İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 81. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yılmaz Güney sinemasına ilişkin gündem dışı konuşması

Genel Kurul, 81. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Nisan 2018 · 467 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Aslan (Halkların Demokratik Partisi), 4 Nisan 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yılmaz Güney sinemasına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 467 kelime.

Mehmet Ali Aslan (Halkların Demokratik Partisi, Batman). “Yılmaz Güney sinemasına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 4 Nisan 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-aslan-26-2018-04-04-yilmaz-guney-sinemasina-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=68491

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET ALİ ASLAN (Batman)Teşekkürler Sayın Başkan.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

1 Nisan 1937, Yılmaz Güney’in doğum günüydü, bugün yaşasaydı 81 yaşında olacaktı ama sürgünde Paris’te hayatını kaybetmiştir. Kırk yedi yıl yaşamıştır ve kırk yedi yılın dörtte 1’ini yani on iki yılını maalesef hapiste geçirmiştir.

Yılmaz Güney’in hatırasını canlandırmak için ben bu fötr şapkasını da getirdim, her zaman filmlerde kullandığı bir şapka.

Yılmaz Güney’in sözlerini size nakletmek istiyorum. Kendi döneminde ilgili iktidar ve sultaya neler demiş, bugünle muhasebesini, mukayesesini yapmak için nazarlarınıza arz edeceğim.

“Bu duvarlar, bu parmaklıklar, bu demir kapılar yetmiyor bizi ayırmaya, bilin. İnsanları taş duvarlar, demir parmaklıklar arasında terbiye etmeyi, onların düşüncelerini önlemeyi düşünen anlayış yıkılacaktır. Yaz bunu da hâkim bey, umuda kelepçe vurulmaz. Asıl hapishane, insanın kafasında yarattığı hapishanedir. Hayatı sınırlayan hapishane odur ki ilk fırsatta yıkılmalıdır. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Yaşasın onuncu köy!”

İşte, Demirtaş ve arkadaşları da “Yaşasın onuncu köy!” dedikleri için şu anda maalesef hapishanedeler. Onun nezdinde bütün siyasi tutukluları, bütün düşünce suçlularını buradan selamlıyorum.

“Gülümsüyorum çünkü biliyorum ki gülümsemek, dostlarıma karşı sunduğum en güzel ikram, düşmanıma karşı da vurduğum en büyük asil darbedir.”

“Arkadaşlar, dışarıda bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın uyandırın. Herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir -yani ampul dememiş, ışıklar kesilebilir- karanlıkta ne yapacaksınız? Baylar, korkunuzu, telaşınızı anlıyoruz. Bugün otlandığınız toprakları, fabrikaları madenleri korumak için her türlü vahşete hazırsınız ama bilmelisiniz ki korkunun ecele faydası yoktur ve hiçbir vahşet, bizi haklı davamızdan caydıramayacaktır, zulme dayalı bütün saltanatlar yıkılacaktır. Kendi yarattığınız sosyal, siyasal çekişmeler içinde boğulacaksınız.

Bizim, ülkemize dönme, hem de zaferle dönme umudumuz ve güvenimiz vardır ama sizler bir gün kaçacak ve bir daha dönemeyeceksiniz. Beyaz Ruslara bakın, Kral Faruk’a, Şah’a, Somoza’ya bakın ve halkın geleceğini düşünün. Dağlarımız, ovalarımız ve ırmaklarımız bizi bekliyor. Biz, bütün ömrümüz boyunca gurbette türküler söylemek istemiyoruz. Biz, yiğitlikleriyle destanlar yazmış bir halkız ve önümüzde duran bütün güçlükleri yenecek azme, kararlılığa ve koşullara sahibiz. Dost ve düşman herkes bilsin ki kazanacağız ama mutlaka kazanacağız.”

“Ben bir kavga adamıyım; sinemam da bir kavganın, halkımın kurtuluş kavgasının sinemasıdır. On binlerce, milyonlarca insan beni izler. Hedefim: Onların sevgisine layık olmak, farkında olmadıkları şeyleri göstermek, onları uykularından uyandıracak filmler yaparak onları toplumsal mücadeleye katmak için çalışırım.”

Yine: “Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın gözyaşı bile içimizi parçaladı. Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk. Kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz, acısını acımız yaptık.”

İşte, bu sözleri söyleyen Yılmaz Güney adına 2006’da Batman Belediyesince halkın talepleri doğrultusunda kurulan bir sinema vardı, 2016’da kayyum gelince, her ne hikmetse, bu sinema kapatıldı ve kapatıldıktan dört ay sonra da yandı, bitti, kül oldu. Hani, o “Komşu, komşu, hu hu!” tekerlemesi var ya en sonunda “Yandı, bitti, kül oldu.”yla bitiyordu, o sinemanın da akıbeti, kayyumdan sonra aynen öyle oldu; yandı, bitti, kül oldu.

Peki, kayyum ne yaptı? Bu konuda, yaklaşık bir buçuk yıldır sinemanın yapılması için…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

87 konuşma daha · 4 Nisan 2018

87 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook