İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 129. BİRLEŞİM · SALI

Kamu yatırımları nedeniyle mağdur olan esnafın durumu hakkında

Mehmet Ali Susam

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 129. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Temmuz 2010 · 259 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Susam (CHP), 6 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YATIRIMLARI NEDENİYLE MAĞDUR OLAN ESNAFIN DURUMU HAKKINDA); konuşma 259 kelime.

Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “Kamu yatırımları nedeniyle mağdur olan esnafın durumu hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2010-07-06-kamu-yatirimlari-nedeniyle-magdur-olan-esnafin-durumu-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ALİ SUSAM (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uluslararası politikaların ve dışişleri politikamızın konuşulduğu bu günde, gecenin ilerleyen saatinde, özellikle az önce konuşan arkadaşımızın söylediği birkaç söze cevap vererek konuşmama başlamak istiyorum.

Sayın Şükrü Elekdağ’ın konuşmasının eleştirilerek, Türkiye’nin Irak politikasında Barzani’ye “dur” deme cesaretini gösterememesini eleştirmiş olmasını içine sindirememek, aslında bir yanıyla Türkiye’deki uluslararası siyasette bazı siyasi partilerin bakış açılarını göstermesi açısından çok önemlidir. Özellikle soğuk savaş döneminden sonra uluslararası siyaseti belirleyen, dinî ve etnik kimlik siyaseti olmuştur.

Sayın Şükrü Elekdağ, burada Türk dış politikasındaki bir zaafı söylerken, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin milletvekili olarak bir arkadaşımız, Barzani’ye karşı çıkılmasını kendisine karşı çıkılmakla eş değer tutma noktasına gelebilmekte ve Barzani’nin savunuculuğuna soyunmaktadır. Bu, çok ciddi bir şekilde etnik siyaset yapmanın, etnik kimlik siyasetinin çok bariz bir örneğidir.

Değerli arkadaşlar, bu anlamıyla şunu açıkça söyleyelim: Uluslararası haklarımızdan kaynaklanan, ülkelerinde teröristleri barındırıp sınırlarımızı aşıp bu ülkeye giren ve bu ülkede o teröristlerin Türk askerini öldürmesine, Mehmetçik’e silah sıkmasına göz yuman Irak’taki bölgesel yönetime “dur” demek bizim en doğal hakkımızdır, en doğal mücadele yöntemimizdir. Uluslararası anlaşmalarda oraya bizim askerimizin gitmesine, bize izin vermektedir ve bunu yapmak bizim hakkımızdır. Oraya giden askerin başına çuval geçirilmesine “Evet, onlar oraya gittiğine göre silah vardır, hakkıdır.” diyebilmek insanın aklını, şuurunu kaybedip etnik siyasetin bataklığına gömülmekten başka bir şey değildir.

Değerli arkadaşlar, bu anlamıyla, aynı şekilde AKP’nin de bugün uyguladığı siyasette bir kimlik siyaseti uyguladığının altını da çizmek istiyorum. Bu kimlik siyaseti, özellikle, Türkiye’yi laik, çağdaş bir Batılı toplumdan Sünni Müslüman bir topluma dönüştüren kimlik siyasetidir ve dış siyasetinde… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 6 Temmuz 2010

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook