2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 40. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Aralık 2010 · 932 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
M. Nuri Yaman, 23 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 932 kelime.
M. Nuri Yaman (Muş). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-12-23-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi-6 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BDP GRUBU ADINA M. NURİ YAMAN (Muş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2011 yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın “Görev zararları” başlıklı 20’nci maddesi hakkında konuşma yapmak üzere söz almış bulunuyorum. Barış ve Demokrasi Partisi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, maddede geçen “görev zararları” nedir, bunu açıklamakla sözlerime başlamak istiyorum. Basit bir tanımıyla KİT’ler tarafından üretilen mal ve hizmetlerin fiyatlarının Bakanlar Kurulu tarafından maliyetlerin altında belirlenmesi sonucu oluşan maliyet ile fiyat arasındaki fark ve kuruluşun söz konusu mal ve hizmetleri piyasa koşullarında satamamasından dolayı mahrum kaldığı kâr toplamından oluşan tutar ile KİT’lere özel görev verilmesi dolayısıyla bir zarar doğarsa bu zararın toplamı olarak tanımlamak ve anlamak gerekir.
233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname’nin 35’inci maddesinde görev zararlarının iki şekilde ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Birinci şekli: KİT’ler tarafından üretilen mal ve hizmetlerin fiyatlarının Bakanlar Kurulunca belirlenmesi ve belirlenen bu fiyatların maliyetin altında olması. İkincisini de KİT’lere Bakanlar Kurulu tarafından faaliyet konularıyla ilgili görev verilmesi ve bu görevden dolayı ortaya bir zarar çıkması veya kârdan mahrum kalınması olarak değerlendirmek lazım.
Görev zararı ödenmesi de iki şekilde yapılmaktadır: Bir, bütçe kanunlarında yer alan hükümler uyarınca -ki şimdi onu görüşüyoruz- KİT’lerin ödenmemiş sermayelerine veya temettü paylarına karşılık mahsup yapılarak ödeme yapılması, bir de nakden ödeme yapılması şeklindedir. Görev zararları: KİT’ler görev zararı uygulamasında tahakkuk bazında mali bir kayba uğramamakla beraber nakit bazında alacaklarını zamanında tahsil edememenin mali sıkıntılarını sürekli olarak çekip bu döneme kadar ve günümüze kadar gelmektedirler.
Yıllar itibarıyla KİT’lerin toplam görev zararları da şöyle olmuştur: 2007’de bu KİT’lerin görev zararları 699 milyon TL, 2008’de 1 milyar 245 milyon TL, 2009’da 1 milyar 914 milyon TL, 2010 yılının ilk altı ayı itibarıyla da 464 milyon 98 bin TL olmuştur.
Değerli milletvekilleri, dört yıldan bu yana KİT Komisyonunda görev yaptığım konularla ilgili sizleri bilgilendirmek istiyorum. Bu Komisyona gelen 100’ün üzerindeki KİT’lerle ilgili olarak hemen hemen zarar etmeyen KİT kuruluşu yok gibidir.
Türkiye Elektrik Kurumu Şirketi 2009 yılında 54,5 milyon TL ödemeyle zararını kapatmıştır.
Yine, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. 2008 yılında 588 milyon TL faaliyet zararıyla dönemini kapatmıştır.
Türkiye Taşkömürünün durumu maalesef içler acısıdır. 2008 yılında 382 milyon TL dönem zararı, 2009 yılında da yine yüzde 1 artışla 386 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.
Devlet Demiryolları İşletmesi…
Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğü, kamuoyunun da yakından bildiği gibi, yine dönem zararıyla kapatan önemli KİT kuruluşudur.
Daha da sıralarsak, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü 2009 yılı faaliyet ve dönem zararları 66 milyon ve 88,5 milyon olmak şartıyla bu dönem zararlarıyla kapanmıştır.
Yine, sırasıyla Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü, yine Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Elektromekanik Sanayi Anonim Şirketi, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi, Sümer Holding, Türkiye Denizcilik İşletmeleri, Türkiye Elektrik Dağıtım, Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri, Ankara Doğalgaz Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş, yine buna benzer diğer KİT’ler, maalesef, ülkemizde zararla, dönem zararlarıyla kendi dönemlerini kapatan KİT’lerdir.
KİT’lerle ilgili olarak Hazine Müsteşarlığı, KİT’ler ve özelleştirme kapsamında bulunan kuruluşların ocak-haziran dönemine ilişkin görev zararları, stok borçları ve istihdam verilerini açıkladı.
2010 yılı ilk altı ayı görev zararlarına ilişkin bu açıklamada, KİT’lerin ocak-haziran döneminde Hazine kontrolleri ve ilgili bakanlık müfettişlerince kesinleştirilen görev zararları, cari fiyatlarla 441 milyon 678 bin TL olurken, toplam görev zararları da 464 milyon 98 bin TL olarak gerçekleşen, zarar eden KİT kuruluşlarıdır.
Bunlar, tabii, dönemsel olarak aynı şekilde yine ocak-haziran döneminde, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları, Devlet Hava Meydanları İşletmeleri, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi görev zararları olan önemli KİT kuruluşlarıdır. Hele Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumunun her yıl zarar listesi gittikçe artmakta ve bu devirlerle bakiye 240 milyon TL ve devir bakiyesi de 138 milyon 384 bin TL’nin üzerinde gerçekleşmiş olan kurumlarımızdandır.
Bu konuyu neden -birtakım rakamları da- sizin hafızalarınızda kalması için gündeme getirdim? Evet, benimle beraber çalışan ve sanıyorum, bu Meclisin çatısı altında şu an bizimle beraber bu konuları, bu verdiğim rakamları izleyen arkadaşlarım da çok iyi bilecekler ki, bunlar KİT Komisyonuna geldiği zaman, orada muhalefet partileri olarak ve bir de bu denetim sonuçlarını… Yıllarca kamu yönetiminde bulunan bir kişi olarak nasıl içler acısı bir sonuçla bu raporların örtbas edildiğini, bunların, AKP Hükûmetinin her komisyonda olduğu gibi, KİT Komisyonundaki çoğunluğuyla nasıl gündemin dışına taşındığını beraber çok arkadaşla birlikte yaşadık.
Bakın, aslında bu zararlar tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan zararlardır ama bu tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruduğunu, bunun için mücadele ettiğini söyleyen AKP Hükûmetinin değerli KİT Komisyonu üyeleri, konu, o KİT’lerde bu zararın sonucunu doğuran, bu zarara neden olan kendi atadıkları genel müdürlerin ve diğer sorumluların soruşturulmaları ve hesap vermeleri safhasına geldiği zaman, maalesef, orada tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumayla ilgili gerekli hassasiyeti ne yazık ki gösteremiyorlar.
Bakın, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu bu KİT’lerle ilgili dönemsel, her yıl denetimlerini yapıyor ve bunlarla ilgili görev zararlarını raporlara bağlayarak, ilgili bakanlıklara gönderiyor ve ilgili bakanlıklara gönderilen bu raporların, bu raporlar sonucunda devleti zarara uğratan kamu görevlilerinin soruşturmalarının da bu bakanlık teftiş kurulu tarafından yapılmasını öneriyor.
Gelin görün ki, yıllar önce başlatılan ve KİT Komisyonu üyelerine de o soruşturma sonuçlarıyla ilgili raporları okuduğumuz zaman gerçekten kamunun diğer alanlarında bu işleri takip eden, örneğin İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulundaki müfettişlerin çalışmalarıyla buradaki yapılan denetimler ve soruşturmalar sonucunda düzenlenen bu raporların ne kadar korumacı, ne kadar aklamaya yönelik olduğunu görmenin, orada izah edilmesinin acısını çekiyorum.
Şimdi, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nda son yapılan değişiklikte, biliyorsunuz 1982 yılındaki değişiklikte bu kamu görevlilerinin kişisel sorumluluk ve zararların tazmini vardı. Ama ne yazık ki, bu bakanlıklarla ilgili teftiş kurulları genelde ne cezai sorumluluk ne mali sorumluluk işlemlerini yapmıyorlar. Genelde yaptıkları, sadece bir disiplin soruşturmasıyla, bir uyarı veya kınama cezasının verilmesiyle, Sayın Bakanın onayını alarak maalesef bu dosyaları kapatıyorlar.
Tabii, bu konularla ilgili söylenecek çok söz var. Bu sözlerimizi biz KİT Komisyonunda söyledik, ancak burada vakit yetersizliği nedeniyle dile getiremedim.
Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
162 konuşma daha · 23 Aralık 2010