İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 37. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Mahmut Tanal

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 37. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Aralık 2020 · 520 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mahmut Tanal (CHP), 23 Aralık 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 520 kelime.

Mahmut Tanal (CHP, İstanbul). “Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-tanal-27-2020-12-23-turkiye-cevre-ajansinin-kurulmasi-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapil (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=94197

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MAHMUT TANAL (İstanbul)Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Biliyorsunuz, ben İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesiyim. Dün İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun alt komisyonu olan Çocuk Hakları Alt Komisyonunun bir toplantısı yapıldı ancak dünkü toplantımızda Bakanlık bürokratları, akademisyenler, çocuk işçiliği ve sosyal yardımlara ilişkin sunumlar yaptılar. Ancak yapılan bu sunumlarla ilgili, mevsimlik tarım işçiliği ve Şanlıurfa’ya yönelik bazı değerlendirmeler, yorumlar bir Şanlıurfalı olarak, bir Güneydoğulu olarak hem beni çok üzmüştür hem de rahatsız etmiştir. Urfa’daki aşiret yapısının mevsimlik tarım işçiliğine yatkın olduğunun iddia edilmesini mi dersiniz, mevsimlik tarım işçiliğinin girişimcilik olarak kârlı bir işmiş gibi sunum yapanı mı dersiniz, batı illerinde tarlada çalışan Şanlıurfalı, Adıyamanlı ailelerin kültürel alışkanlıklarından dolayı çadırda kaldıkları tezinin ortaya atılmasını mı dersiniz, Meksikalı ailelerin Amerika’da mevsimlik tarım işçisi olarak çalışması örneğinden hareketle, diğer bölgelerde işçilerin Ordu’ya gelip fındık toplamaları gerektiğini, mevsimlik tarım işçiliğinin bitirilmemesi gerektiğinin dillendirilmesini mi dersiniz…

Şanlıurfalılar, Güneydoğulular hariç, herkes konuşuyor. Komisyon toplantısında itiraz ederek vurguladım: Şanlıurfalılar olarak hep biz mi maraba olacağız? Bu toplumun marabası bizler mi olacağız? (CHP sıralarından alkışlar) Şehir şehir, tarla tarla dolaşarak mevsimlik tarım işçiliği Şanlıurfalıların kaderi mi dedik biz buna. Öyle anlatıyorlar ki Şanlıurfalı aileler, sanki güle oynaya Ankara’ya, Konya’ya, Kayseri’ye, Adana’ya, Mersin’e, Ordu’ya tarlada çalışmaya gidiyor. Hemşehrilerim, mart ayının sonundan kasım ayının sonuna kadar Türkiye’nin dört bir yanına doğru dağılıyor. Gittikleri şehirlerde zamanla yarışırcasına tarla çapalıyorlar, bağ ve bahçe ürünlerini topluyorlar. Yoksulluğun, garibanlığın gözü kör olsun, Urfalıları buna mecbur bırakan politikalarınız batsın!

Değerli arkadaşlar, bölgesel gelir eşitsizliği nedeniyle ve adaletsizlik nedeniyle bu yoksulluk sürekli artmakta. 2 milyonu aşan Şanlıurfa’da zaten Şanlıurfalılar yoksul, AK PARTİ’nin izlediği politikalarla yoksulluk daha da derinleşti. Şanlıurfalı, aynı zamanda 450 bin Suriyeli sığınmacının da yükünü taşıyor. Eğer Şanlıurfa’da fabrika açılmış olsaydı, iş imkânı yaratılmış olsaydı, GAP projesi bitirilmiş olsaydı, inanın, Şanlıurfa’dan kimse mevsimlik tarım işçisi olarak başka yerlere gitmezdi. Sizlere çadır, hobi gelebilir, oyun eğlencesi olarak gelebilir ama Şanlıurfalılar için çadır demek; zulüm demektir, yoksulluk demektir, çile demektir, adaletsizlik demektir. Çoğu mevsimlik tarım işçisi, derme çatma çadırlarda âdeta üst üste yatmak zorunda kalıyorlar, yağmur yağdığında çadırlar yaşanmaz bir hâl alıyor. Çadır hayatını çok merak ediyorsanız benim Şanlıurfalı çilekeş analarım size çadır hayatını anlatsın, belki o zaman acınız değişir. Şanlıurfalılar olarak biz, güneydoğu merkezli mevsimlik tarım işçiliğinin âdeta bir devlet politikası olarak teşvik edilmesini istiyoruz.

Değerli arkadaşlar, çocuk işçiliğinin bitmesinin yolu; eğer biz yoksulluğu bitirirsek, bölgeler arası eşitsizliği bitirirsek çocuk işçiliği biter. Ancak çocuk alt komisyonuna gelen akademisyenler ve bakanlık temsilcileri şunu söylüyor: “Efendim, biz mevsimlik tarım işçisini nerede bulacağız?” Ya, bula bula Şanlıurfa’yı mı buldunuz? Allah’tan korkmuyor musunuz?

ALİ HAYDAR HAKVERDİ (Ankara)Başka il yok mu?

MAHMUT TANAL (Devamla)Şanlıurfa’nın kaderi mi, sürekli bu mevsimlik tarım işçisi olmak? Mevsimlik tarım işçisi olan ailelerin çocukları okula gidemiyor, eğitimden pay alamıyor, medeni, uygar bir konutta kalamıyor, barınma hakkı yok yani yerleşim hakkı perişan, gıda hakkı perişan. Bunu, Mustafa Demir Bey, Diyarbakırlı aslen kendisi, İstanbul’da yaşıyor, bunları bire bir yaşayan insan. Değerli Başkanım, sizden de istirham ediyorum Güneydoğulu olarak, Diyarbakırlısı bu durumda, Adıyamanlısı bu durumda, Mardinlisi bu durumda, Şırnaklısı bu durumda. Güneydoğuluları eğer gerçekten terörün pençesinden çıkarmak istiyorsanız gelir eşitsizliğini kaldıralım, adaletsizliği kaldıralım, yoksulluğu bitirelim.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

130 konuşma daha · 23 Aralık 2020

130 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook