Genel Kurul · Açıklamalar
Mersin Milletvekili ·
Yeni Yol
Genel Kurul, 124. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Ağustos 2026 · 620 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 9 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AÇIKLAMALAR); konuşma 620 kelime.
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Genel Kurul · Açıklamalar”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 9 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-2026-08-09-aciklamalar (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148314
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET EMİN EKMEN (Mersin)Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Doğrusu, dün görüşmeleri tamamlanan çocuklarla ilgili yasa, bugün gazi ve şehit ailelerimizle ilgili, keza yarın gelecek olan ve inşallah başarılı bir şekilde neticelenmesini umduğumuz sürece dair yasa ve son olarak da Sasonlu hemşehrim Aram Tigran hakkında üçer beşer cümle bir şeyler söylemeyi düşünüyordum ama dün akşam saatlerinde yaşadığımız bir gelişme, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünün kürsü masumiyetinin, söz söyleme hakkının tamamen ortadan kaldırılmasına dair kabul edilemez bir durumu işaret ediyor.
Dün gece saat 23.41 sıralarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İYİ Parti Grup Başkan Vekili Sayın Turhan Çömez'in bir konuşmasında ifade ettiği birkaç cümle nedeniyle halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan resen soruşturma başlatıldığını duyurmuş oldu. Bu duyuru için sabahın beklenilmemesinin, gece 23.41'de Genel Kurul çalışmaları devam ederken yapılmış olmasının Genel Kurulun şahsımanevisine ve buradaki konuşmacılara yönelik açık bir saygısızlık ve tehdit olduğu açıktır.
Turhan Bey'in ne deyip demediğine aslında hiç girmeye gerek yok. Yasama dokunulmazlığı, Anayasa'mızın 83'üncü maddesinde düzenlenmiştir: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar." Bu, herkes için sağlanmış bir güvencedir ve tarih boyunca korunmuş bir güvencedir.
Kıymetli arkadaşlar, bu kürsü devletin kürsüsü değildir; bu kürsü muktedirin, otoritenin kürsüsü değildir; bu kürsü milletin kürsüsüdür. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasalarına göre yeterli bir oyu alan ve buraya gelen her milletvekili bu kürsüde özgürce konuşma hakkına sahiptir. Konuştuklarından dolayı özellikle maddi tazminat boyutuyla hukuki sorumluluğu olabilir ama ceza sorumluluğundan bahsedilemez.
Sayın Turhan Çömez'in ne dediğini burada ifade etmenin bile kendi tezimiz açısından bir çelişki ve tutarsızlık oluşturacağını düşünüyorum çünkü ne dediğinin hiçbir önemi yok. Burada konuşulmuş ise bu, kürsü masumiyetine ilişkindir ancak yine de dayanamıyorum, bu yargı devletinin ne hâle geldiğine emsal olsun diye... Sincan Cezaevi'ndeki bir iddiayı buraya taşıyor. Adalet Bakanlığının yapacağı şey, Meclis Başkanlığını ve nöbetçi AK PARTİ Grup Başkan Vekilini aramak ve bilgilendirmek suretiyle Turhan Bey'in kullandığı iddianın doğruluğa aykırı olduğunu ifade etmektir. Başka bir iddia varsa bu devam eder gider ama gece 23.41'de yazılı bir açıklamayla bunun yapılması akla ziyan bir tutumdur.
Daha önce biz hep hukuk devletinden bahsettik, maalesef bu özelliklerimizi yitirdik; anayasal devletten bahsettik, bu özelliklerimizi de yitirdik. Kanun devleti olmaya razı hâle gelmiştik yani kanunlarda yer alan haklar Anayasa, hukuk, ahlak, vicdan, uluslararası sözleşmelerin altında dahi bir seviyede uygulansın. Son iki yıldır ceza soruşturmalarında kanun devleti olma vasfımızı da yitirdik. Zannediyorum, iki ay önce Sayın Cumhurbaşkanı bir soru üzerine "Biz yargı devletiyiz." dedi. Bu kullandığı cümlenin ne anlama geldiğinin ne kadar farkındaydı ben bilmiyorum ama dün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yapmış olduğu işlem ve yapmış olduğu açıklama, Türkiye'nin anayasal hukuk devleti olma vasfının tamamen ortadan kalkıp yargı devletine dönüştüğünün bir işaretidir. Biz burada birbirimizin sözlerine katılmak zorunda değiliz, çoğu kez de işin doğası gereği aykırı ve farklı fikirleri ifade ediyoruz ama bu fikirlerden dolayı böyle bir soruşturmanın böyle de bir tehdit ya da övünç vesilesi kılınarak yazılı bir duyuru yoluyla yapılmış olmasının hiçbir izahı olamaz.
Sayın Başkan, siz burada Meclis Başkanlığını temsil ediyorsunuz. Dün 23.41'de bu bildiri yayınlandı, şu anda saat 15.08; tam olarak 16 saat geçti. Meclis Başkanlığı, Anayasa’nın bu açık ihlal girişimine ve belki de gerçek bir hukuk devleti olsak Anayasa'yı ihlal suçuna ilişkin bir açıklama yapmış değildir. Lütfen, Sayın Numan Kurtulmuş'a, bu görüşmeler devam ederken bu girişim karşısında Meclis Başkanlığının tutumunu sorunuz ve Genel Kurulumuzu bilgilendiriniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANDevam edin lütfen.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin)Sayın Başkanım, birçok konu var ama ben, burada, söz söyleme hürriyetinin olmadığı bir ortamda herhangi bir konunun ifadesinin anlamsız olduğunu düşünüyorum, kalan süremi de bir protesto olarak sessizlikle geçirmek istiyorum.
Teşekkür ediyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
(Hatibin yerinde susarak beklemesi)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
133 konuşma daha · 9 Ağustos 2026