İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 30. Birleşim · 1. yasama yılı · 20 Ocak 2016 · 319 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Emin Adıyaman (Halkların Demokratik Partisi), 20 Ocak 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle); konuşma 319 kelime.

Mehmet Emin Adıyaman (Halkların Demokratik Partisi, Iğdır). “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 20 Ocak 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-adiyaman-26-2016-01-20-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=43667

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET EMİN ADIYAMAN (Iğdır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

68 sıra sayılı kanunun 2’nci maddesi hakkında söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, her zaman AKP’nin yaptığı gibi yine bu torba yasayla da birkaç iyi maddenin içine ya da iyinin içine kötüleri sıkıştırarak torba kanun şeklinde yasayı geçirmeye çalışmaktadır. Örneğin, bu torba yasa içerisinde olumlu olan değişikliklerin yanında Hasankeyf’in mevcut yerinin değiştirilmesine…

Bir tarih mirası, bir kültür mirası, özellikle de Kürtlerin bin yıllardır yaşadıkları, bütün kültürlerini ifade eden, Antik Çağ’dan günümüze kadar kalan, belki dünyada bir eşi benzeri olmayan bir mirası yine bu torba yasa içine gizleyerek Hasankeyf’i sular altında bırakma ve bu güzel, tarihî mirası yok etme gibi bir çaba içerisinde.

Değerli arkadaşlar, aslında 2’nci maddeyle basit usulde vergiye tabi mükelleflerin kazancının 8 bin liralık kısmı istisna olarak alınmakta. Oysa, bizatihi AKP Hükûmetinin asgari ücretin 1.300 lira olacağı yönündeki düşüncesi çerçevesinde düşündüğümüzde aylık 1.300 lira olan asgari ücretin ay bazında 12’yle çarpımından yıllık 15.600 lira gibi bir rakam buluruz. Basit usulde vergiye tabi olan düşük gelirli küçük esnafın aslında -tıpkı orantılı olarak- asgari ücretin bir yıllık toplam olan 15.600 liralık bir limite kadar vergi muafiyetinden faydalanması gerektiği düşüncesindeyiz. Küçük esnafın kazancının 8 bin liralık kısmının istisna olarak kabul edilmesi elbette yararlı bir durum ama yetersiz. Zira, 8 bin lira limitte tutulduğu zaman… Basit usulde vergiye tabi esnafın aslında bu şekilde muafiyetinin asıl amacı, toplaması gereken yani vergi dışı olan kazançlarının vergiye tabi hâle getirilmesi. Limitin 8 bin lira olarak tutulması demek esnafın bu istisnadan faydalanması için toplaması gereken evraklarda, belgelerde veya alım satımlarda bu limitin üzerine çıkmaması demektir ve düzenlemenin aslında istenen amaca, hedefe ulaşamayacağı açıktır. Dolayısıyla, istenilen faydanın ve kayıt dışı ekonominin gerçekten vergiye tabi tutulması isteniyorsa o zaman bu muafiyet limitinin -az önce ifade ettiğimiz gibi- asgari ücretle orantılı olarak, asgari ücretin yıllık toplamı olan 15 bin lira üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor.

Dolayısıyla, bu yasanın çok amaca uygun olmadığını belirtiyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

115 konuşma daha · 20 Ocak 2016

115 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook