Gündem dışı konuşmalar
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 14. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Kasım 2026 · 616 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Baykan (AK Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR); konuşma 616 kelime.
Mehmet Baykan (AK Parti, Konya). “Gündem dışı konuşmalar”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-baykan-2026-11-05-gundem-disi-konusmalar (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149617
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET BAYKAN (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sözlerime bu yıl doğumunun 100'üncü yıl dönümünü idrak ettiğimiz, Türk siyasetinde ve fikir hayatında derin izler bırakmış merhum Profesör Doktor Necmettin Erbakan'ı rahmetle, minnetle ve saygıyla anarak başlamak istiyorum.
Erbakan Hoca yıllar önce bu kürsülerde, meydanlarda ve konferans salonlarında bir Türkiye hayalinden söz ediyordu; ağır sanayiden, kendi teknolojisini üreten bir ülkeden, ekonomik bağımsızlıktan ve güçlü bir Türkiye'den bahsediyordu. O günlerde bu fikirleri küçümseyenler vardı, hayallerini gerçek dışı bulanlar, Türkiye'nin böyle bir güce ulaşamayacağını düşünenler vardı. Bugün görüyoruz ki dün "hayal" denilen pek çok hedef Türkiye'nin kalkınma gündeminin merkezine yerleşmiştir. İşte, 3 Kasım 2002 bu birikimin, milletin değişim iradesinin ve demokrasi arayışının siyaset sahnesinde yeni bir başlangıca dönüştüğü tarihtir. 3 Kasım yalnızca bir seçim tarihî değildir, milletin kendi iradesiyle kendi geleceğine sahip çıkma kararlılığının tarihidir çünkü bu ülkede millet iradesinin önüne darbelerle, muhtıralarla, siyasi yasaklarla ve vesayet odaklarıyla engeller çıkarılmak istenmiştir ama milletimiz hiçbir zaman kendisine biçilen role razı olmamıştır.
Değerli milletvekilleri, AK PARTİ işte böyle bir Türkiye ikliminde doğmuştur; milletin demokrasi arayışının, ekonomik refah beklentisinin ve hizmet özleminin karşılığı olmuştur. O günlerde birileri şöyle diyordu: "İktidar olabilirsiniz ama muktedir olamazsınız." Hatta, Sayın Cumhurbaşkanımız için manşetler atılıyordu: "Muhtar Bile Olamaz" Milletimiz zamanı geldiğinde bu talihsiz manşeti onu atanların alnının çatına âdeta bir demokrasi nişanesi olarak yapıştırdı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Çünkü bu ülkede son sözü manşetler değil millet söyler, son kararı vesayet odakları değil sandık verir. Milletimiz 3 Kasımda konuştu ve bir kez daha gösterdi ki "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir."
Elbette bu yürüyüş kolay olmadı. Kapatma davalarından 27 Nisan e-muhtırasına, ekonomik saldırılardan 15 Temmuz darbe girişimine kadar nice sınavdan geçildi. Bütün bu mücadeleler bize şunu gösterdi: Tam bağımsızlık yalnızca siyasi bağımsızlıkla değil, ekonomik, teknolojik ve savunma alanlarında güçlü olmakla mümkündür. İşte, bugün Türkiye, geldiği noktada bunun en açık örneğini göstermektedir. Yıllar önce birileri bize "Bir gün Almanya, Kanada, Güney Kore, Japonya, İngiltere Türkiye'den teknoloji, SİHA, füze, motor isteyecek." deseydi ne derdik? Vallahi gülerdik, değil mi? "Ya, arkadaş, ne SİHA'sı, biz daha top mermisi yapmakta zorlanıyoruz." derdik ama bugün Türkiye'nin savunma sanayisinde ortaya koyduğu başarılar dünyanın dikkatini çekiyor. Bir zamanlar bize teknoloji vermekten kaçınan ülkeler, mesela Kanada, bugün Türk savunma sanayisinin ürünlerine talip oluyor. TAYFUN'dan SİPER'e, ANKA'dan KIZILELMA'ya kadar ortaya koyduğumuz projeler Türkiye'nin artık teknoloji üreten, geliştiren ve ihraç eden bir ülke olduğunu gösteriyor. İşte, Türkiye'nin katettiği mesafe budur. İşte, Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde ortaya konulan irade budur. Dün bize hayal olarak gösterilen hedefler bugün Türkiye'nin gerçekleridir. İnanıyorum ki yirmi, otuz yıl sonra bugün Türkiye'nin başarısını küçümseyenler bile bu büyük dönüşümün hakkını teslim etmek zorunda kalacaktır.
Bizim siyaset anlayışımız başarılarımızı anlatırken eksiklikleri görmezden gelmek değildir, tam tersine, eksiklikleri gidermek için daha fazla çalışmaktır çünkü dava makamı korumak değil millete hizmet etmektir. Bizim davamız büyük ve güçlü Türkiye davasıdır, bizim davamız tam bağımsız Türkiye davasıdır. Bugün 3 Kasımın yıl dönümünde, geçmişin mücadelesini hatırlarken geleceğin de sorumluluğunu taşımaktayız. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, milletimizden aldığımız emaneti daha ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceğiz çünkü biz günü kurtarmanın değil geleceği kurmanın derdindeyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
MEHMET BAYKAN (Devamla)Ve biz inanıyoruz ki insanlar yorulabilir, kadrolar değişebilir, zaman geçebilir ama milletin büyük Türkiye ideali asla yarım kalmayacaktır.
3 Kasım metniyle ilgili konuşmalarımda Sayın Süleyman Soylu Bakanımın önceki gün yaptığı paylaşımdan faydalandığımı da ifade etmek istiyorum. Zira, 3 Kasımın tarihî anlamının ve millet iradesinin gücünü bir kez daha vurgulamak her bir siyasetçinin, her bir demokrasi aşığının görevi olmalıdır diyorum.
Geçtiğimiz günlerde şehrim Konya'da Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy'un talimatlarıyla, Vakıflar Genel Müdürümüz Sinan Aksu'yla birlikte Konya'da devam eden Sahib Ata Külliyesi, İnce Minareli Medresesi, Sultan Selim Camisi restorasyonlarını ve Selçuklu Aşevi inşaatlarını denetledik. Kültür Bakanlığımıza teşekkür ediyorum Konyalılar adına, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 5 Kasım 2026