teşkilatı ile birlikte önemli yetmezlik ve eksiklikler barındıran görev ve işlevlerinden bilhassa tüketici hizmetlerinin müşteri memnuniyetini sağlayacak şekilde tüketim maddeleri yönünden sağlık ve güvenliğiyle ekonomik çıkarlarını koruyucu ve kayıplarını giderici tedbirlerin alınmasında, yine fiyat hareketlerinin izlenmesiyle serbest rekabetin oluşmasında Avrupa Birliği teknik mevzuatı kapsamındaki ürünlere ilişkin teknik mevzuatta, test ve belgelendirme, ölçüler ve ayar, kalibrasyon, standardizasyon, akreditasyon ve sınai mülkiyet mevzuatı ile organize sanayi bölgeleri ve ARGE, teknoloji geliştirme bölgeleri, küçük sanayi siteleri, sanayi ve ticaret borsaları, fuarcılık, esnaf ve sanatkârlar odaları iş ve işlemleri ile sebze ticareti ve toptancı halleri, kooperatifçilik ve şirketler ile ilgili görevlerin yerine getirilmesinde görülen Türkiye çapındaki bu eksikliklerin en kısa sürede takviye edilecek olan bu kadrolarla bir an önce giderilmesi ve istenilen düzeye getirilmesidir.
Tabii Bakanlığın bu görevleri arasında önemsediğim ve üzerinde durmasını istediğim önemli konulardan biri de organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi siteleri konusunda bilhassa Doğu’da büyük ihtiyaç duyulan ve yapılması gereken konularda Doğu’nun yetiştirdiği bir kişi olarak Sayın Bakanımızın, biraz da pozitif ayrımcılık yapmak suretiyle, bu bölgelere biraz daha önem vermesidir. Zaten Sayın Bakanımın da bilgileri dâhilinde olan ve temeli 2001 yılında atılmış olup 2007 yılında bitirilen Muş Organize Sanayi Bölgesi’nde şu ana kadar elli altı parselden ancak iki parsele Türkiye genelindeki sanayicilerin ilgi gösterdiklerine ve burada bir mermer fabrikası ile bir tekstil fabrikasının hâlen faaliyette olduğuna Sayın Bakanımın dikkatini çekerek Muş ve çevresinin kalkınmasında önemli katkısı olacak olan bu organize sanayi bölgesine iş adamlarının mevcut teşvik yasalarıyla gidemeyeceğini ve bunun için de buraların en azından elektriğinin, yakında devreye girecek olan yanı başındaki Alparslan 1 Barajı’ndan eğer mümkünse ücretsiz ve bedava olarak, olmadığı takdirde mevcut teşvik yasalarının çok daha ötesinde pozitif bir ayrımcılıkla sağlanmasını.
Yine, sigorta primlerinin burada pozitif ayrımcılığı sağlamaya yönelik olarak gündeme getirilmesi hâlinde Muş’un kalkınmasında önemli bir yeri olacak olan organize sanayi bölgesine Türkiye'nin her tarafından fabrikaların ve iş adamlarının geleceğini bilhassa Muş halkının isteği olarak duyurmak istiyorum.
Yine, Sayın Bakanımın 2008 yılı 26 Ağustos törenleri nedeniyle Malazgirt’i ziyaretlerinde, oradaki tarım makineleri atölyelerinin bir araya getirilmesi konusunda, orada bu atölyelerde bölgenin her tarafında satışı yapılan ve Anadolu’nun, orta Anadolu’nun, Konya’nın, Adana’nın birçok bölgesine gönderilen tarım aletlerinin geliştirilmesi konusunda oradaki müteşebbislerin düşündüğü tarım makineleri sanayi sitesinin kurulması konusundaki o insanlara verdiği sözün bir an önce hayata geçirilmesini dilerken, bu alınacak uzman kadrolardan bu hizmetlerde yararlanılmasını dilerken, bu hizmetlerin yürütülmesinin Türkiye genelinde eşit ve dengeli olarak dağıtılmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DTP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 27 Kasım 2008