DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Şanlıurfa Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 50. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Ocak 2024 · 298 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA MAHMUT TANAL (Şanlıurfa)Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla hürmetle selamlıyorum.
Tabii, burada araştırılması gereken konu Can Atalay’ın milletvekili seçilmeden önce 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu ve Anayasa’mızın hükümleri uyarınca seçilme yeterliliğine sahip mi, değil mi konusu. Can Atalay milletvekili adaylığına başvurduğu zaman, o dönem gerek 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu gerek Anayasa hükümleri uyarınca Yüksek Seçim Kurulu “Seçilmesinde bir sakınca yoktur.” diye milletvekili adayı olarak gösterildi ve milletvekili seçildiği dönemde dosyası Yargıtaydaydı, o dönem dosyası onaylanmamıştı. Mevcut olan Anayasa’nın 83’üncü maddesinin ikinci fıkrası der ki: “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.” Bam teli burası. Anayasa’nın 83’üncü maddesi uyarınca Yargıtayda bekleyen dosyaya milletvekili seçildikten sonra durma kararı vermek zorunda, durma kararından sonra… AK PARTİ öncesi ve sonrasını ikiye ayırmak lazım. AK PARTİ öncesindeki yargı AK PARTİ sonrasındaki yargıdan daha bağımsızdı, daha adildi, örnek kararlarla açıklayacağım: 1) Zafer gazetesi Başyazarı Mümtaz Faik Fenik cezaevindeyken 14 Mayıs 1950 tarihinde milletvekili seçilir, seçildikten üç gün sonra tahliye edilir. 2) Yine Türk siyasi tarihinde Osman Bölükbaşı 1950 yılında seçilir, aynı şekilde dört ay sonra tahliye edilir. 3) Ahmet Türk 1987 yılında cezaevindedir, milletvekili adayı gösterilir, milletvekili seçiminin yapılmasına dört gün kala, bakın daha seçilmeden önce, seçileceğine kesin gözle bakıldığı için tahliye edilir. Burada neyi söylemeye çalışıyoruz? Şimdi, Can Atalay; arkadaş, Anayasa Mahkemesi ihlal kararı veriyor, o dinlenmiyor. Anayasa’nın 158'inci maddesinin üçüncü fıkrası diyor ki: “Anayasa Mahkemesi kararları kesindir.” Peki, yine aynı şekilde Anayasa hükmü yine 158 diyor ki: “Verilen kararlar yasama, yürütme, yargıyı, herkesi bağlar.” sayın hukukçu avukatım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar)153/6.
MAHMUT TANAL (Devamla)153/6 “Bağlar.” diyor, 158 “Kesindir, buna tüm mahkemeler uymak zorundadır.” diyor değerli arkadaşlar.
Özür dilerim, bitiriyorum.
Şimdi… Selamlamak için… Özür dilerim sizden.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 17 Ocak 2024