Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)
Trabzon Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 23. Birleşim · 5. yasama yılı · 30 Kasım 2010 · 497 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 30 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 497 kelime.
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-23-2010-11-30-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ekim ayının son haftasında bıraktığımız Sayıştay Kanun Teklifi görüşmelerine bugün devam etmeye başlamış bulunuyoruz. Aslında ekim ayında yapılan bir değişiklikle Sayıştay Kanunu özünden koparılmıştır. Sayıştay artık on altı yıldan beri yapmakta olduğu performans denetimini yapamayacaktır. Çünkü iktidar partisi böyle istemiştir. Bundan sonraki maddeleri görüşmenin hiçbir anlamı yoktur. Denetim istemeyen, yapmış olduğu yolsuzlukların denetlenmesini istemeyen bir hükûmet anlayışı, bu tasarının içerisine girmiştir. Burada, iktidar partisinin grup başkan vekili çıktı, bir konuşma yaptı 27 Ekim tarihinde. Şöyle diyor Sayın Canikli, meslektaşım şöyle diyor: “Burada yapılan konuşmaları gerçekten hayretle ve ibretle izliyorum.” Sayın Canikli olduğu için, eski bir maliyeci, konuşmalarını ciddiye alırım, takip ederim. Devam ediyor: “Biz 12 Eylülde bir anayasa değişikliği yaptık ve orada değiştirdiğimiz maddelerden bir tanesi de Anayasa'nın 125'inci maddesiydi ve yargının denetim sınırını çizerken orada yerindelik denetimi yapamayacağını, kendisini idarenin yerine koyarak takdir yetkisini ortadan kaldırıcı bir denetim yapamayacağını çok net bir hüküm olarak ortaya koydu ve milletimiz tarafından da kabul edildi.” Ön sıralarda, burada konuşan iktidar partisi milletvekillerine destek amaçlı laf atan bir arkadaşımız da “CHP’liler Anayasayı okumamış.” anlamında bir laf atıyor. Anlıyorum o arkadaşı, bir maliyeci arkadaşın buradaki konuşmasını ciddiye alıyor, önemsiyor ve ona inanıyor. Şimdi, değerli arkadaşlar, güzel bir sözümüz vardır: Deveye sormuşlar: “Boynun niye eğri?” O da “Nerem doğru ki.” demiş. Bu lafın neresini ben düzelteyim! Birincisi: Sayın Canikli’ye şu Anayasa’yı bir daha okumasını öneririm. Yüksek mahkemeleri sayıyor burada. Sayıştay yüksek mahkemeler arasında değildir, bir yargı mercisi değildir. Dolayısıyla, 12 Eylülde yapılan referandumda kabul edilen değişiklik Sayıştayı kapsamıyor, onunla ilgisi yok. İki: Görüştüğümüz Sayıştay Kanun Teklifi’nin 35’inci maddesinde Sayıştayın yerindelik denetimi yapamayacağı zaten yazılı. Sayıştay yerindelik denetimi yapamaz, ayrıca idarenin takdir yetkisini sınırlayacak şekilde herhangi bir karar alamaz. Gayet açık, net. Peki, 35’inci maddede bu yazılmışken, teklifin 7’nci maddesinin altı numaralı bendinde “Sayıştay kararları, performans denetimine ilişkin kararları hukuki ve mali açıdan sorumluluk yaratmaz.” dendiği hâlde, neden “Sayıştay performans denetimi yapamaz.” şeklinde iktidar partisinin önergesi kabul edilmiştir? Niyet samimi değildir. Niyet, Sayıştayın gündeminde bulunan üç tane raporu işlemden kaldırmaktır değerli arkadaşlar. Bunu burada dikkatinize bir kez daha sunuyorum. Karadeniz Sahil Yolu Projesi, Deriner Barajı Projesi, Türkiye'de hafif raylı sistemler. Buralardaki performans denetimi raporları, Sayıştay Başkanında mart ayından bu yana beklemektedir. Bu raporları temin etmek mümkün olmadı. Ben grup başkan vekili olarak, milletvekili olarak Sayıştay Başkanından bu raporları veya en azından bu raporlar üzerine Sayıştayca hangi işlemler yapıldığına ilişkin bilgileri istedim, “Raporları veremeyiz.” dediler, “Peki, bilgi verin.” “Bilgi de veremeyiz.” dediler. Neden? Çünkü bir emir, bir talimat, gelen bir talimat Sayıştaya, bağımsız olması gereken Sayıştaya gelen bir talimat uyarınca, o talimatı veren makamca oraya seçilmiş olan Sayın Başkan o raporları tutuyor, tutmak zorunda. O görevi ifa etmek üzere Sayıştay Başkanlığına seçildi. Tablo budur.
Burada görüşülecek herhangi bir teklif yoktur. Sayıştay özünden koparılmıştır. On altı yıldır yaptığı denetimi artık Sayıştay yapamayacaktır, yapmayacaktır. Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarı, bu denetimi kendi dönemi için istemiyor, eski dönemler için yapılan yapılmıştır ama “Benim dönemimde yapılan ihaleleri, işleri Sayıştay performans denetimine tabi tutmayacaktır.” diyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 30 Kasım 2010