İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 130. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)

Mehmet Akif Hamzaçebi

Trabzon Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 130. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Temmuz 2010 · 517 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 7 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DISİŞLERİ BAKANLIIĞININ KURULUŞ VE VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.524)); konuşma 517 kelime.

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)”. TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-23-2010-07-07-disisleri-bakanliiginin-kurulus-ve-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-524 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2 Temmuz 2010 tarihinde, yani geçen hafta cuma günü Dışişleri Bakanlığı Teşkilat Kanunu Tasarısı üzerinde görüşmelere başladık.

Bu tasarının 1’inci maddesi üzerinde verdiğimiz önergede aldığım söz üzerine yaptığım konuşmada, Sayın Dışişleri Bakanının 90’lı yıllarda yazmış olduğu bir makaleden alıntılar yaparak, onları Parlamentonun bilgisine sunarak Sayın Bakana bazı sorular sormuştum.

Sorularım şuydu: Cumhuriyeti kuran kadroları, cumhuriyet devrimlerini inkâr eden, cumhuriyet devrimlerinin Türk toplumuna âdeta ayak bağı olduğunu ifade eden ve cumhuriyeti kuran kadroları psikolojik dengesizlikle suçlayan bir yaklaşıma sahip olan bu makalenin Sayın Bakan bugün arkasında mıdır? Sayın Bakan cumhuriyetin değerlerini ne kadar içselleştirmiştir? Türk dış politikasına yön verirken cumhuriyetin değerlerinden ne kadar güç almaktadır?

Bu makale 90’lı yıllarda yazılmıştır. Olabilir; o yıllarda öyle yazmıştır, bugün Sayın Bakanın düşüncesi farklı olabilir. Bu düşüncesindeki farklılaşmayı ifade etmesinden de mutlu olacağımı ifade ettim. Tasarının 1’inci maddesinde bunu söyledim.

Tasarının 23’üncü maddesine gelinceye kadar Sayın Bakanın bu konuda yapmış olduğu herhangi bir açıklama yok. 23’üncü madde üzerinde Sayın Kamer Genç’in yaptığı konuşmada, Sayın Genç benim konuşmamdan yaptığı alıntılarla Sayın Bakana benzer soruları yöneltmiş, Sayın Bakan bunun üzerine söz alarak çok ağır cümlelerle Sayın Genç’i eleştirmiştir. Şüphesiz o ağır eleştirilere Sayın Genç uygun bir şekilde bir değerlendirme yapıp cevap verir, ben onun için huzurunuzda değilim ama Sayın Bakanın Sayın Genç’in eleştirilerine karşılık vermiş olduğu cevap “siyasette amaca ulaşmak için her yol mübahtır” yaklaşımını akla getiriyor. Sayın Bakan diyor ki: “Ben o makalenin hiçbir yerinde cumhuriyetle bir problemim olduğunu ifade etmedim. Nereden çıkarıyorsunuz? Bu cümleler var mı?” Şimdi, ben o cümleleri tekrar okuyorum. Evet “cumhuriyet” kelimesi geçmiyor ama bu tip, böyle, bu okunan makaleyi anlayamayacak seviyede Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerini görmüş olmasından dolayı Sayın Bakana üzüntülerimi ifade ediyorum; cümleler şu; Sayın Bakan, Huntington’ın medeniyetler çatışması tezi etrafında ortaya koyduğu: “Türkiye ne Batılı olabilmiştir ne Doğulu olabilmiştir; Türkiye İslam dünyasıyla Batı dünyası arasında parçalanmıştır, parçalanmış bir toplum yapısı vardır. Kemalizm başarısızlığa uğramıştır. Türkiye laikliği bir kenara atsın. Türkiye İslam dünyasının liderliğine oynasın.” Huntington’un tezi budur. Sayın Bakan Huntington’un bu tezine sahip çıkar “Türk aydınının bunu iyi bilmesi, iyi tespit etmesi gerekir.” der ve devam eder, kendi cümleleriyle okuyorum: “Türk toplumunda son iki asırdır yaşayan elit kitle ilişkisi son derece çarpık bir düzlem üzerinde gelişmiş ve parçalanmış bir toplum yapısı ortaya çıkarmıştır. Parçalanmış toplum yapısının en önemli nedeni, güçlü bir medeniyet birikimine sahip bir toplumu başka bir medeniyete kuyruk yapmak isteyen elitin yaşadığı psikolojik dengesizlik hâlidir.” Türkiye’de, Türk toplumunda dönüşümü sağlayan bizatihi cumhuriyetin kendisidir, cumhuriyet projeleridir. Cumhuriyetin projesi, Türk toplumu için ortaya koyduğu proje, modernleşme projesidir. Modernleşme uygulamada “Batılılaşma” olarak ifadesini bulmuştur. Bu çerçevede birçok yasal düzenleme yapmıştır Türkiye Cumhuriyeti. Medeni Kanun’u almıştır. Çok önemli bir değişikliktir. 1937 yılında Anayasa’sına laiklik ilkesini koymuştur. Laiklik ilkesinin başlangıcı aslında Medeni Kanun’un kabulüdür.

Bakın, dönüşüm bununla başlıyor. Sayın Bakan bu dönüşümü “Büyük bir medeniyete sahip bir toplumu bir başka medeniyete kuyruk yapmak isteyen anlayış” olarak tanımlıyor. Bu, cumhuriyetle, cumhuriyet devrimleriyle, cumhuriyetin ilkeleriyle problemi olan bir anlayışı yansıtmaktadır. Eğer Sayın Bakanın cumhuriyetle herhangi bir problemi yok ise -bu payı yine bırakıyorum Sayın Bakana- 23 madde süren görüşme içerisinde şu kürsüye gelip veya yerinden söz alarak…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

64 konuşma daha · 7 Temmuz 2010

64 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook