2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)
Muş Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 38. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Aralık 2007 · 490 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Medeni Yılmaz (AK Parti), 13 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)); konuşma 490 kelime.
Medeni Yılmaz (AK Parti, Muş). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/medeni-yilmaz-23-2007-12-13-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEDENİ YILMAZ (Muş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2008 Yılı Merkezî Bütçe Kanunu Tasarısı’nın 25’inci maddesi üzerinde şahsım adına söz aldım, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
AK Parti İktidarı döneminde, birçok alanda olduğu gibi, sağlık alanında da çok önemli reformlar gerçekleştirildi. Bunlardan, zamanımın darlığı nedeniyle sadece bazılarından başlıklar hâlinde söz etmek istiyorum.
Malumlarınız olduğu üzere sağlıkta dönüşüm çerçevesi içinde gerçekleştirilen çok önemli reformlar oldu. Bunların başında sağlık kurumlarının tek çatı altında toplanması, aile hekimliği uygulamasının başlatılması, sözleşmeli ve çakılı personel istihdamı uygulamasıyla sağlık personelinin temininde güçlük çekilen bölgelerdeki sıkıntıların giderilmesi, performans sistemi ile döner sermaye, prim uygulamaları sonucu, personelin gelirlerinin artırılarak, hizmet sunumunun daha rasyonel hâle getirilmesi, yeşil kartlıların ayakta tedavileri ile diğer sağlık giderlerinin karşılanması sonucu sağlık güvencelerinin artırılması, özel hastanelerin sistemin içine çekilerek hizmet sunumunun daha kaliteli ve kantite olarak artırılması, 112 acillerin yaygınlaştırılması, hastane ve sağlık ocaklarının sayılarının artırılması, hekim ve sağlık personeli dağılımının yaygınlaştırılması gibi daha birçok yeni uygulama ile önemli bir rahatlığın sağlandığını huzurlarınızda ifade etmek isterim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; elbette sağlıktan söz ederken koruyucu hekimlik gibi çok önemli bir alanı göz ardı etmemek gerekir.
AK Parti İktidarları döneminde koruyucu hekimlik ve halk sağlığı alanında çok önemli ve değerli çalışmalar ve bu çalışmaların sonucunda elde edilmiş başarılardan söz etmek isterim. Bildiğiniz gibi, bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve bu hastalıkların önlenmesinde aşılama uygulamalarının önemini elbette söylemeye gerek yok.
Bulaşıcı hastalıklar insanlık tarihi kadar eskidir ve tarih boyunca hem bireyin hem de toplumun sağlığını tehdit eden önemli bir sorun olmuştur. Veba, sıtma, kızamık, çiçek salgınları ve kıtlık, kuraklık gibi felaketler tarih boyunca milyonlarca kişinin ölümüne yol açmış, yenilmez sayılan orduları durdurmuş, toplumsal ilişkileri biçimlendirmiştir.
Bulaşıcı hastalıklara karşı mücadelede aşılar vazgeçilmezdir ve bu hastalıkları engellemede temiz su temininden sonra en etkili yöntemdir. 2000 yılında dünyada aşıyla korunabilir hastalıklara bağlı 1,7 milyon çocuk ölümü gerçekleşmekteydi. Bu çocukların büyük kısmı kızamık, boğmaca, difteri, tetanos gibi etkin ve kolay ulaşılabilir aşısı olan hastalıklara bağlı kaybedilmiştir.
Dünya Sağlık Örgütü öncülüğünde belirlenen hedeflere göre 2015 yılına kadar bu ölümlerin üçte 2 oranında azaltılması hedeflenmektedir. Ülkemizin aşıyla önlenebilir bulaşıcı hastalıklarla mücadele konusunda parlak bir geçmişi vardır. Cumhuriyetimizin ilk yılları verem, çiçek, sıtma, trahom gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadelenin yoğun olarak başlatıldığı yıllardır. Bu çerçevede 1950’li yıllara gelindiğinde önemli bir mesafe kaydedilmiş ve adı geçen hastalıkların sayıları büyük oranda azaltılmıştır. 1957 yılındaki son vakadan bu tarafa çiçek hastalığı ülkemizde yok edilmiştir.
1960’lı yıllar çocuk ve erişkin aşılamalarında yeni aşılamaların uygulamaya konulduğu dönemdir. Ancak, aşılama oranları uzun yıllar istenen oranlara bir türlü ulaştırılamamıştır. Yıllar boyunca aşılama oranları yüzde 70-80’ler civarında seyretmiştir. 2002 yılına geldiğimizde bu oran maalesef yüzde 78’dir. Ülke ortalaması yüzde 78 gibi düşük bir düzeydeyken, il düzeyinde yüzde 50 aşılama oranına bile ulaşamamış çok sayıda ilimiz mevcut idi 2002 yılında. Bunlara örnek olarak Ağrı, Diyarbakır, Hakkâri, Şırnak gibi illerimizi sayabiliriz.
2003 yılından itibaren koruyucu sağlık hizmetlerinin ve bu kapsamda aşılamanın öncelikle ele alınması ve aşılama çalışmalarına ayrılan bütçenin 7 kat artırılması ve personel istihdamındaki yeni politikalar sonucu önemli başarılara imza atılmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
127 konuşma daha · 13 Aralık 2007