Kamu Denetçiliği Kurumu 2016, 2015, 2014 ve 2013 Yıllık Raporları Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporları münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Ocak 2018 · 692 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mahmut Tanal (CHP), 11 Ocak 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kamu Denetçiliği Kurumu 2016, 2015, 2014 ve 2013 Yıllık Raporları Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporları münasebetiyle); konuşma 692 kelime.
Mahmut Tanal (CHP, İstanbul). “Kamu Denetçiliği Kurumu 2016, 2015, 2014 ve 2013 Yıllık Raporları Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporları münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-tanal-26-2018-01-11-kamu-denetciligi-kurumu-2016-2015-2014-ve-2013-yillik-raporlari-hakk (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=65752
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MAHMUT TANAL (İstanbul)Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kamu denetçiliği -diğer ismiyle ombudsman- Türk Dil Kurumuna baktığımız zaman “Bir işin doğru ve yöntemine uygun yapılıp yapılmadığını incelemek, teftiş etmek, kontrol etmek.” şeklinde tanımlanıyor.
Tabii, getiriliş amacı da hak arama özgürlüğünün yaygınlaşması, adalet anlayışının yerleşmesi, idarecilerin her türlü eylem ve işlemlerine karşı vatandaşın şikâyet etme hakkını düzenlemekte ve getirmekte.
Peki, burada, kamu denetçiliğinin asıl amacı zaten zayıf olanı, güçsüz olan vatandaşlarımızı güçlü olan idareye karşı korumak. Burada, vatandaş, sadece ve sadece idarenin tutum ve davranışları değil, eylem ve işlemlerine karşı da şikâyet etme hakkına sahip ve bu, aynı zamanda, kamu denetçiliğinin görev alanına giren bir husus. Burada “hukuka aykırılık” derken, evet, hatipler dediler, bugüne kadar OHAL nedeniyle, kanun hükmünde kararnameler nedeniyle ihraç edilenler başvurdu mu başvurmadı mı? Başvuranlar oldu ama bu başvuranlarla ilgili Kamu Denetçiliği Kurumu ne karar verdi? Kararı neydi OHAL’le ilgili? Kim suç işlemişse bağımsız, tarafsız yargı önünde mutlaka yargılanmalı; kim suç işlemişse bağımsız, tarafsız yargı önünde cezası da verilmeli hukuk içerisinde kalmak kayıt ve şartıyla ancak Kamu Denetçiliği Kurumu hangi işlere bakamaz? Cumhurbaşkanının tek başına imzasıyla yaptığı işlemlere, yargıya intikal etmiş olan işlemlere, yasama faaliyeti işlemlerine, askerî alana giren işlere, bunlara bakamaz.
Peki, kanun hükmünde kararname, mevcut olan Anayasa literatüründe bir yasama faaliyeti midir, yasama faaliyeti değil midir? Tartışmanın bam noktası bu. 20 Temmuz 2016’da Millî Güvenlik Kurulunun talebi ve Meclise sevkiyle Bakanlar Kuruluna Türkiye Büyük Millet Meclisi yetki verdi mi vermedi mi? Yetki verdi. Bu verilen yetki kime verildi? Bakanlar Kuruluna verildi.
Peki, bir yasanın, yapılan bir işlemin maddi hukuk anlamında şeklî hukuk anlamında… Bunu yapan, devleti yöneten üç kurum var: Bir, yasama; iki, yürütme; üç, yargı. Bir işlemi yürütme organı yapıyorsa yürütme tarafından yapılmıştır, o yürütme işlemidir. Bir işlemi mahkeme yapıyorsa, yargı yapıyorsa o bir yargı işlemidir. Bir işlemi eğer Parlamento, yasama organı yapıyorsa o bir yasama işlemidir.
Şimdi, ben buradan sorarım Kamu Denetçiliği Kurumunun Sayın Başkanına ve değerli üyelerine: Ya, değerli arkadaşlar, siz hangi Anayasa, hukuk kitabını alırsanız alın, hangi idare hukuku kitabını alırsanız alın, bu anlamda bu işlemin hangi kuruma ait olduğu şeklî anlamdaki kuruma bakar.
Peki, kanun hükmünde kararnameleri çıkaran Parlamento mu? Parlamento olsa ne zaman Parlamento işlemi olur? Bu kanun hükmünde kararnamenin Parlamentoya geliş öncesi, geliş sonrası, bunun bir ayrımını yapmak lazım. Bu, geliş öncesine göre size şikâyetler geldiğine göre bu hâlen Bakanlar Kurulu işlemidir, bir yasama faaliyeti değildir. Ve siz burada temel hak ve özgürlüklerin bekçisi, avukatı olmanız gerekirken bu işle ilgilenmemişsiniz, topu taca atmışsınız. “Efendim, bu yasama faaliyetinin görev alanı içindedir.” demişsiniz ve bu işlere bakmamışsınız. Sayın Başdenetçimiz, bu iş ne zaman yasama faaliyeti olur? Kanun hükmünde kararname Anayasa’nın hükümleri uyarınca Parlamentoya gelip onaylandıktan sonra o yasama faaliyeti olur. Oraya gelmediği müddet içerisinde bu bir yürütme işlemidir ve Anayasa’mızın hükümleri uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemlerine yargı yolu açıktır ve buna bakmanız gerekirdi. Ve sizin daha bir saygınlığınız… Biz güzide bir kurum olarak bakıyoruz. Yani bunun kamuoyunda daha bilinirliği açısından, saygınlığı açısından, güvenilirliği açısından en azından denilirdi ki: “Arkadaş, her insanın bir siyasi düşüncesi vardır ama bu insanlar gerçekten seçildiği andan itibaren siyasi düşüncelerini ayrı bir yere bıraktılar; burada, tarafsız, bağımsız, adaletli ve vicdanıyla hareket eden bir kurum.” Yani burada, ombudsman kurumu, devletin, iktidarların bekçisi, kollayıcısı, koruyucusu değil. Burada ölçüt adalet ve hakkaniyettir. Biz, burada ölçü olan adalet ve hakkaniyetten ayrıldık.
Bakın, çok teknik bilgi. Anayasa’mızın 127’nci maddesine, 128’inci maddesine bakalım. Ne diyor? Mesela 128’de diyor ki: “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler ve genel ilkeler.” İkinci paragrafın son cümlesi: “Memurların diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”
Peki, bunların hepsi kanun hükmünde kararnameyle düzenlendi. Kim yaptı? Yürütme organı, Bakanlar Kurulu. Bakanlar Kurulunun bu işleminde eğer kamu denetçisi “Ben bu işe bakmıyorum.” derse, değerli arkadaşlar, o zaman, bu kamu denetçisi… Yani şahıslara benim bir söylemim yok, benim kişilerle ilgili bir düşüncem yok, tamamen kurumsal anlamda. O zaman biz bu yerleri ileride eş dost, arkadaşımız sebeplensin diye açmış oluruz. Bunun amacı bu değil ki ama. Bunun tek bir amacı var: Nerede adaletsizlik, hukuksuzluk, hak ihlali varsa bu onun bekçisidir. Âdeta zil çalacak, çan zili gibi veya okul zili gibi. Bizim burada -geçen sene müracaat etmiştim- Sayın Başkanımız zil çalmıştı. Gerçi buranın zili de hâlen var ama çalıştırmıyorsunuz, bir gonk var, çalınca milletvekilleri…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
80 konuşma daha · 11 Ocak 2018