İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile denizli milletvekili hasan erçelebi'nin; kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili izmir milletvekili oktay vural'ın; trabzon milletvekili mehmet akif hamzaçebi ve 15 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy ve 17 milletvekilinin; bartın milletvekili muhammet rıza yalçınkaya'nın; antalya milletvekili osman kaptan ve 2 milletvekilinin; zonguldak milletvekili ali ihsan köktürk ve 8 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve adıyaman milletvekili ahmet aydın'ın benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:463)

Mehmet Akif Hamzaçebi

Trabzon Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Ocak 2010 · 944 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 27 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ'NİN; KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL'IN; TRABZON MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ VE 15 MİLLETVEKİLİNİN; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF PAKSOY VE 17 MİLLETVEKİLİNİN; BARTIN MİLLETVEKİLİ MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA'NIN; ANTALYA MİLLETVEKİLİ OSMAN KAPTAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN; ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ İHSAN KÖKTÜRK VE 8 MİLLETVEKİLİNİN; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ AHMET AYDIN'IN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:463)); konuşma 944 kelime.

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile denizli milletvekili hasan erçelebi'nin; kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili izmir milletvekili oktay vural'ın; trabzon milletvekili mehmet akif hamzaçebi ve 15 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy ve 17 milletvekilinin; bartın milletvekili muhammet rıza yalçınkaya'nın; antalya milletvekili osman kaptan ve 2 milletvekilinin; zonguldak milletvekili ali ihsan köktürk ve 8 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve adıyaman milletvekili ahmet aydın'ın benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:463)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-23-2010-01-27-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlarda-deg (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının birinci bölümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimi ifade etmek üzere söz aldım. Sözlerime başlarken sizi saygıyla selamlıyorum.

15 maddelik tasarının öne çıkan üç tane düzenlemesi var. Birincisi, 5084 sayılı Kanun kapsamında olup uygulaması 2009 yılı sonunda sona eren teşviklerden işveren sigorta priminin hazinece karşılanması yönündeki desteğin 2012 yılı sonuna kadar uzatılması. İkinci ve çok geniş kitleleri ilgilendiren bir diğer düzenleme ise, Sosyal Sigortalar Kurumu emeklileri ile BAĞ-KUR emeklileri ve tarım emeklilerinin emekli maaşlarında 60 lira baz alınarak yapılan bir düzenleme, iyileştirme ve üçüncü önemli düzenleme de bu emekli maaşlarına yönelik olarak yapılan düzenlemenin finansmanını oluşturmak üzere, Türkiye'de faaliyette bulunan bankaların harç yükümlülüğünün artırılması; üç düzenleme kamuoyunda öne çıktı. Bunun yanında, İşsizlik Sigortası Fonu’na ve İş Kurumu Kanunu’na yönelik olarak yapılan çeşitli düzenlemeler de tasarıda yer almaktadır. Ben bu üç düzenleme üzerinde esas itibarıyla durmak istiyorum.

Emekli maaşlarında yapılan iyileştirmenin boyutunun 3 milyar 42 milyon lira olduğunu ilgili bakan Komisyonda ifade etti. 3 milyar TL’lik bir kaynak gerekiyor bu maaşların artırılmasında kullanılmak üzere. Yine, bu bağlamda bankalara getirilen harç yükümlülüğünün boyutunun ise 400 milyon TL olduğu biraz önce Sayın Maliye Bakanı tarafından ifade edildi. Burada aslında asıl değerlendirilmesi gereken Hükûmetin gelir ve vergi politikasıdır. Kısa dönemde gelir yaratma kaygıları -bugünkü örneğimizde emekli maaşları için gelir yaratılması kaygısı- hemen elde ne varsa, hangi mükellefler varsa bunların vergi yükünü artırmak gibi bir sonuca götürüyor Hükûmeti. Hükûmetin gelir politikasına, vergi politikasına bakarsak, yıllardan bu yana söylenen ama gerçekleşmeyen birtakım iddialar olduğunu görürüz. Örneğin, kayıt dışının önlenmesi, verginin tabana yayılması, istihdam üzerindeki vergi yükünün düşürülmesi gibi söylemlerin programlarda, acil eylem planlarında çokça yer almasına rağmen fiilen gerçekleşmediğini görüyoruz. 2010 yılında Hükûmetin gelir hedefi, gayrisafi yurt içi hasılaya oran olarak yüzde 21,7’dir, İşsizlik Fonu ve özelleştirme gelirlerinden bütçeye yapılan ilaveleri düşersek 21,7’dir; 2002 yılında bu rakam yüzde 22,7’dir. Bakın, 2010 yılında bütçenin gelir seviyesi 2002’ye göre 1 puan düşmüştür, 1 puan, 2010 yılının gayrisafi yurt içi hasılasıyla 10 milyar TL demektir; yani 2002’deki gelir seviyesini Hükûmet tutturabilmiş olsaydı 2010 yılında elinde 10 milyar TL fazla kaynak olacaktı. O nedenle, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine verdiği ve 3 milyar TL tutan kaynağın çok daha fazlası Hükûmetin elinde olabilecekti. Bununla memur emeklilerine de kaynak verilebilirdi, yatırım harcamalarına da kaynak ayrılabilirdi. Maalesef, politika başarılı değildir.

“Gelinen noktada elde ne var? Bankalar. Bankaların harç yükünü artıralım.” denmiştir. Evet, bankaların harç yükü artırılabilir, bu konuya herhangi bir eleştiri getirmiyorum. Bankalara harç yükünü artıran yükümlülüğü getirelim ama bunu getirirken de dört başı mamur bir düzenleme yapalım, hesabı iyi yapalım. Bu harç yükümlülüğü, Türkiye’deki bankacılığın önünü kesmesin, şubeleşme hızının önünü kesmesin, ayrıca bankalar üzerinde farklı bir yük yaratmasın, herkesi eşit miktarda etkilesin. Ancak tablo öyle değil, yapılan düzenleme böyle bir sonuç yaratmıyor. 400 milyon TL olarak beklenen harcın toplam gelir tutarı, bazı bankaların kârının yüzde 40’ını götürürken bazı bankalarda kârın yüzde 2’sinin bile altına düşebilmektedir.

Şimdi, Anayasa’mız bir kural koymuş: “Herkes, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.” Yani vergi mali güce göre alınır. Burada denilecektir ki “Bu harçtır, harçta mali güç aranmaz.” Evet, doğru, kural olarak, harç, mali yüke göre alınan bir yükümlülük değildir, mali güce göre alınmaz. Doğrudur, harçları tespit ederken kişinin mali gücüyle ilgilenilmez. Harçta devletin yaptığı bir işten veya sunduğu bir hizmetten yararlanma vardır. Bu yararlanmanın karşılığı olarak harç ödenir ancak bu yararlanmanın karşılığı olarak tespit edilen tutarla yararlanılan hizmet arasında makul bir ilişki, makul bir oran olmak zorundadır. Eğer, bu oranı bozarsanız, bu o harcı ödeyen kişinin, kurumun mali gücünü zorlayan bir noktaya gelirse o zaman bu harçta bir dengesizlik vardır. Şimdi, bazı bankalarda kârının yüzde 2’sinin bile altına düşen bu harç miktarı, şubesi az olan bazı bankalarda kârın yüzde 40’ına kadar ulaşabilmektedir. Elimde Bankalar Birliğinin düzenlemiş olduğu tablolar var, bu tablolar İnternet sayfalarında mevcut. Türkiye’de 46 banka var. Türkiye’deki 46 bankadan 33’ü mevduat bankasıdır, 13’ü kalkınma ve yatırım bankasıdır. Bütün bankalar için siz aynı tutarda harç getirirseniz ve bu harç bütün bankalar üzerinde çok farklı yükler yaratırsa “vergide adalet” dediğimiz ilkenin dışına çıkmış olursunuz. Vergide adalet, herkesin mali gücüne göre vergi ödemesini gerektirir yani Türkiye’deki toplam vergi yüküne herkesin mali gücü oranında katkıda bulunmasını ifade eder. Yapılan düzenleme bunun boyutunu aşmıştır, vergide adalet ilkesini, vergide mali güce göre eşitlik ilkesini, Anayasa’nın 10’uncu maddede ifadesini bulan “Herkes kanun önünde eşittir.” ilkesini zedelemiştir ancak bir çözüm öneriyorum ben, çözüm şudur: Şimdi, öyle anlaşılıyor ki Hükûmet bu düzenlemeyi yapacaktır, buradan belki de hiçbir değişiklik olmadan geçecektir. En azından, bu düzenlemeyi geçici bir süre için yapalım, üç yıllığına örneğin. Bizim, bu yönde bir önergemiz vardır. Evet, mademki emekli maaşlarının finansmanı için Hükûmet yola çıktı, en azından üç yıllığına bu düzenleme yapılır, geçici bir düzenleme olur. Üç yıl içerisinde, yine, Hükûmet veya 2011 seçiminden sonra görev alacak hükûmetler bu düzenlemeyi bir daha değerlendirir, bakarlar, başka gelir kaynakları bulabilirler veya bankalar içerisinde bunu daha adil bir yapıya kavuşturabilirler. Aksi takdirde, Türkiye’de bankacılığın önünü de kesebilecek bir düzenleme olacaktır. Bankalar 2010 yılında yeni şube açma programı yapıyor, çok sayıda yeni açılacak şube var. Bu şubelerin açılması frenlenebilecektir, bu da istihdama olumsuz etki yaratacaktır. Türkiye’de 7.500 kişiye bir banka düşerken Avrupa Birliğinde 2.300 kişiye bir banka düşmektedir. Yani bir düzenleme yapalım, bunu bankalardan alalım ama makul bir şekilde alalım, bir dengeyi de kuralım. Onun için, biz bunun geçici bir dönem için yapılmasını öneriyoruz, o yönde bir önergemiz sizlerin bilgisine sunulacaktır.

Bu çerçevede yine bu düzenlemenin “dördüncü bölge” olarak isimlendirdiğimiz bölgelerde de alınmaması şeklinde bir değişikliğe tabi tutulmasının mümkün olacağını düşünüyoruz. Dördüncü bölge teşvik edilen bölgedir. Bu yapılabilir, başka çok çeşitli unsurlar, alternatifler bu çerçevede dile getirilebilir.

Gündeme getirmek istediğim ikinci konu, uzatılan teşviklerle ilgilidir. 5084 sayılı Kanun’un, sigorta priminin işveren hissesinin organize sanayi bölgeleri ile endüstri bölgelerinde tamamı, diğer bölgelerde ise…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

86 konuşma daha · 27 Ocak 2010

86 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook