2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 37. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Aralık 2010 · 606 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
M. Nuri Yaman, 20 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 606 kelime.
M. Nuri Yaman (Muş). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-12-20-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
M. NURİ YAMAN (Muş)Hani söz verecektiniz Sayın Başkan?
DIŞİŞLERİ BAKANI AHMET DAVUTOĞLUTeşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Güvel’in bir sorusu vardı, “Komşu ülkelerle sıfır sorun.” ilkesine rağmen problemlerimizin arttığını iddia etti ve öz eleştiri yapıp yapmadığımı sordu.
Bu görevi yürüten birisi olarak şunu ifade etmek isterim: Her gece yatmadan önce, her sabah da kalktığımızda öz eleştiri yaparız, bu görevin gereğidir. Gerektiğinde de, sağlam temelde bir eleştiri olduğunda da bunu dikkate alırız ancak şimdi gerçekten elimizi vicdanımıza koyalım ve bakalım: Komşu ülkelerle ilişkilerimiz bahsedildiği gibi sıkıntılı mı? Yani dünyada veya bölgemizde herhangi bir gözlemci, herhangi bir ülke, Türkiye’yle bölge ülkelerinden herhangi biri arasında kısa dönemde, orta vadede bir kriz beklentisi içinde mi? Böyle bir şey söz konusu değil. Bütün komşularımızla ilişkilerimiz en üst düzeyde gelişmiştir ve bu ilişkileri geliştirmeye devam edeceğiz.
Azerbaycan’la ilişkilerimiz soruldu. Azerbaycan ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Anlaşması’nı imzaladık ve ilk defa, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri tarihinde ilk defa iki Hükûmet ortak toplantı yapacak. Geldiğimiz ilişki düzeyi budur. Azerbaycan’la Nabucco dâhil, Şahdeniz, Bakû-Tiflis-Ceyhan gibi tarihî projeler bizim iktidarımız döneminde hayata geçirilmiştir.
Orta Doğu barış sürecinin dışında kaldığımızı iddia etti, böyle bir şey söz konusu değil. Zaten Orta Doğu barış sürecinin tıkandığı nokta bütün dünyaca malum. Daha on beş gün önce de Sayın Abbas Ankara’daydı ve Orta Doğu barış süreciyle ilgili katkılarımızı talep etti.
Yine Irak’taki etkimizin azaldığından bahsettiler. Söz konusu değil. Irak’ın her köşesiyle dostluk, kardeşlik bağlarımız sürüyor ve bundan sonra da ebediyete kadar sürecek. Irak’la ilişkilerimiz iki egemen komşu ülke olarak, içişlerine müdahale etmeyen iki komşu ülke olarak ama toplumsal ilişkileri de öne çıkaran bir politika çerçevesinde en etkin şekilde yürütülmektedir.
İkinci sorusu “İslam Konferansı Örgütü Kıbrıs konusunda kararları uyguluyor mu?” sorusuydu. Doğrusu, gelişmeleri biraz yakından takip etmesini tavsiye ederim. Yakın dönemde, şu anda on dokuz toplam dış temsilciliği var Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin. Bunun büyük çoğunluğu İslam Konferansı Örgütü üyeleri ve yakın dönemde -sadece 2006’dan bu yana açılanları söylüyorum- Kırgızistan, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve daha önce de Birleşik Arap Emirlikleri temsilcilikleri açıldı. Lazkiye ile Magosa arasında ilk defa feribot seferleri başlatıldı. Bunlar İslam Konferansı Örgütünde yürüttüğümüz etkin politikaların bir sonucu.
Sayın Çalış “Barzani stratejik ortaklıktan bahsetti, bu konuda kastı nedir?” diye sordu. Doğrusu bunu, kastının ne olduğunu Sayın Neçirvan Barzani’ye sormaları gerekir ancak ben daha açık bir ifadeyle bizim kastımızın bu ilişkilerden ne olduğunu ifade edeyim: Orta Doğu’da, Balkanlarda, Kafkaslarda, yakın havzalarımızda kimler varsa, hangi etnik gruba, hangi mezhebe mensup olurlarsa olsunlar bizim sadece stratejik ortağımız değil, kardeşimizdir, onların da geleceğini kendi geleceğimiz olarak görürüz. Onlar arasında da bir fark gözetmeyiz.
Sayın Varlı Türkmenlerin durumunu sordu. Türkmenlerin durumuyla ilgili… En yakından takip ediyoruz. Telafer’deki en ufak bir aşiret arasında çıkan tartışmaya anında müdahale ediyoruz. Ben Musul’a gittiğimde bir gün kaldım. Telafer’deki bütün Türkmen aşiretlerini toplayıp orada bir barış sağlamaya çalıştık. Ancak takdir edersiniz ki, Irak’ın şartları, oradaki Türkmen kardeşlerimiz arasındaki bazı ailevi ihtilaflar, bu konularda ciddi sorunlar doğuruyor, ama ister Musul’da olsun, ister Telafer’de olsun, ister Kerkük’te, ister Diyala’da, Tuzhurmatu’da olsun hepsiyle bütün Türkmen kardeşlerimizle ilişkilerimiz sürüyor ve son seçimlerde Türkmenlerin sandalye sayısı -Irak Türkmen Cephesinin- 1’den 6’ya çıktı, bütün Irak Meclisindeki Türkmenlerin sayısı da 10’u aştı ve ortak bir grup da oluşturdular. İster yakın bölgemizdeki Kürt kardeşlerimiz olsun ister Sünni Arap kardeşlerimiz, ister Şii Arap kardeşlerimiz, isterse Türkmen kardeşlerimiz olsun hepsinin canları bizim için azizdir, onların canlarını korumak konusunda elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
Sayın Enöz, Mavi Marmara konusunu sordu. Bu konuyu gün be gün takip ediyoruz ve biraz önce izah ettiğim gibi, her zeminde bu konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz.
Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’yle ilgili Sayın Bölükbaşı da sormuştu, bir kez daha teyit ediyorum: Bu belgeler gizlidir, bu belgelerle ilgili yapılan spekülasyonların tümü asılsızdır.
Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 20 Aralık 2010