İstanbul'un Şile ilçesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 83. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Mart 2017 · 517 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mahmut Tanal (CHP), 16 Mart 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İstanbul'un Şile ilçesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 517 kelime.
Mahmut Tanal (CHP, İstanbul). “İstanbul'un Şile ilçesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-tanal-26-2017-03-16-istanbul-un-sile-ilcesinin-sorunlarina-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=58683
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MAHMUT TANAL (İstanbul)Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gerçekten bugüne kadar Şile’nin sorunlarıyla ilgili epey gündem dışı söz almak istedik ancak… Sayın Meclis başkan vekillerinden adil davranan Sayın Başkana ben çok teşekkür ediyorum bu sözü ve bu fırsatı tanıdığı için.
Değerli arkadaşlar, Şile ilçemizin sorunları saymakla bitmiyor. Hastaneye erişim açısından yeteri kadar doktoru yok, uzman doktor yok, gelen hastaların hepsi Şile’den İstanbul’a havale ediliyor, otoparkı yok; öğretmeni yetersiz, derslikleri yetersiz, öğrencilerin sayısı çok fazla. Bu açıdan Şile’miz mağdur.
Esasen, bugün söz konusu olan, Şile ilçemizde yapımı planlanan barajla ilgili. 1960 yılından beri, Şile ilçesinin Ağva ve civar mahallelerinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan Şile halkımız mağdur. Neden mağdur? Şile’de 1960 yılından beri baraj projesi kapsamına alınan, halkının yerleşik ve düzenli hayatı olan 13 tane köyümüz var. Bu, Osmangazi Barajı. Osmangazi Barajı’yla ilgili, bugüne kadar, proje kapsamına alındığı hâlde herhangi bir ilerleme sağlanmamakta, 1987 yılından itibaren Şile ilçemizde bulunan vatandaşlarımızın o Osmangazi Barajı kapsamına alınan köylerdeki gayrimenkullerinin üzerine şerh düşülmüş durumda, İSKİ şerhi düşülmesi nedeniyle herhangi bir satış işlemi yapılamamakta, herhangi bir yapı yapılamamakta. Bu anlamda, nüfus çoğalması nedeniyle de vatandaşımızın bir göz ev yapabilecek bir durumu olmadığı için köylerden sürekli göç yaşanmakta.
Bu anlamda, 2016 yılında, Devlet Su İşleri 14’üncü Bölge Müdürlüğü tarafından, bölgede, ek bir bütçe hesap edilerek, projesi mevcut olan bu barajın yapılması planlanmıştır ancak bu barajla birlikte Çataklı köyü, Gökmaslı, Göksu ve Soğullu köyleri su altında kalmakta, mezarlıklar, camiler su altında kalmakta, bu anlamda, gerçekten, Şile’deki vatandaşlarımızı bu baraj bu şekliyle mağdur etmekte.
Peki, bu mevcut olan… Bu barajların yapılma ihtiyacı var mı, kamu yararı var mı veya bu projenin tekrar revize edilerek gözden geçirilme ihtimali var mı? Baktığımız zaman, yasal anlamda, gerçekten, bu proje kamu yararı olup olmaması açısından tartışma götürmekte, kamu yararını idare tam anlamıyla izah edememekte. Esas dedikleri amaç, bu barajın İstanbul’un su ihtiyacını temin etmesi açısından deniliyor. Alternatif anlamda, biz, gayet rahat, bununla ilgili projeleri sunabiliriz.
1960 yılında baraj kapsamında bu proje yapılmış durumda. Elli yedi yıldır bu proje gerçekleştirilmediği hâlde, son günlerde bunun hareketlendirilmesine biz bir anlam veremiyoruz. Eğer gerçekten bunda kamu yararı varsa, elli yedi yıldan beri neden bu proje askıya alındı?
Bu proje:
1) Kamu yararı yoktur.
2) Orantılı değildir.
3) Ölçülülük ilkesi ihlal edilmiş durumdadır.
Peki, burada benzer mahiyette projeler yapılabilir mi? Yapılabilir. Yurt dışında buna benzer… Küçük barajlarla, alçak yatakların bulunduğu alanlarda yapılabilir. Aynı zamanda burada su baskınları da giderilebilir, İstanbul’un su ihtiyacı da karşılanabilir. Ancak, bir bütün olarak büyük bir baraj yapıldığı zaman buradaki köylerimiz mağdur edilmiş olacak.
Deniliyor ki: “Bu projenin bir maliyeti var. Biz bu maliyetini kimden çıkaracağız? Bu proje yapıldığı için, maliyet nedeniyle projeye devam etmek zorundayız.” Asıl olan insanın maliyetinin biçilmemesi lazım. Burada asıl söz konusu olan insan unsuruysa, Anayasa’mızın 5’inci maddesi uyarınca, devlet vatandaşımızın huzur ve mutluluğunu sağlamak zorunda, yerine getirmek zorunda.
Şile halkımızın, bu anlamda, huzur ve mutluluğu mevcut olan bu projeyle bozulmuş olacak. Bu proje, Anayasa’mızın 35’inci maddesindeki mülkiyet hakkı, 45’inci maddesindeki tarım ve hayvancılık alanlarının korunmasına ilişkin hükümlerine aykırıdır. ÇED raporu güncelleştirilmemiştir. Mevcut olan projeyle ilgili, vatandaşımız bilgilendirilmemiştir, bu yetersizdir. Bu koşullar altında bu barajın yapılmış olması yöre halkımızı…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
47 konuşma daha · 16 Mart 2017