İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 12. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Basın ve ifade özgürlüğü ile tutuklu gazetecilere ilişkin gündem dışı konuşması

Mahmut Tanal

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 12. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Ekim 2016 · 528 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mahmut Tanal (CHP), 26 Ekim 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Basın ve ifade özgürlüğü ile tutuklu gazetecilere ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 528 kelime.

Mahmut Tanal (CHP, İstanbul). “Basın ve ifade özgürlüğü ile tutuklu gazetecilere ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 26 Ekim 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-tanal-26-2016-10-26-basin-ve-ifade-ozgurlugu-ile-tutuklu-gazetecilere-iliskin-gundem-disi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=52777

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MAHMUT TANAL (İstanbul)Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Gündem dışı söz aldığım konu, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü. Şimdi, hemen, biraz önce, aslında konuyu anlatacaktım ama tam konunun sıcağı sıcağına, Türkiye’deki yargının, Türkiye’deki cumhuriyet başsavcılıklarının ne aşamaya geldiğini bilimsel anlamda… İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin -2016/419- tutuklama gerekçesini yorumsuz olarak sizlere okuyorum, bakın, değerli arkadaşlar: “Anayasa ve kanunlar çerçevesinde Hükûmeti yönetmek görevini üstlenen siyasi iktidara karşı açıkça mücadeleye giriştiği, bu tarihten bir süre sonra 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde siyasi iktidarı ‘hukuk perdesi’ adı altında… Çok önemli, altını çiziyoruz: “…‘hukuk perdesi’ adı altında” 17-25 Aralık 2013 tarihlerinde art arda gerçekleştirilen operasyonlarla toplum nezdinde itibarsızlaştırmak suretiyle istifaya zorlamak, örgütün yargı yoluyla gerçekleştiremediği amaçlarını…” diye devam ediyor, geliyor 15 Temmuza.

Yani burada ne deniyor? Herkesin bildiği 17-25 Aralıkta bir Hükûmetin, bir iktidarın devleti nasıl soyduğunu hep birlikte öğrendik. Bu hâkim ne diyor biliyor musunuz? “Bu, soygun.” demiyor, “Bu, Hükûmete yönelik bir darbe.” diyor. Eğer bir mahkeme, bir savcı 17-25 Aralıkta ülkenin, tüm 70 milyonun nasıl soyulduğunun belgesini “darbe” olarak nitelendiriyorsa bu ülkede yargı siyasallaşmıştır. (AK PARTİ sıralarından “Yuh!” sesi) Yargı siyasi iktidarın egemenliğine girmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) Bugün siyasi iktidarın kendisini eleştiren bu gazeteciler, eleştirdikleri için, “17-25 Aralıkta hırsızlık ve yolsuzluğa bulaştı.” dedikleri için şu anda bu insanlar darbecilik suçuyla cezaevinde. Değerli arkadaşlar, bu bir.

ÖZCAN ULUPINAR (Zonguldak)Mecliste FETÖ’cü istemiyoruz. Meclisi terk edin.

FUAT KÖKTAŞ (Samsun)Yine 17-25 Aralığa takıldın ya. Bozuk plak gibisin ya.

MAHMUT TANAL (Devamla)İki: Bakın, savcı, Ergenekon davasının Ankara’ya taşınmasını istiyor.

ÖZCAN ULUPINAR (Zonguldak)Savcılara gidip hakaret eden sensin.

MAHMUT TANAL (Devamla)Bakın, bu savcı, Ergenekon davasını niçin Ankara’ya taşımak istiyor? Yargıtay 4 gerekçeden dolayı bozmuş. Bir: “Ergenekon” denilen bir örgüt yoktur. İki: Danıştay davası, Danıştay cinayeti, Ergenekon ve Balyoz davasından ayrılmalıdır. Üç: askerî üst yetkililer Anayasa Mahkemesinde yargılanmalıdır.” diyor. Altı ay bu dosya burada duracak ve savcı diyecek ki: “Bu dosyayı Ankara’ya taşıyın.” Gerekçe ne biliyor musunuz aslında? Aslında mantık ne biliyor musunuz burada? Bir, hatırlanırsa Sayın Başbakan dedi ki: “Ergenekon, Balyoz bal gibi darbe girişimidir.” Bunun altındaki amaç, 15 Temmuz darbe girişiminde bulunan ve o Ergenekon, Balyoz döneminde bunlara yardım edenleri tahliye etmek, aklamak, FETÖ’cüleri cezaevinden çıkarmak için bir operasyondur bu da değerli arkadaşlar.

Onun için, şunu söylüyoruz: Burada, baktığımız kadarıyla hâlen ülkemizde 121 gazeteci cezaevinde. Bu gazetecilerin tutuklama kararında müşterek nokta ne biliyor musunuz? 17-25 Aralığı eleştirmek, siyasi iktidarı eleştirmek. Kim siyasi iktidarı eleştiriyorsa, kim 17-25 Aralığı eleştiriyorsa FETÖ’cülükle suçlanıyor. Eğer FETÖ’cülükle suçluyorsanız genel başkan yardımcınızın kardeşi… Gayet rahat, sizin genel başkan yardımcınız, orada 2 numaralı adam. Aynı zamanda gidip FETÖ’yle boy boy fotoğraf çekilenler sizin grup başkan vekilleriniz. Sizin bazı milletvekili arkadaşlarımızın kardeşleri FETÖ’den şu anda cezaevinde. Değerli arkadaşlar, Anadolu’da güzel bir söz var: Önce iğneyi kendinize batırın, çuvaldızı başkasına batırın. (CHP sıralarından alkışlar)

Yani işin gerçeği bu. Basın özgürlüğünün olmadığı yerde demokrasi olmaz. Basın özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün olmadığı yerde demokrasi olmaz. İfade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün olmadığı ülkede demokrasi olmaz. Bakın, burada, güneydoğuda bazı il ve ilçelerimizde sosyal medyaya, İnternet’e vatandaş ulaşamıyor. Neden? Yani İnternet, sosyal medya eğer olmamış olsaydı, 15 Temmuz darbe gecesi ne olabilirdi? Demek ki bundan korkuluyor.

Hepinize teşekkür ediyorum, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

90 konuşma daha · 26 Ekim 2016

90 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook