İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 127. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Grup önerisi

M. Nuri Yaman

Muş Milletvekili ·

Genel Kurul, 127. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Temmuz 2010 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

M. Nuri Yaman, 1 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 481 kelime.

M. Nuri Yaman (Muş). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-07-01-grup-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

M. NURİ YAMAN (Muş)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Evet, bu beş dakikalık süre içinde, 507 sıra sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında yasanın 21’inci maddesindeki değişiklik üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli hatipler bu kürsüden bu kurumda çalışan insanlarımızın, her kademedeki insanların sorunlarını gayet iyi ve net bir şekilde dile getirdiler. Ben de bölgemin, genelde Kürt halkının yoğun olarak yaşadığı bölgedeki din görevlilerinden bilhassa vekil imamlarla fahri imamların karşı karşıya bulundukları sorunları dile getirmek istiyorum. Belki sizin bölgenizde, Anadolu’nun diğer bölgelerinde, değerli milletvekillerimiz, bu vekil imam ve fahri imamlık görevinde bulunmayan insanlar olabilir ama ne yazıktır ki Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin büyük bir kesiminde, köylerimizin çoğunda imamlarımız ya vekildir yahut da buralara kadro verilmediği için, imam da atanmadığı için bunlar fahri imam görevini yapan insanlardır.

Evvela vekil imamların karşılaştıkları çok önemli bir sorunu değerli milletvekili arkadaşlarımın dikkatine sunmak istiyorum: Bilindiği gibi buna yapılan atamalarda KPSS sınavında belli bir puanı alan ve taban puan üzerindeki kişiler çağrılıyor. Size 2008 yılında yaşadığımız Muş’taki bir olayı gözlerinizin önüne sererek örnek vermek istiyorum. O tarihte Muş’ta vekil imamlık için yapılan duyuruya 165 kişi başvuruda bulunuyor ve bu 165 kişiden sadece ve sadece 5 kişinin ataması yapılabiliyor çünkü 70 ve üzerinde puan alan bu insanlara Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılan yeterlilik sınavında kendilerinin hitabet, ifade ve konuşma kriterlerine göre puanlama yapınca hepsi ne yazık ki bu kriterlerin dışında tutuluyor. Unutmamalı ki buradaki, bu sınavlara giren insanlarımızın büyük bir çoğunluğunun, imamların büyük bir çoğunluğunun, yeterlilik bakımından gerçekten bölgedeki Kürt medreselerinde yetişmiş dinî alimlerden dinî bakımdan hiçbir eksiklikleri yok. Ancak bunlar kendi eğitimlerini, kendi ana dillerinde; kendi dinlerini de, din ve kurallarını da yine ana dillerinde, Kürtçe öğrenmekte ve konuşmalarını da hep Kürtçe yapmaktadır. Eğer siz bu yeterlilik sınavında, bu insanlara Türkçe hitabeti, düzgün Türkçe konuşmayı veya ifadesinin Türkçe yapılması kriterini uygularsanız, burada birçok insan sizin bu kriterlere göre, bu sınavı geçemez.

O nedenle diyorum ki: Burada Diyanet İşleri Başkanlığı bu yeterlilik sınavındaki yönetmeliği süratle değiştirmeli ve bunların hitabetlerinin Kürtçe o halka daha net olarak anlatıldığının bilincinde olması lazımdır. Bu, din ve vicdan özgürlüğünün insan hakları olarak kullanılmasını sağlayan bu devletin kuruluş yasası olan Lozan’da da aynen böyledir. Lozan’ın 39’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında bu sözleşmeyle herkesin dinî hizmetlerle ilgili görevini kendi ana dillerinde yapacağına dair düzenleme vardır. Bu düzenlemeye göre de oradaki Kürt medreselerinde yetişen insanlar tabii ki Kürtçe bu eğitimi alıyorlar ve Kürtçe hitap ediyorlar, konuşmalarını, hadisleri ve Kur'an’ın mealini de Kürtçe daha rahat bir şekilde anlatıyorlar. Bu nedenle, bu kriterin süratle değişmesi lazım.

Yine, bölgede çok sayıda “fahri imamlık” dediğimiz çok eski dönemlerden kalan bir uygulama vardır. Aslında bu fahri imamlık tamamıyla köy haklının sırtına bindirilen ve onlara ekonomik yük getiren çok önemli bir eksikliktir. Bu fahri imamların ücretleri, ne yazık ki, kadroları olmadığı için o köy halkı tarafından kendi yetiştirdiği hububattan tutun benzer birtakım üretim mallarıyla karşılanıyor. Bu ayıbın bu ülkeden, bu bölgeden kaldırılması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

70 konuşma daha · 1 Temmuz 2010

70 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook