Gdo'lu ürünlerle ilgili mevzuat değişiklikleri ve uygulamaları hakkında
Kahramanmaraş Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 126. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Haziran 2010 · 532 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Akif Paksoy (MHP), 30 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GDO'LU ÜRÜNLERLE İLGİLİ MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ VE UYGULAMALARI HAKKINDA); konuşma 532 kelime.
Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş). “Gdo'lu ürünlerle ilgili mevzuat değişiklikleri ve uygulamaları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2010-06-30-gdo-lu-urunlerle-ilgili-mevzuat-degisiklikleri-ve-uygulamalari-hakkind (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde, son dönemde, kısaca “GDO” olarak bilinen genetiği değiştirilmiş organizmalarla ilgili mevzuatta birtakım düzenlemeler yapıldı.
Hatırlarsınız, 26 Ekim 2009 sabahı Resmî Gazete önümüze geldiğinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının GDO ile ilgili bir yönetmelik yayımladığını gördük. Yönetmelik, GDO ile ilgili beklentilere cevap vermedi fakat kamuoyunda yaşanan sert tartışmalar, kısmen, gerçek gündemi sulandırmaya yetti, bir şekliyle de AKP açısından da başarılı oldu. Tabii, aceleyle doğru iş yapmak mümkün değildi, yanlış yapıldı.
Bize göre, bu yönetmelikle, GDO’lu ürünlerin ülkeye girişi serbest bırakılıyordu, ülkemiz GDO’lu ürünlerin pazarı oluyordu ancak Sayın Bakan, bu yönetmelikle GDO’lu ürünlerin ülkeye girişinin yasaklandığını, şimdiye kadar bu ürünlerin serbestçe ülkeye girdiğini söylüyordu. Sanki Sayın Bakan bu ülkede Tarım Bakanı değildi, sanki Sayın Bakan beş yıldır bu ülkede Tarım Bakanlığı yapmıyordu.
Hatırlarsınız, o günlerde bütün TV kanallarında, bilen bilmeyen, bu konuyu tartıştı veya tartıştığını zannetti. Biz, bu yönetmeliğin yanlış olduğunda ısrar ettik. GDO’lu ürünlerin henüz risklerinin bütünüyle ortadan kaldırılmadığını, insan sağlığı ve çevre sağlığı açısından risklerinin olduğunu söyledik, hâlâ da söylüyoruz.
Bu arada, yönetmelik mahkemelik oldu, birkaç defa değiştirildi. Nihayet, Bakanlık, tepkileri göğüsleyemeyince, 20 Kasım 2009 tarihinde, ithalatı yapılan GDO’lu ürünlerde daha önce binde 9 olan GDO eşik değerini sıfıra çekti ve böylece GDO’lu ürün girişi yasaklanmış oldu.
Bu arada, yönetmelikten önce tonu 450-500 dolar olan soya fiyatları 800-900 dolara çıktı. Yem fiyatları arttı, besici zarar gördü. Et fiyatları arttı, tüketici zarar gördü. Ancak, gündem, GDO’lu ürünler oldu. Habur unutuldu. Orada Başbakanın “İyi şeyler oluyor.” dediği Habur’da, aslında hiç de iyi şeyler olmadığı, adaletin, yargının ayaklar altına alındığı, devletin hâkiminin terör örgütü militanlarının ayağına gönderildiği tartışmaları unutturuldu. Görev ifa edilmişti; gündem değişmiş, Habur unutulmuş, Başbakan rahatlamıştı. Yandaşlar stoklarındaki yem ham maddelerini satmış, kasalarını doldurmuşlardı. Artık, normal gündeme dönülebilirdi.
2004 yılında hazırlanan Biyogüvenlik Kanun Tasarısı Meclise sevk edildi. Kanunun görüşüldüğü günlerde gıda ve yemlerde GDO eşik değeri sıfırdı. Bunun kanunda da ifade edilmesini istedik. Bu ülkeye GDO’lu ürün girmesine izin vermeyeceğini söyleyen Sayın Bakan sesini çıkartmadı. GDO için eşik değerle ilgili düzenleme bu kanunda yer almadı. Bu karar, çıkarılacak yönetmeliğe, kurulacak olan kurulun kararına bırakıldı. Hatırlayacağınız gibi uzun tartışmalar sonunda kanun kabul edildi ve 26 Mart 2010 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girdi. Kurul oluşturuldu, bilimsel komiteler oluşturuldu. Sonunda 28 Nisan 2010 tarihinde Bakanlık GDO’lu ürünlerle ilgili yönetmelikte yeni bir değişiklik yaptı ve GDO’lu ürünlerin tüketim izinlerini AB mevzuatına bağladı. Yani, 26 Ekim 2009’a geri döndük. Bakanlığa göre GDO’lu olmayan, bize göre GDO’lu oldukları konusunda hiçbir şüphemizin olmadığı mısırlara giriş izni verildi. Şimdi bu ürünler alışveriş merkezlerinin her köşesinde, hatta sokaklarda bardak bardak satılıyor. Bu GDO’lar, GDO’lu ürünler yemeklerimize giriyor, kimseden çıt yok. Yaklaşık bir ay bekledim. Televizyon televizyon gezenlerden çıt yok. Sayın Bakan şimdi de “Ne yapalım kardeşim, Kurul böyle karar verdi, bilimsel komite böyle karar verdi. Siz bilime inanmıyor musunuz?” diyecek ve olayı kapatacak.
Değerli milletvekilleri, bütün bunlar bir senaryo idi, Sayın Bakan bu konuda rolünü iyi oynadı, biz de bu filmi seyrettik. Sayın Bakanı ve bu senaryoda rol alanları kutluyorum, alkışlıyorum ama Sayın Bakana tekrar sesleniyorum: Bu iş yanlıştır. Bu karar ile ülkemiz GDO’lu ürünlerin pazarı yapılmıştır. Bundan bu ürünleri yiyen insanımız zarar görecektir, çiftçimiz zarar görecektir. Alınan bu yanlış kararı düzeltin, sözünüzün arkasında hiç olmazsa bir sefer durun.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 30 Haziran 2010