Belediyeler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.509)
Trabzon Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Haziran 2010 · 489 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 16 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BELEDİYELER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.509)); konuşma 489 kelime.
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Belediyeler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.509)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-23-2010-06-16-belediyeler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-509 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tasarının en önemli maddelerinden birisini görüşüyoruz. Geçici madde, “kentsel dönüşüm” adı altında bu tasarıyla yapılmış olan düzenlemelerin mahkemelerde hâlen görülmekte olan davalara da uygulanacağını öngörmektedir. Bu düzenleme hukuk devletine aykırıdır. Görülmekte olan davalarla ilgili olarak eğer bu davaların lehtarlarına bu tasarı herhangi bir hak getiriyor ise, onların durumlarında bir iyileştirme yaratıyor ise tabii ki uygulanması gerekir. Bu, hukuk devletinin genel kuralıdır. Böyle bir düzenleme olmasa dahi bu haktan, getirilen yeni olanaklardan dava sahipleri, davacılar yararlanır ama davacıların aleyhine bir düzenleme yapıyorsanız bunu görülmekte olan davalara uygulamazsınız, bu, hukukun genel kuralıdır. Hukuk devleti kazanılmış haklara saygı demektir. Hukuk devleti vatandaşlarına hukuk güvenliği sağlayan devlettir. Hukuk güvenliği, bütün vatandaşların yarın hangi kurallara tabi olacağını bugünden bilmesi demektir. Bugün bilinen kuralı yarın değiştirirseniz bu hukuk devletini ayaklar altına almaktır.
Şimdi burada okunan önergeler ile bir ikinci adım daha atılmaktadır. İktidar partisine mensup milletvekillerinin imzaladığı, biraz önce okunan, Genel Kurulun bilgisine sunulan önergeyle bu hukuksuzluk bir adım daha ileri götürülmektedir. Eğer önerge kabul edilirse mahkemeleri sonuçlanmış, davaları sonuçlanmış, hüküm kesinleşmiş ise, bu hüküm henüz uygulanmış değil ise -uygulanmayan birçok hüküm var Ankara’da Dikmen Vadisi Projesi’nde- bu hükme konu olan olaylar hakkında da bu yasa hükümleri uygulanacaktır. Bu, çok açık, net, Anayasa’ya aykırıdır. Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrası mahkeme kararlarına yasama ve yürütme organları ile idarenin uymak zorunda olduğunu belirtir. Yine bu organlar ile idare, mahkeme kararlarının uygulanmasını hiçbir şekilde geciktiremez. Şimdi denilebilir ki “yasama organı yeni bir yasa yapıyor. Dolayısıyla, bu, herhangi bir şekilde yargıya müdahale değildir.” Ancak Anayasa Mahkemesinin daha önce benzer konularda vermiş olduğu kararlar dikkatle incelenirse yasama organının bu konuda böyle bir tutum takınarak yasal düzenleme yapmış olmasını Anayasa Mahkemesi Anayasa’ya aykırı bulmuştur.
Şimdi, ben, bu önergenin, bırakın bu maddenin kabul edilmesini, bu önergeyle bir adım daha ileriye gidilerek hukuksuzluğun bu tasarının bünyesinde çok daha kuvvetli bir şekilde ifade edilmesini, önerge sahipleri açısından yasama sürecine Anayasa yönünden bir müdahale olarak görüyorum, Anayasa’ya aykırı bir müdahale olarak görüyorum.
Sanıyorum ki önerge sahibi arkadaşlar bunu kendileri hazırlamadılar. Ankara Büyükşehir Belediyesi patentli bir önergeyi konuşuyoruz. Bakın, bu teklif de hükûmet tasarısı olarak gelmemiştir, kanun teklifi olarak gelmiştir çünkü problemli konuları, Anayasa’ya aykırı konuları düzenlemektedir. Hükûmet böyle bir konuyu Bakanlar Kurulu olarak imza altına almaktan çekinmiştir, bunu milletvekillerine bırakmıştır. Şimdi söz alabilir arkadaşlar, diyecektir ki: “Efendim, İç Tüzük milletvekillerine kanun teklif etme hakkı veriyor, biz de bu hakkımızı kullanıyoruz.” Bununla ilgisi yoktur. Bu tasarı bitecek, bundan sonra Kamulaştırma Kanunu’nu göreceğiz. Onun da Ankara Büyükşehir Belediyesi patentli bir Kanun Tasarısı olduğunu, burada o tasarıyı görüşürken sizlerin dikkatine sunacağız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizlerden ricam şudur: Gelin, ara verelim, bu hukuksuz önergeyi oylamayalım, bu hukuksuzluğu buraya taşımayalım. Kentsel dönüşüm adı altında yapılan düzenlemeler esasen şehirciliğin, belediyeciliğin temel bir kavramına çok daha farklı işlevler yüklenmesinden başka bir şey değildir. Kentsel dönüşüm belediyeciliğin gerekli bir kavramıdır, gerekli bir müessesesidir. Kentsel dönüşüm nedir? Kentin sanayi bölgesine konut fonksiyonunu vermektir, kentin konut bölgesine ticaret fonksiyonunu vermektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 16 Haziran 2010