Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 93. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Nisan 2010 · 155 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
M. Nuri Yaman, 24 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 155 kelime.
M. Nuri Yaman (Muş). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-04-24-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
M. NURİ YAMAN (Muş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 14’üncü maddesine ilişkin Barış ve Demokrasi Partisi adına vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu nedenle hepinizi en içten duygularımla selamlarım.
Disiplin cezaları, her ne kadar ilk bakışta sadece görev alanını ilgilendiren cezalar gibi görünse de bazı cezalar doğrudan, bazı cezalar ise dolaylı olarak kamu görevlilerinin özel hayatını ve özlük haklarını etkilemektedir. Hepimizin bildiği gibi, bu cezalardan ilk ikisi olan uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı denetimine sınırlama getirilmesine izin veren hükümler, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bugüne kadarki tecrübemiz bize göstermiştir ki, anayasal sistemimizde yer alan herhangi bir hüküm yoruma ne denli açık ise, alt hukuk düzenlemelerinde hak ve özgürlükler de o denli kısıtlanmaktadır. Kanaatimizce, eğer Anayasa doğru yorumlanmış olsa idi ve kanun koyucu, hak ve özgürlükleri sürekli olarak kısıtlama mantığından vazgeçip bunları genişletme yönünde inisiyatif koyabilseydi, bugün bu tartışmaları bu kürsüden yapmak zorunda kalmayacaktık.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
104 konuşma daha · 24 Nisan 2010