İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 47. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)

Mehmet Akif Hamzaçebi

Trabzon Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 47. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Ocak 2011 · 521 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 5 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 521 kelime.

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-23-2011-01-05-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maddenin içeriğine ilişkin olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun herhangi bir olumsuz görüşü yok. İçeriği doğru buluyoruz. Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde yayın yapılabilir. Şu anda da TRT Şeş bu yayını yapmaktadır. Bu yayınlar tüm Kürt kökenli vatandaşlarımızın anlayabileceği ve onların ilgisini çekecek şekilde zenginleştirilebilir de. Benim söz alma ihtiyacım maddeden kaynaklanmıyor, temel yasa olduğu için konuşma fırsatı son derece sınırlı ama bu vesileyle şekle yönelik, bir kelime düzeltmeye yönelik bir öneriyi yaparken kanunun çeşitli maddelerine ilişkin görüşlerimi ifade etmek için söz aldım.

Örneğin tasarının 1’inci maddesinde bir önerge kabul edildi “Medya hizmet sağlayıcıları” ibaresi değiştirildi. Şimdi bu değiştirilirken tasarının diğer maddelerinde bu kavramın geçtiği sanıyorum dikkatlerden kaçtı. Örneğin 3’üncü maddede bu kavram geçti, biraz sonra görüşeceğimiz 6’ncı maddede bu kavram var. Bence tasarıdaki o kavram da doğru. Ha değiştirilebilir, bu şekilde ifade edelim denilebilir, o da olabilir ama o yapılacaksa o zaman diğer maddelerde de bunu değiştirmek gerekir.

Tasarı özenli bir dille hazırlanmış değildir. 8’inci maddeyi örnek vereceğim buna ilişkin olarak. Belki Hükûmet bir hazırlık yapabilir. 8’inci madde, akla gelen her şeyin yazıldığı ve radyo ve televizyon kurmanın Anayasa’da serbest bırakıldığı bir ilke karşısında âdeta televizyon ve radyo yayıncılığı her yönüyle kıskaç altına alınmıştır bu maddeyle. Çok tekrarlar vardır, dil kötüdür. Örnek vereceğim, 8’inci maddede örneğin “hukukun üstünlüğü” kavramı kullanılıyor. Bizim Anayasa’mızda hukukun üstünlüğü kavramı iki yerde geçer, milletvekillerinin yemin maddesi, Cumhurbaşkanının yemin maddesi, 81 ve 103’üncü maddeler, başka hiçbir yerde geçmez. Doğru olan, hukuk devleti ilkesidir. “Hukukun üstünlüğü” kavramını da kullanırız ama Anglosakson hukukunda yer alan bir kavramdır. Eğer Anayasa’ya bire bir uyum sağlayacaksa “hukuk devleti” diyeceğiz, hukukun üstünlüğü onun içerisindedir.

Örneğin, “Dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeme” hususu maddede üç ayrı yerde ifade edilmektedir. Anayasa, bunu, kanun önünde eşitlik olarak düzenlemiştir. Anayasa’nın 10’uncu maddesine yapılacak bir atıf, oradaki ana ilkenin buraya taşınması, bunun üç yerde tekrarını önleyecektir ama buna dikkat edilmemiştir. Örneğin, Anayasa’nın 10’uncu maddesi, kanun önünde eşitlik ilkesini koyarken pozitif ayrımcılığa olanak veren bir düzenleme yapmıştır. Son referandumla da bu konuda bazı düzenlemeler yapılmıştır.

Şimdi, bu pozitif ayrımcılığın ilkeleri orada belliyken maddenin (ğ) bendinde “güçsüzler” diye yeni bir kavram kullanılmıştır. (ğ) bendi diyor ki: “Çocuklara, güçsüzlere ve özürlülere karşı…” Güçsüzler kimdir? Anayasal yönden bir tanımı yoktur. Yeni bir grup yaratıyorsunuz. Kimdir? Ekonomik yönden güçsüz olanlar mı? Mali yönden güçsüz olanlar mı? Medyanın gücü karşısında güçsüz olan bütün vatandaşlar mı? Bu, izaha muhtaç bir tanım.

Yine, “şiddet” kavramı birkaç yerde birden kullanılmış. Örneğin, (ş) bendinde, “Yayınlar, şiddeti özendirici ve kanıksatıcı olamaz.” denmiş. Ayrıca, maddenin (ğ) bendinde, yine, “Yayınlar şiddeti teşvik edemez.” denmiş. Birkaç yerde aynı cümle, aynı anlam tekrar ediyor.

“Haksız çıkar” tanımı izaha muhtaçtır. Yani, haklı çıkarlar olabilir mi? Bunun adı, ticari kuruluşların kuruluş amacı kâr etmektir, kazanç elde etmektir ama bütün kazançları çıkar olarak tanımlamak doğru değildir. Yani, haksız çıkarlar yasak ama başka, bir de haklı çıkarlar var, bunun adı kazançtır. Kazanç sağlamak saiki dışında elde edilen dolaylı menfaatler, bunlar çıkardır, bunun haklısı, haksızı olmaz. Çıkarların bir kısmı doğru, bir kısmı yanlış. Zamanım izin vermediği için bunları çoğaltamıyorum. Sözlerimi burada bitiriyorum ama tasarıda bunun gibi çok sayıda düzeltme vardır, hepsinin düzeltilmesi gerekiyor.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

66 konuşma daha · 5 Ocak 2011

66 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook