Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)
Trabzon Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 138. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Temmuz 2010 · 453 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 21 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 453 kelime.
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Terörle Mücadele Kanunu ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı’nın son maddesini görüşüyoruz. Bu tasarı, Terörle Mücadele Kanunu ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda yer alan çeşitli ceza hükümlerinin hafifletilmesine, indirilmesine veya kaldırılmasına yönelik düzenlemeler içeriyor. Bu düzenlemelerin önemli bir kısmı çocuklara yöneliktir.
Bir kanunun ceza sistemini değerlendirirken iki şeye bakmak gerekir: Cezanın birinci özelliği caydırıcı olmasıdır, ikinci özelliği de ıslah edici olmasıdır. Dolayısıyla, hangi konuda hangi ceza sistemini kuruyorsanız kurun bu iki özelliği aramak gerekir.
2006 yılında Terörle Mücadele Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, çeşitli diğer kanunlarda yapılan değişikliklerle cezalar artırılırken, bugün daha farklı bir noktada, daha farklı bir atmosferde, farklı bir psikolojiyle bu cezalar indirilmektedir. Dolayısıyla, bakmamız gereken, caydırıcılık var mı? 2006 yılındaki düzenlemelere baktığımızda bunun caydırıcı olmadığını söyleyebiliriz. O cezalarla çocuklarımızın terör olaylarına, daha doğrusu Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek suretiyle o toplantılara katılmalarına engel olabilmiş değiliz. Peki, bu cezalar hafifletilirken bütün bunlar önlenecek mi? Hayır. Yani, bu tasarıdan bunu beklemek yanlış olur. Bu tasarının hedefinin bu olmaması gerekir, bu değil.
Çocuklar, çocuklarımız bu eylemlere, izinsiz gösterilere, izinsiz toplantılara kitle psikolojisinin etkisiyle katılmış olabilir. Bir başkasının yönlendirmesiyle katılmış olabilir. Terör örgütünün veya bir başka örgütün yönlendirmesiyle katılmış olabilir veya kendi iradesiyle katılmış olabilir. Ama çocuklarımız bu eylemlere hangi nedenle katılmış olursa olsun biz onları feda etmemeliyiz. Bir hatanın, bir kusurun, bir kabahatin bu çocuklar tarafından hayat boyunca çekilmesini, onların hayatlarının karartılmasını istememeliyiz. Onların hayatının kararmasına izin vermemeliyiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, biz, bu tasarıya, tasarının çocuklarla ilgili düzenlemelerine bu gözle bakıyoruz.
Çocuklar bizim çocuklarımızdır. Onları kazanacağız. Onların, bir hatanın kurbanı olarak hayatlarını feda etmeyeceğiz. Çocuğu çocuk olarak göreceğiz. Bu, uluslararası sözleşmelerin de gereğidir. Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi bunu emreder. O sözleşmenin gereğini Türkiye Cumhuriyeti yerine getirmek zorundadır.
Biz, tasarıda bazı düzenlemeleri de eksik gördük, daha ileri gidebiliriz, yani amaç, daha çok demokrasi, daha çok insan hakları, daha çok çocuk koruma olmalıdır. Bu noktalarda eksiklikler gördük, onu ilgili maddelerde arkadaşlarımız ifade ettiler. Bunları, umarım, ileride gerçekleştirme imkânı bulabiliriz.
Terör bu yasayla önlenir mi? Hayır. Bu tasarıdan böyle bir şeyi beklemek de doğru değil ama terörün elindeki silahları, terörün elindeki malzemeyi onun elinden almak gerekir. Çocuklarımızı daha rahat, daha özgür bırakmalıyız. Terör, bir büyük önlem paketiyle önlenir; ekonomik yönü olur bu paketin, kültürel yönü olur, sosyal yönü olur, daha güçlü bir sosyal devlet uygulamasını gerektirir. Bu çok daha kapsamlı bir konu. Bu proje, bu tasarı o paketin, o projenin bir parçası olduğu zaman bunlar başarıya ulaşacaktır. Burada doğru bir şey yapılıyor.
Tasarının tereddüt yaratan maddeleri de vardır, geçici 1’inci madde bunlardan birisidir, burada bir belirsizlik vardır ancak buradaki belirsizliğe tasarının tümünü feda edecek bir anlayışa sahip değiliz. Tasarıya prensip olarak olumlu baktığımızı… (AK PARTİ sıralarından “Oy vermiyorsunuz.” sesi)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 21 Temmuz 2010