2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 29. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Aralık 2018 · 469 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mahmut Tanal (CHP), 11 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 469 kelime.
Mahmut Tanal (CHP, İstanbul). “2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-tanal-27-2018-12-11-2019-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2017-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=73981
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA MAHMUT TANAL (İstanbul)Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Öncelikle Sayın Mehmet Muş’un o söylemlerinin tutanaklardan çıkarılmasını istirham ediyorum çünkü bence Meclisin itibarına gölge düşüren bir açıklamadır. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, değerli arkadaşlar, konuştuğumuz konu ve görüşülen bütçe kamu denetçiliği bütçesidir. Kamu denetçisi, Kamu Denetçiliği Kurumu idari bir denetim görevi yapar ve genellikle Avrupa’da insan haklarının, demokrasinin, hukuk devletinin gelişimi açısından buna âdeta yasama, yürütme, yargı gibi dördüncü kuvvet gözüyle bakılmaktadır; yani halkın gözüdür, kulağıdır ve temel hak ve özgürlüklerin, hukuk devletinin bekçisi gözüyle bakılır.
Peki, Türkiye’ye baktığımız zaman bu kurum gerçekten niçin kuruldu? Kurulma gerekçesi, idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin, tutum ve davranışlarının demokrasiye, insan haklarına, hukuk devletine uygun olup olmadığını, bunu kontrol etmektir; bu gerekçeyle, bu amaçla kuruldu. Kuruldu ancak bunun kuruluşunun, Birleşmiş Milletler Paris İlkeleri ışığında göreve gelmesinin, görev icrasının, göreve alınmasının siyasi ve idari otoritelerin tercihlerine göre olmaması gerekir, bağımsız ve objektif kriterlere göre bunların olması lazım. Peki, bu oldu mu; olmadıysa demek ki Birleşmiş Milletlerin Paris İlkelerine aykırılık teşkil ettiği açık ve net ortada ve Türkiye’de yüz binler, herhangi bir yargı kararı olmaksızın kanun hükmünde kararnamelerle -ekte adı soyadı yazılanlar- ihraç edilmiştir.
Değerli Başdenetçimiz, Anayasa’nın 129’uncu maddesi diyor ki: Kamu görevlilerinin her türlü disiplin işlemlerinde savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Anayasa 129, 128, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu… Size dünyalarca şikâyetler yapıldı, ne karar verdiniz? Ret kararı verdiniz. Bunların vebali, masum olan insanların -kim suç işlemişse mutlaka cezalandırılmalı ama- vebali sizin boynunuzdadır.
Şimdi, Türkiye'de ombudsman, Kamu Denetçiliği Kurumu göz boyamak için kurulmuştur. Temel hak ve özgürlüklerin bekçisi değildir, demokrasinin bekçisi değildir, özgürlüklerin bekçisi değildir. Eğer biz bunun amacına uygun, düzenli yapılmasını istemiyorsak şunu yapmamız lazım… İdareyi denetliyor, idare Kamu Denetçiliği Kurumunun sadece maaş ve sosyal güvenlik parasını veriyor. Başka bir para veriyor mu Sayın Başdenetçim? Başka para vermiyor ki. Niçin vermiyor? Beni fazla denetleyecek, beni kontrol edecek. Parayı vermesi gereken yere vermiyor, vermemesi gereken yere veriyor. Böyle bir düzensizlik. Sürem bitiyor ancak neler yapılması gerekiyor, önerilerimiz.
Burada öncelikle olması gereken öneriler başlığı adı altında:
1) Dava açma yetkisi bizde verilmemiş, Kamu Denetçiliği Kurumuna bu verilmeli.
2) Kendi inisiyatifiyle resen hareket edemiyor, bu verilmeli.
3) İhtar, disiplin uygulaması yok, sadece tavsiye mahiyetinde karar veriliyor, bunlar verilmeli.
4) Kamu denetçisinin zorlama ve emir verme yetkisi yok, bunlar olmalı.
5) Kamu denetçisinin medyada duyarlı olması gerekir, medya bu konuda Kamu Denetçiliği Kurumuna karşı duyarlı değil, bu konuda duyarlı olması lazım.
6) Anayasa’nın 74’üncü maddesinin üçüncü fıkrası “Herkes, Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurabilir.” diyor. “Herkes” ibaresi Türk vatandaşı ve yabancı ayrımı yapmıyor. Peki, yabancı Türkçe bilemiyor, İngiliz, Fransız, Alman, İspanyol hangisini alırsanız alın, söyleyin. Türkçe yazmasını bilmiyor. Getirdiğiniz düzenlemede, efendim “Ancak, resmî dil olan Türkçeyle başvurabilir." diyor. Peki arkadaş, “herkes” ibaresi meramını, derdini bunu anlatamıyorsa bu zorlamayı yapmamak lazım burada.
7) Yönetsel soruları anında inceleyip değerlendirmesi için...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
142 konuşma daha · 11 Aralık 2018