İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 139. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Hatay'ın ana vatana katılışının 71'inci yıldönümü münasebetiyle

Mehmet Akif Hamzaçebi

Trabzon Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 139. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Temmuz 2010 · 753 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 22 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HATAY'IN ANA VATANA KATILIŞININ 71'İNCİ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 753 kelime.

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Hatay'ın ana vatana katılışının 71'inci yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-23-2010-07-22-hatay-in-ana-vatana-katilisinin-71-inci-yildonumu-munasebetiyle (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Maliye Bakanlığı bünyesinde Vergi Denetim ve Koordinasyon Kurulu kurulmasını öngören madde üzerinde verdiğimiz önerge nedeniyle söz aldım. Sözlerime başlarken sizi saygıyla selamlıyorum.

Vergi Denetimi ve Koordinasyon Kurulu maddede belirtilen görevleri yapacaktır. Ancak bu maddenin ulaşmak istediği amacın gerçekte siyaset kültüründe olmadığını, siyaset kültüründe olmaması nedeniyle vergi denetimi konusunda siyasetin etkisinin hissedildiğini, yaşandığını, böyle bir dönemin içinde olduğumuzu belirtmek isterim. Ayrıca, böyle bir Kurulda Bakanlığın bütün denetim elemanları temsil edilirken vergi denetmenleri gibi son derece kapsamlı ve geniş denetim yapan, sayıca oldukça kalabalık olan ve güçlü olan bir birimin burada temsilcisinin olmamasını eksiklik sayıyorum. Madde, yazım itibarıyla artık amacından uzaklaşmıştır, “yarı özerk gelir idaresi” kavramına uygun olmayan bir niteliğe bürünmüştür. Dolayısıyla, böyle bir yazımda vergi denetmenlerinin temsilcisinin de olmasını teknik olarak doğru bulduğumu ifade etmek isterim.

Değerli arkadaşlar, bu maddeden önceki madde olan 25’inci madde üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Nurettin Canikli, geçen hafta cuma günü yapmış olduğu konuşmada, AKP döneminde vergi denetiminde nasıl olağanüstü bir adalet sergilediklerini ifade etti.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Doğru!

ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Aydın)Yalandan kim ölmüş!

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla)Sayın Canikli “Geçmişte olduğu gibi birileri de bazı mükellefler için, büyük mükellefler için ayrıcalık istiyorsa bu artık yok.” diyor. Yani, geçmiş dönemde bazı büyük mükellefler kayrılıyordu demek istiyor. Aradaki tek fark, yani AKP dönemiyle önceki dönemler arasındaki tek fark, artık ayrıcalık yok, hiç kimse dokunulmaz değil, herkes eşit, objektif olarak incelemeye muhatap. Yine konuşmasının bir başka yerinde aynen şu şekilde söylüyor: “Geçmişte, uzun yıllardan beri vergi incelemeleri, genelde orta ve küçük mükellefler nezdinde yapılır.” Yani, siyaset, geçmişte büyük mükelleflerin incelenmesini engelliyordu, diyor. Tabii, o dönemin siyasi olarak savunması bana düşmez, o dönemin hükûmetine düşer ama o dönemde sorumluluk üstlenmiş bir bürokrat olarak bu eleştirinin bir açıdan muhatabının da kendim olduğunu düşünüyorum. Üç buçuk yıl Gelirler Genel Müdürlüğü yaptım, yedi yıl süreyle de Ankara ve İstanbul Defterdarlıkları yaptım, gelir idarelerinin henüz defterdarlık bünyesinden alınmadığı dönemlerde. Ben, bu dönemlerde, siyasi makamı üstlenmiş olan kişilerin, sayın bakanların “şunu incele” veya “şunu inceleme” yönünde herhangi bir talimatı değil, telkinini veya imasını bile almış değilim. Bu cümlenin sorumluluğunu bürokrat olarak ben üstleniyorum, Sayın Canikli’nin iddiasının… Böyle bir şey hatırlamıyorum.

Biz sektör incelemeleri yapardık. Bakın, bir sektörü tespit ederdik… Hangi sektörler incelenecektir, bunlar objektif verilerle tespit edilir, o sektörde ayrım yapılmaksızın herkes incelenirdi. Sayın Canikli bunu söyleyebilecek mi acaba? Ben, Gelir İdaresi Başkanlığının ilgili denetim birimlerinin kendi görev alanlarına düşen konularda ciddi çalıştıklarını biliyorum, hepsi son derece düzgün arkadaşlarımızdır. O yönüyle, bürokrasiye yönelik hiçbir olumsuz değerlendirmem söz konusu olamaz ama bir medya grubuna yönelik olarak yapılan incelemeden Sayın Başbakan haberdar oluyorsa, raporun işleme konulması veya konulmaması aşamasını Sayın Başbakan tespit ediyorsa vergi denetiminde objektiflikten, tarafsızlıktan bahsetmek mümkün değildir. Bundan söz edemeyecek tek parti Adalet ve Kalkınma Partisidir.

Gelir İdaresi Başkanlığı 2000 yılında bir genel tebliğ yayınlamış “Anonim şirketlerde geçici ilmühaberler hisse senedi hükmündedir.” demiş. Vergi hukuku, temel kavramlarını maddi hukuktan alır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla)Ticaret hukuku bazı kavramları tanımlamışsa bu tanımları alır, onun üzerine kendi sistemini kurar. Vergi kanunlarında “ilmühaber” diye bir kavram yoktur. Geçici ilmühaber, anonim şirketlerde hisse senedi çıkarılıncaya kadar onun yerine kaim olmak üzere çıkarılan bir belgedir, sahiplerine hisse senedinin sağladığı bütün hakları sağlar. Ticaret Kanunu bunu söyler ve ilmühaberler, Gelir İdaresinin genel tebliğinde “Hisse senedi gibi değerlendirilir.” şeklinde açıklanmıştır. 2000 yılından bu yana açıklanmış, istikrar kazanmış bir uygulama.

Siz bir medya grubuna kızıyorsunuz diye, size yönelik, sizi eleştiren yayınlar yapıyor diye “Ben bunu tanımam. Katma Değer Vergisi Kanunu geçici ilmühaber demiyor. O hâlde geçici ilmühaberin devrini ben katma değer vergisine tabi tutarım.” derseniz, siz vergi denetiminde objektiflikten söz edemezsiniz. İstediğiniz kadar merkezde rapor okuma komisyonları kurun, istediğiniz kadar bunları kanuna taşıyın, bu kültür, denetime müdahale etme kültürü sizin aklınızda olduğu sürece burada bağımsız bir özel idare yarattığınızdan söz edemezsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla)Sayın Başkan, son cümlem.

BAŞKANBuyurun efendim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla)İstediğiniz yasayı geçirin, sizin aklınızda, sizin düşüncenizde, sizin kültürünüzde denetime müdahale etmek, onu şekillendirmek, Türkiye’nin her tarafını şekillendirmek düşüncesi varsa demokrasi olmaz. İstediğiniz yasayı çıkarın… Bu yasa da onlardan biridir. Şeklen birçok şey burada yazılıyor, şöyle olacak, böyle olacak… Fiilen siyaset müdahale etmek istiyorsa edecektir, bürokrasinin direncini kıracaktır. Gelin, gerçekten yarı özerk idareyi, Gelir İdaresini yaratalım. Bu idareyi, insan kaynakları yönünden, yönetim yönünden, kapasite yönünden güçlü olan bu idareyi daha ileriye taşıyalım, daha özerk alanlar yaratalım kendilerine ama maalesef bu tasarıda bu yok.

Sözlerimi bitiriyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

102 konuşma daha · 22 Temmuz 2010

102 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook