İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 125. BİRLEŞİM · SALI

Son yağışlar ve kiraz üreticilerinin içinde bulunduğu durum hakkında

M. Nuri Yaman

Muş Milletvekili ·

Genel Kurul, 125. Birleşim · 4. yasama yılı · 29 Haziran 2010 · 396 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

M. Nuri Yaman, 29 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SON YAĞIŞLAR VE KİRAZ ÜRETİCİLERİNİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM HAKKINDA); konuşma 396 kelime.

M. Nuri Yaman (Muş). “Son yağışlar ve kiraz üreticilerinin içinde bulunduğu durum hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-06-29-son-yagislar-ve-kiraz-ureticilerinin-icinde-bulundugu-durum-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

M. NURİ YAMAN (Muş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, din ve vicdan özgürlüğü İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası belgelerde temel insan hakları ve özgürlükleri kapsamında değerlendirilen önemli bir haktır. Ve yine Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş yasası olan 24 Temmuz 1923 Lozan Anlaşması’nda da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına bu din ve vicdan özgürlüğünü düzenleyen ve uluslararası sözleşmelerden önce hayata geçirilen önemli bir düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemenin içeriğiyle ilgili size aynen ilgili maddeden bilgiler sunduktan sonra bu maddenin bir temel insan hakkı olan din ve vicdan özgürlüğünün Anadolu coğrafyasında bilhassa Kürtlerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde önündeki engelin nasıl uygulandığı hakkında da örnekler vermek istiyorum.

Bu yasal düzenleme Lozan Anlaşması’nın 39’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında aynen şöyle der: “Herhangi bir Türk uyruğunun gerek özel gerekse ticari ilişkilerinde din, basın ya da her çeşit yayın konularıyla açık toplantılarında dilediği dili kullanmasına karşı hiçbir kısıtlama konulamaz.” demektedir. Bu, önemli bir insan hakkıdır.

Yine aynı maddenin beşinci fıkrasında “Devletin resmî dili bulunmasına rağmen Türkçe’den başka bir dil konuşan Türk vatandaşlarına mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri bakımından uygun düşen kolaylıklar sağlanacaktır.” hükmünü taşımaktadır. Bakın gördüğünüz gibi daha uluslararası kurallara geçmeden önce bu devletin temel kuruluş yasasında önemli insan hakları, din ve vicdan özgürlüğü, dil, ana dil kullanma özgürlüğü yıllar önce yasalarımıza geçmiştir ve yine 2004 tarihindeki Anayasa’mızın 90’ıncı maddesinin değiştirilmesinde de temel hak ve özgürlüklerle ilgili düzenlemelerin iç hukukla çelişmesi hâlinde uluslararası bu tür düzenlemelerin iç hukuktan önce geleceğini düzenleyen bir hükümdür. Gönül isterdi ki şu anda görüşülmekte olan Diyanet İşleri Başkanlığının bu yasasının düzenlenmesinde Kürt coğrafyasındaki Türk vatandaşlarımızın, o insanlarımızın anlamadıkları, hiçbir şekilde yorumlayamadıkları bir dille oralarda Ku’ran-ı Kerim’in mealini, oralarda verilen vaazın anlamını anlamadıkları bir dilde öğrenmemiş olmalarıydı. Ne yazık ki hepinizin de o coğrafyada gördüğünüz gibi orada sadece Türkçe vaazlar verilmekte ve hadisler Türkçe olarak orada dile getirilmektedir. Bu, temel insan haklarının çiğnenmesi demektir.

Diliyorum ve umuyorum bu Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş ve görevleriyle ilgili yasa öyle görülüyor ki bu Meclisten çıkacak; şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum. Ancak burada Sayın Bakanıma ve Diyanet İşleri Başkanının değerli yöneticilerine bilhassa bu değindiğim konuda Kürt coğrafyasında yaşayan o insanlarımızın tek kelime Türkçe bilmediğini de bilerek -bunu gözlemleriyle de gidip incelemeleri durumunda- bu insan haklarının ihlalinin giderilmesini, bu konuda düzenlemelerle Diyanet İşleri Başkanlığının çıkaracağı iç yönetmelikleriyle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 29 Haziran 2010

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook