İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 3. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi münasebetiyle

Mehmet Emin Ekmen

Mersin Milletvekili · DEVA Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)

Genel Kurul, 3. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Ekim 2024 · 487 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Mehmet Emin Ekmen (DEVA Partisi), 3 Ekim 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 487 kelime.

Mehmet Emin Ekmen (DEVA Partisi, Mersin). “Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 3 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-2024-10-03-ogretmenlik-meslegi-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=127394

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi hakkında şahsım adına alacağım söz için hazırlık yaptığımda aslında eğitim kalitesinin hâlipürmelalini, okullara aç giden öğrencilerimizi, okullarda bırakın tuvalet hijyenini, okulun genel olarak temizliğinin bile sağlanamamasını, ortaokullar önünde satılan uyuşturucu maddeleri, müfredat değişimindeki dağınıklık ve savrukluğu, işsizlik alıp başını gitmişken işverenin iş bilen çırak ve usta bulamayışını, üniversite mezunlarının üniversiteyi bitirdikten sonra meslek sınavlarına girmek için üniversite eğitimini yetersiz bulup mutlaka özel kurslara gitmek zorunda kalışını, bu kanunla düzenlemeye çalıştığımız öğretmenlik mesleği açısından ise sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerin durumunu, birçok ilimizde öğretmen açığı varken birçok ildeki norm fazlası öğretmen kadrosu arasındaki dengenin bulunamayışını, okul müdürü kadar maaş alamayan şube müdürlerinin yarattığı idari zafiyeti, ek ders ücretlerinin yetersizliğini ve tasarruf genelgesi nedeniyle önce İŞKUR'dan temin edilen temizlik çalışanlarının bu dönem işe çağrılamayışını ve yine halk eğitim merkezi aracılığıyla verilmek zorunda kalınan birçok kursun iptalini konuşmak isterdim ama zamanımız bunların her birine tek tek değinmeye müsait değil. Fakat şöyle bir baktığımızda 3 evladını da Millî Eğitimin okullarında okutmuş bir veli olarak sevgili iktidar partisi milletvekillerimize eğitimin 4 temel paydaşı olan öğrencinin, öğretmenin, ailenin ve ve ister kamu ister özel sektör olsun işverenin mevcut eğitimden memnun olup olmadığının sorgulanmasını sormak istiyorum. Fakat birçok arkadaşımız uzunca bir süredir AK PARTİ’yi laikliğe ve bilime aykırı bir eğitim vermekle suçladığı için fennî ilimlerde, pozitif bilimlerde, meslek eğitiminde durum ortadayken acaba değerler eğitiminde, manevi eğitimde, çok sevilen ifadeyle yerli ve millî eğitimde durum nedir diye merak ettim. Sayın Cumhurbaşkanının çok sevdiği ve sıklıkla okuduğu Necip Fazıl’ın Gençliğe Hitabe’sinde geçen; dininin, dilinin, beyninin, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik acaba yetiştirilebilmiş mi? Öyle ya, sürekli müfredat değişikliği, sistem değişikliği ve yüzde 10’u geçen imam-hatip ortaokul ve liselerinden sonra artık bizim maneviyatı yüksek bir gençliğe sahip olmamız gerekiyordu; öyle ya, 2002’de AK PARTİ iktidara geldiğinde 6 yaşında ilkokul 1’e başlayan bir genç AK PARTİ döneminde ilk, orta, lise, üniversite, yüksek lisans ve doktora eğitimi aldı; öyle ya, bugün üniversite mezunlarını yüzde 12’den yüzde 46’ya çıkarmakla hep AK PARTİ övündü. O zaman fennî ilimlerde durum buyken acaba manevi ilimlerde durum ne diye merak ettim ve itiraz edilmeyeceğini umduğum Marmara Üniversitesi ile İbn Haldun Üniversitesinin birlikte yayınladığı Sayılarla Türkiye'de İnanç ve Dindarlık Raporu’na bir göz attım ve başta AK PARTİ’li arkadaşlarımız olmak üzere bu meseleye kafa yoranların da buna şöyle bir bakmasını dilerim. Burada birçok pariteyle birtakım incelemeler yapılmış. Ben konuyu özetlemesi açısından Allah inancı, namaz, oruç ve başörtüsündeki durumu AK PARTİ'li arkadaşlarımızın dikkatine sunmak isterim: Bu rapora göre, arkadaşlar -hep “Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülke.” deriz ya- Allah'a kesin inanç oranı yüzde 85'e düşmüş; Allah'a kesin inanç oranını yüzde 85, kesin inançsızlık yüzde 5,7; aradaki yüzde 9 da bir öyle, bir böyle salınıp duruyor. Allah'a kesin inançsızlık durumuna baktığımda, arkadaşlar, iki veri dikkatimi çekiyor. Birincisi, Allah'a en yüksek inançsızlık oranı AK PARTİ döneminde eğitim görmüş gençlerde; ikincisi, Allah'a en yüksek inançsızlık oranı AK PARTİ döneminde üniversiteyi okumuş gençlerde.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

84 konuşma daha · 3 Ekim 2024

Günün kaydı →
84 konuşmanın tamamı →