İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Grup Başkan Vekillerinin bu söz hakkını neden kullandıklarına, yargı süreçlerinin siyasette gündem olmasına, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'a, Selahattin Demirtaş hakkında verilen ihlal kararına, Sözcü TV'ye, Kartalkaya faciasına ilişkin yargılamaya, Ayşe Barım davasına, Ali İsmail Korkmaz'ın ölüm yıl dönümüne, 11 Temmuz Srebrenitsa soykırımının yıl dönümüne ve Gazze'ye, ÜniAr'ın Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri Araştırması'nın sonucuna, ithal muza uygulanan vergi oranlarına ilişkin açıklaması

Mehmet Emin Ekmen

Mersin Milletvekili · Yeni Yol

Genel Kurul, 107. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Temmuz 2025 · 555 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 9 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Grup Başkan Vekillerinin bu söz hakkını neden kullandıklarına, yargı süreçlerinin siyasette gündem olmasına, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'a, Selahattin Demirtaş hakkında verilen ihlal kararına, Sözcü TV'ye, Kartalkaya faciasına ilişkin yargılamaya, Ayşe Barım davasına, Ali İsmail Korkmaz'ın ölüm yıl dönümüne, 11 Temmuz Srebrenitsa soykırımının yıl dönümüne ve Gazze'ye, ÜniAr'ın Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri Araştırması'nın sonucuna, ithal muza uygulanan vergi oranlarına ilişkin açıklaması); konuşma 555 kelime.

Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Grup Başkan Vekillerinin bu söz hakkını neden kullandıklarına, yargı süreçlerinin siyasette gündem olmasına, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'a, Selahattin Demirtaş hakkında verilen ihlal kararına, Sözcü TV'ye, Kartalkaya faciasına ilişkin yargılamaya, Ayşe Barım davasına, Ali İsmail Korkmaz'ın ölüm yıl dönümüne, 11 Temmuz Srebrenitsa soykırımının yıl dönümüne ve Gazze'ye, ÜniAr'ın Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri Araştırması'nın sonucuna, ithal muza uygulanan vergi oranlarına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-2025-07-09-grup-baskan-vekillerinin-bu-soz-hakkini-neden-kullandiklarina-yargi-s (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=136609

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin)Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Malumunuz, Grup Başkan Vekillerimiz bu söz haklarını Meclis gündemini veyahut da ülke gündemini değerlendirmek üzere kullanırlar. Meclis gündemindeki zikzaklar, gidiş gelişler orada sağlıklı bir değerlendirme yapmamıza imkân vermiyor. Ülke gündemine de baktığımızda, burada zirai don felaketine maruz kalıp beş kuruş yardım alamayan çiftçiler, en düşük emekli ücreti, asgari ücretin güncellenmemiş olması, gıda enflasyonu gibi konuları konuşmamız gerekirken, maalesef, tek bir merkezden yürütülen yargı operasyonları bizi fasit bir daireye hapsediyor. Bu, sadece tutuklanan kişilerin özgürlüğünün kısıtlanması değil milletimizin hakkı olan gündemin de işgali anlamına geliyor.

Siz Adalet Bakanlığı yaptınız; bir Adalet Bakanı olarak yargı süreçlerinin siyasette bu kadar gündem olmasının geçmişte hatırladığımız birkaç örneği var, biri de Ergenekon soruşturmalarıdır. Bugün o dönemi nasıl hatırladığımız, iktidar partisinin Grup Başkan Vekillerinin, Sayın Cumhurbaşkanının o dönemi nasıl değerlendirdikleri ortadadır. İkinci bir "Aldatıldık, yanıltıldık, kandırıldık." denilmesine imkân ve fırsat verilmemesi gerekir.

Sözlerime, bu yargı gündeminde Murat Çalık'la başlamak istiyorum. Lenfoma şüphesiyle ameliyat edildi, 2 kez kanser tedavisi görmüş biri ve şu fotoğrafta, şu hâliyle tekrar cezaevine gönderildi. Yani böyle bir şeye hukuktan, adaletten bahsederek itiraz etmek mümkün değil çünkü artık anlamsızlaşıyor, insanların vicdanına sesleniyoruz. AK PARTİ'li arkadaşlarımıza, dostlarımıza hep söyledik: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı şu işlemlere hukuk, siyaset ve vicdan gözlüğüyle lütfen bakın, siz onaylıyorsanız bu süreçler devam etsin ama siz onaylamıyorsanız bu insanlara zulmedilmesine izin vermeyin.

Aynı şekilde, Zeydan Karalar 2'nci kez büyükşehir, 3'üncü kez de belediye başkanı seçilmiş bir arkadaşımız; on yıl önceki bir iddia nedeniyle tutuklanması... On yıl önce Seyhan Belediyesi binasında gerçekleşmiş bir suçlama iddiası nedeniyle -ki bunun belgesi yok, tek iddia beyan sahibidir- Adana Büyükşehir Belediyesinin aranıyor olması... Sayın Başkanım, hukukçusunuz, Adalet Bakanlığı yaptınız, Adana Büyükşehir Belediyesi binası niçin aranır, on yıl önce Seyhan Belediyesinde gerçekleştiği iddia edilen ve bir belge ileri sürülmeyen bir iddia için? (CHP sıralarından alkışlar) Bütün bunlar maalesef, hukukla tevil edilebilir şeyler değil. Devletin gücü halkın oyunu yok saymak için değil, onu korumak için kullanılmalıdır. Devlet gücü, yargı gücü, halkın iradesini bastırmak, muhalefeti susturmak, demokratik meşruiyeti zedelemek, sandığı anlamsızlaştırmak için kullanılmamalıdır. Defalarca tanık olduğumuz bir gerçeği hatırlatmak isterim: Yargı imkânı bir silah olarak kullanılırsa bu silah bumeranga döner ve gelir kullananı vurur. Geçmişte de bunun örnekleri mevcuttur, bugün de bu ihtimaller vardır.

Yine, yargı kararları bağlamında Sayın Demirtaş'ın hakkında verilen ihlal kararı var ama DEM PARTİ'nin grup önerisi kısmında bu konuyu detaylı değerlendireceğiz.

Sözcü TV'nin kapatılması olayı... Sayın Başkanım, yani hukuken anlam veremiyorum, siyaseten anlam veremiyorum ama ben bu çağda hâlâ birilerinin duymak istemedikleri bir sözü kısarak, görmek istemedikleri bir ekranı kapatarak, okumak istemedikleri bir linki yasaklayarak bir görüşün, bir fikrin yayılmayacağını düşünmelerine hayret ediyorum. Yani bu çağda, bu düşünceyle, bu kararların alınmasına hayret ediyorum. Sözcü TV hakkındaki kararın da bir an önce yargıdan dönmesini umut ediyorum.

Kartalkaya faciasına ilişkin yargılama devam ediyor. 32 sanık arasında otel yöneticileri var, teknik personel ve yüklenici firmalar var ama kamu adına, siyaseten, Allah rızası için "Benim bu işte sorumluluğum var." diye bir istifa örneği olmadığı gibi bir yargılama örneği de yok. Yani, buradaki bütün sorumlu açgözlü otel sahibi mi, bütün sorumlu iş bilmez teknik adamlar mı? Burayı denetlemekle sorumlu olan yerel yönetimlerin değişik kademelerinin, Turizm Bakanlığının bu konuda hiçbir sorumluluğu yok mu? Eğer 78 kişi göz göre göre yanarak öldüğünde kamu görevlileri hâlâ korunuyorsa burada sadece bir faciaya değil, hukukun külleri arasında bir devletin çöküşüne de maalesef tanıklık yapıyoruz demektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

109 konuşma daha · 9 Temmuz 2025

Günün kaydı →
109 konuşmanın tamamı →