On dört günlük bütçe maratonuna, bugünkü gündeme, dün Genel Kurul kapanışında yaşananlara, 21 Aralık 1963 Kıbrıs “Kanlı Noel” olaylarına, Sarıkamış Şehitlerini Anma Günü’ne, Kanun-ı Esasi'nin 150'nci yıl dönümüne, Anamur’da bu sabah yaşanan olaya ve Kızılaya ilişkin açıklaması
Mersin Milletvekili ·
Yeni Yol
Genel Kurul, 40. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Aralık 2025 · 602 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 22 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: On dört günlük bütçe maratonuna, bugünkü gündeme, dün Genel Kurul kapanışında yaşananlara, 21 Aralık 1963 Kıbrıs “Kanlı Noel” olaylarına, Sarıkamış Şehitlerini Anma Günü’ne, Kanun-ı Esasi'nin 150'nci yıl dönümüne, Anamur’da bu sabah yaşanan olaya ve Kızılaya ilişkin açıklaması); konuşma 602 kelime.
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “On dört günlük bütçe maratonuna, bugünkü gündeme, dün Genel Kurul kapanışında yaşananlara, 21 Aralık 1963 Kıbrıs “Kanlı Noel” olaylarına, Sarıkamış Şehitlerini Anma Günü’ne, Kanun-ı Esasi'nin 150'nci yıl dönümüne, Anamur’da bu sabah yaşanan olaya ve Kızılaya ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-2025-12-22-on-dort-gunluk-butce-maratonuna-bugunku-gundeme-dun-genel-kurul-kapa (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=140696
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET EMİN EKMEN (Mersin)Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Bütün arkadaşları saygıyla selamlıyorum.
Dün on dört günlük bir maratonun son noktasını koyduk. Meclisin kısa da olsa bir tatile gitmesi beklenirken bir kez daha bir aradayız. Ben öncelikle bütçe çalışmalarındaki yoğun emekleri ve fedakârlıkları nedeniyle başta YENİ YOL Partisi Grubu danışmanları ve uzmanları olmak üzere Meclisimizin bütün bürokratlarına ve emekçilerine teşekkür etmek istiyorum.
Bugün niye buradayız? Çünkü ağustos böceği gibi ekim ve kasım aylarının hakkını vermediğimiz için buradayız ve bugün, yarın acaba 40 maddelik bir kanunu hızlıca çıkartabilir miyiz diye ha bire müzakereler yapıyoruz. İktidar partisinden hep şunu rica ettik: Şöyle üç aylık, dört aylık programlarla gelirseniz bu tip uzatmalara ve sıkışmalara gerek kalmadan yol alırız.
Sayın Başkanım, dün Meclisimizin kapanışında hepimizi utandıran görüntüler de yaşandı. Ben başta Adıyaman Milletvekili Sayın İshak Şan olmak üzere bu olay nedeniyle bir şekilde incinen, bir şekilde nahoş bir muameleye maruz kalan bütün arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyorum ama bir muhasebeye ihtiyacımız var. Bir eski bakanın bir genel başkana kol mesafesinde yaklaşarak laf atması ne milletvekilliğine ne de eski bakanlığına yakışır. Ondan sonra da çıkan olaylara âdeta herkesin koşarak dâhil olması bütün Meclis adına nahoş bir görüntü yarattı. Toplam karışan kişi sayısına bakıyoruz 20-30 ama imajı zedelenen ve mehabeti eksilen Türkiye Büyük Millet Meclisi ve siyaset kurumu. Parti genel merkezlerinin dünkü olaya karışan bütün arkadaşlarla ilgili tek tek bir nasihatte, bir tavsiyede bulunması ve bu olayların bir kez daha yaşanmaması icap eder.
Sayın Başkanım, birtakım önemli olayların da yıl dönümünün içerisinde olduğu bir haftadayız. Bunlardan ilki 21 Aralık 1963 Kıbrıs Kanlı Noel olayları. Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi ve çocuklarının katledilmesiyle başlayan olaylar çok büyük bir etnik temizlik hareketine dönüşmüştü âdeta. Biz bugün bu acı olayı anıyoruz, orada hayatını kaybedenlere rahmet diliyoruz ama bu bir anma günü olarak kalmamalı. Biz Kıbrıs davasının nerede bulunduğunu bugün iyi muhasebe etmek zorundayız. 1 Ocak itibarıyla Kıbrıs, Avrupa Birliğinin Dönem Başkanlığını da devralacak. Biz yaz boyu Türki Cumhuriyetlerin Kıbrıs'ta büyükelçilik açma girişimleriyle karşılaştık ve ne Sayın Dışişleri Bakanı ne iktidar partisi milletvekilleri ne de Sayın Cumhurbaşkanından âdeta böyle bir olay yaşanmamış gibi hiçbir değerlendirme görmedik. Gerçeklerle yüzleşelim; eğer bu Türki Cumhuriyetler bize rağmen İsrail'in de etkisiyle böyle bir yola giriyorlarsa ona göre bir değerlendirme yapalım; yok, bu bizim eksiğimizden kaynaklanıyorsa yine ona göre bir değerlendirme yapalım.
Bugün, keza Sarıkamış şehitlerini anma yıl dönümü ve haftası. Binlerce Mehmetçik dondurucu soğukta açlık ve imkânsızlıklarla düşmana teslim olmak yerine ölümü tercih ettiler. Elbette onları rahmetle anıyoruz ama gerçekten gençlerimizin en küçük bir zorlukta süngüsünün düştüğü, mücadele etmekten vazgeçtiği; vatan, millet, ahlak, ülke gibi değerlere karşı diğerkâmlığın azaldığı bir dönemde Sarıkamış şehitlerini bugünkü gençlerimize verdiği mesajlar üzerinden bir kez daha konuşmak, bir kez daha anmak icap ediyor zannederim.
Bir başka anma vesilesi de Kanun-ı Esasi'nin 150'nci yıl dönümü. Yani, aslında kendi dönemi ve çağdaşlarına göre çok erken bir dönemde, 1876'da bir Kanun-ı Esasi düzenlenmiş. Aradan yüz elli yıl geçmiş, biz hâlâ, bugün, bırakınız Anayasa'ya, mevcut kanunlara dahi uyulup uyulmadığının tartışıldığı bir düzlemdeyiz. Hukuk devleti, anayasal düzen olmaktan vazgeçtik, kanunlara uyulmayan ve Sayın Cumhurbaşkanının ifadesiyle yargı devletine dönüşmüş bir ülkeyiz maalesef. Bu ülkenin elbette gerçek anlamda sivil, çoğulcu, özgürlükçü, katılımcı ve cumhuriyetin temel değerlerini ve müktesebatını koruyan yeni bir anayasaya ihtiyacı var ama ondan daha önce de mevcut Anayasa ve kanunlara uyan bir yargı anlayışına, bir iktidar anlayışına ihtiyaç var.
Sayın Başkan, Gülcan Hanım da değindi, Anamurda bugün bu sabah saatlerinde yaşanan dehşet verici olay, hem eğitim sistemimizi hem değerler yargımızı hem çocuklarımızın nasıl bir hayatın içerisinde yetişegeldiği hem de silaha nasıl bu kadar kolay erişimin sağlanıp sağlanmadığı mevzularında sağlam bir muhasebeye ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Biz, okul müdürü hocamıza -ağır yaralı- sağlık diliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
56 konuşma daha · 22 Aralık 2025