Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Edirne Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 125. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Ağustos 2026 · 462 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Akalın (İYİ Parti), 10 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 462 kelime.
Mehmet Akalın (İYİ Parti, Edirne). “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim tutanağı, 10 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akalin-2026-08-10-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148479
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET AKALIN (Edirne)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 2'nci maddesi, "örgüt" ve "kurul" kavramlarını tanımlamaktadır fakat burada birkaç satırlık teknik bir tanımdan çok daha fazlası vardır. Bu madde Türk devletinin terör karşısındaki hukukunun sınırlarını ve Türk milletinin adalet hakkını nasıl kullanacağını doğrudan ilgilendirmektedir. Bu madde PKK/KCK terör örgütünün bağlı bütün oluşumlarıyla birlikte kapsama alındığını belirtiyor. Şimdi, soruyoruz: Kimdir bu bağlı oluşumlar? Biraz önce Komisyon Başkanımız PYD'nin, YPG'nin olduğunu söyledi. SDG de burada var mıdır, PJAK var mıdır? Bağlılığın ölçüsü komuta zinciri midir, finansman mıdır, personel geçişi mi, silah ve lojistik destek midir? Sonra, buna kim karar verecek? Yürütmenin ağırlıkta olduğu bir kurul mu, yoksa Türk milleti adına hüküm veren bağımsız ve tarafsız mahkemeler mi? Terörle mücadele hukukunda böylesine kritik kavramlar siyasi yoruma bırakılamaz. Terör örgütleri isim, amblem veya coğrafya değiştirerek Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukundan kaçamaz.
Üstelik, bu teklifte ciddi anayasal sorunlar vardır. Anayasa’nın 2'nci maddesi hukuk devletini, 9'uncu maddesi yargı yetkisini, 10'uncu maddesi eşitliği, 36'ncı maddesi hak arama hürriyetini, 38'inci maddesi kanunilik ilkesini, 125'inci maddesi ise idarenin yargısal denetimini güvence altına almaktadır. Yürütme ağırlıklı bir kurulun ceza adaletinin sonuçlarını etkileyebileceği bir sistemde bu anayasal güvencelerin tamamı tartışmalı hâle gelmektedir. Peki, soruyorum sizlere: Şehit ailesi hangi kapıyı çalacaktır? Gazi hakkını nerede arayacaktır? Terör mağdurunun adalet talebi hangi siyasi hesabın arkasında bırakılacaktır?
Değerli milletvekilleri, Türk milletinin adalet hakkı pazarlık konusu yapılamaz. Şehit ailesinin acısı siyasi takvimlere bağlanamaz. Gazinin hukuku bir geçiş sürecinin maliyeti sayılamaz. Biz terörün sona ermesini istiyoruz. Silahlar teslim edilsin, komuta yapısı dağıtılsın, finans kaynakları kurutulsun, Türkiye'nin içindeki ve dışındaki bütün uzantılar tasfiye edilsin. Biz "terörsüz Türkiye" hedefine karşı değiliz, Türkiye'nin terörden tamamen arındırılması milletimizin ortak arzusudur. Biz ulus devletten ve kardeşlikten yanayız. Biz Türkiye'de kâmil bir demokrasiden yanayız ancak terörsüz Türkiye'ye giden yol Anayasa'yı aşındırarak, hukuk devletinin sınırlarını belirsizleştirerek, şehitlerimizin ve gazilerimizin hakkını geri plana iterek kurulamaz. Adına ne denilirse denilsin ortaya konulan düzenleme hukuka, Anayasa'ya ve Türk milletinin millî çıkarlarına uygun olmak zorundadır. Bu şartları taşıyan bir yasa teklifine "Terör sona ersin." gerekçesiyle hukuki meşruiyet kazandırılamaz. Terörün silah bırakması ayrı, Türk milletinin hukukundan ve adaletinden vazgeçmesi apayrı bir meseledir. Millî dayanışma mağdurun hukukunu feda ederek kurulamaz, toplumsal bütünleşme şehidin hakkını görmezden gelerek sağlanamaz.
Şimdi, sözlerimin sonuna gelirken Türk milletinden buraya yani İYİ Parti Grubuna özellikle bakmasını istiyorum. İşte, burası Kürşad'ın 40 çerisidir. (İYİ Parti sıralarından alkışlar) İşte, burası Bandırma Vapuru'dur. İşte, burası Erzurum Kongresi'dir. İşte, burası Millî Mücadele'nin kadrolarıdır. İşte, burası teslim olmayanların safıdır. İşte, burası Türk milletinin safıdır. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Buradan açıkça ilan ediyoruz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
MEHMET AKALIN (Devamla)Biz bu teklife "hayır" diyoruz. Şehitlerimizin hakkını, gazilerimizin onurunu, Türk milletinin ve devletinin hukukunu ve millî çıkarlarını her şartta, her zeminde ve sonuna kadar savunacağız.
Teklife "hayır" oyu verecek dava arkadaşlarımı ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
106 konuşma daha · 10 Ağustos 2026