Giresun milletvekili nurettin canikli?nin cumhuriyet halk partisine ve chp grubuna sataşması nedeniyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Mayıs 2012 · 209 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 16 Mayıs 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GİRESUN MİLLETVEKİLİ NURETTİN CANİKLİ?NİN CUMHURİYET HALK PARTİSİNE VE CHP GRUBUNA SATAŞMASI NEDENİYLE); konuşma 209 kelime.
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, İstanbul). “Giresun milletvekili nurettin canikli?nin cumhuriyet halk partisine ve chp grubuna sataşması nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 16 Mayıs 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-24-2012-05-16-giresun-milletvekili-nurettin-canikli-nin-cumhuriyet-halk-partisine-ve (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=18580
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin kongrelerinde söz isteyip de, kürsüye çıkmak isteyip de çıkamayan, konuşamayan hiçbir partili arkadaşımız yoktur. Önce bunu ifade edeyim.
İkinci olarak, biraz önce burada “zorbalık, demokrasi, egemenlik, çoğunluğun yönetimi” kavramlarının içinde geçtiği bir tartışma oldu. Demokrasi, sadece çoğunluğun yönetimi değildir. Demokrasiyi sadece çoğunluğun yönetimi olarak alırsak yanlış tanımlamış oluruz. Demokrasi, meşru yönetimlerin iş başına geldiği rejimin adıdır. Meşruiyeti sadece halk egemenliğine indirgersek çok eksik bir tanım yapmış oluruz. Şüphesiz halkın egemenliği meşruiyetin olmazsa olmaz, vazgeçilmez şartıdır ancak sadece buna indirgersek çoğunluğun her şeye karar verdiği bir rejimde çoğunluğun bireyin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlama yönünde alacağı her türlü kararı da arkasında çoğunluk olduğu için meşru kabul etmek gibi bir sonuç ortaya çıkar ki demokrasinin, meşruiyetin bunu amaçlamadığı açıktır. Meşruiyet bir siyasal sistemin, bir hükûmetin, parlamentonun veya benzeri kurumların arkasındaki halk desteğidir. Klasik demokrasideki birinci şart budur ancak bu desteğe bir ikinci şart daha ilave edilmiştir, bu desteğe sahip yönetimler doğru ve adil hareket ettiği sürece meşrudurlar. Doğru ve adil hareket etmek, kararların arkasında toplumun büyük bir çoğunluğunun olması demektir. Sadece Parlamentoya yansıyan çoğunlukla yetinirseniz, kalanı hiçe sayarsanız, o yönetimi meşru saymak mümkün değildir, problem buradadır. AKP’nin uygulamalarında bu anlamda bir meşruiyet sorunu vardır.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
63 konuşma daha · 16 Mayıs 2012