İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 109. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı kanunlar ile kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi

Mehmet Akif Hamzaçebi

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Mayıs 2013 · 557 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 23 Mayıs 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLAR İLE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ); konuşma 557 kelime.

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, İstanbul). “Bazı kanunlar ile kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 23 Mayıs 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-24-2013-05-23-bazi-kanunlar-ile-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=23239

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; benim uyarımdan sonra cep telefonları çalışmaya başladı. Demek ki bütün Meclisin telefonları birisi tarafından iletişime kapatılmış. Bu maddeyle ilgili olarak bilgi alma ihtiyacı duymuştum. Bilgi alma ihtiyacım da şuradan doğdu, açıklayayım da tepki gösteren arkadaşlar neye tepki gösterdiklerini anlasınlar: Şimdi, bir haksızlığı gidermek üzere bu madde getirilmiş ama bu maddede bir eksiklik var. 1973 yılında çıkarılmış olan 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu var. Türkiye’de topraksız köylüye toprak vermek amacıyla çıkarılmış olan bir kanundur ve Şanlıurfa’da bu kanun uygulanmıştır, onun dışında herhangi bir ilde de uygulanmamıştır. Bu kanun uyarınca, Şanlıurfa toprak tarım reformu alanı bölgesi ilan edilmiştir ve o bölgedeki araziler Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığının emrine geçmiştir, o Müsteşarlık da belli kriterler dahilinde büyük çiftçilerin kamulaştırılan birtakım tarım arazilerini topraksız veya az topraklı çiftçilere vermişlerdir. Kamulaştırma yapılmış olmasına rağmen, yani 1973 yılında çıkan bu kanundan sonra kamulaştırma yapılmış olmasına rağmen o kanun da belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere; dağıtılmayan, tahsis edilmeyen, kiralanmayan araziler o kanunun amacında kullanılmamış oluyor. Öyle olduğu hâlde, fiilen bir bölümü bu arazilerin eski malikleri tarafından kullanılıyor. Yer kamulaştırılmış ama topraksız çiftçiye verilmek üzere herhangi bir işlem yapılmamış. O malikler diyor ki: “Bu araziyi bize verin ya da kamulaştırdınız, bunun bedelini bize verin. Otuz yılı aşkın bir zamandır biz bu haksızlığın giderilmesini istiyoruz.” Madde bunu düzeltiyor, bu güzel ama bir eksiklik var. Maddenin yazımından bir tereddüt doğuyor. Bir bölüm çiftçi de bu arazinin maliki idi zamanında. Kamulaştırıldı, elinden çıktı. Kendisi de bu araziden çıkarıldı ama toprak tarım reformu amacıyla kullanılmak üzere herhangi bir şekilde tahsis veya dağıtıma da konu olmadı. Bu malikler de diyor ki: “Bize de paramızı verin ya da araziyi geri verin.” Bu madde kötü yazılmış. Bilgi almak istedim Sayın Bakandan, ilgili bir bürokratını görevlendirsin istedim, kimse yok. Dışarıda arkadaşlarımı, hukukçu arkadaşlarımı, eski bürokrat arkadaşlarımı aramak istedim, telefonla ulaşamıyorum. Bir milletvekilinin görüşülecek olan maddeyle ilgili olarak bilgi edinme ihtiyacı kadar doğal bir şey olamaz. Bu ihtiyaç giderilemiyor ise ortada bir sorun var demektir. Başkanlık makamının “Beni ilgilendirmez, ben devam ederim.” demesini yadırgıyorum. Hele hele iktidar partisi grubuna mensup bir kısım arkadaşların benim bu talebime olağanüstü bir tepki göstermelerini anlayabilmiş değilim. Sayın Canikli bana dedi ki: “Üstat, onu kapsamıyor bu madde.” Çünkü madde öyle yazılmış ki eski malikin yerini devlet kamulaştırmış ama malik de oradan çıkmamış, orayı hâlâ kullanıyor, o araziye tasarruf ediyor. “Biz onun sorununu çözüyoruz.” diyor. Öbür vatandaş ne olacak? Bunu çözerken öbür vatandaşın sorununu niye ortada bırakıyoruz? Bizim önergemizin birinci bölümü onu gidermeye yönelik.

İkinci olarak buraya bir fıkrayı ilave etmek istiyoruz, diyoruz ki: Otuz yıl önce bu araziyi bu dediğimiz vatandaşlardan aldınız, kamulaştırdınız, kendisini de bu araziden çıkardınız. Bu araziyi kendisine geri verelim, artı, otuz yıldır devlet bu araziyi bir başkasına kiraladı, oradan gelir elde etti, başka amaçlarla kullandı. Eski malik otuz yıl süreyle bu araziye tasarruf edemedi. Yoksun kaldığı yararı da giderelim. O da nedir? Bu arazinin yıllık getireceği kira geliri neyse bunu komisyon tespit etsin, kanuni faizle bugüne kadar gelsin, bunu da kendisine ödeyelim.

Değerli milletvekilleri, önerge iyi niyetle hazırlanmış bir maddenin eksik bıraktığı bir konuyu gidermeye yöneliktir.

YAHYA AKMAN (Şanlıurfa)(3)[okunamadı]’üncü fıkrayı okursanız Sayın Hamzaçebi, (3)[okunamadı]’üncü fıkrada var onun cevabı.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla)Hayır, (3)[okunamadı]’üncü fıkra onu düzenlemiyor, ona baktık, o onu düzenlemiyor.

YAHYA AKMAN (Şanlıurfa)“Eşdeğer arazi verir.” diyor.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla)Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

146 konuşma daha · 23 Mayıs 2013

146 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook