Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)
Batman Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 137. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Temmuz 2010 · 1.359 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Emin Ekmen (AK Parti), 20 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 1.359 kelime.
Mehmet Emin Ekmen (AK Parti, Batman). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim tutanağı, 20 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-23-2010-07-20-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET EMİN EKMEN (Batman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 526 sıra sayılı tasarının birinci bölümü üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinize saygıyla selamlarım.
Bugün, doğrusu burada söze başlarken birçok arkadaşımızın yaptığı gibi şehit askerlerimize ve son bir buçuk aydır artan terör ve şiddet dalgasıyla hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza rahmet dileyerek başlamak istiyorum ve kamuoyu, özellikle son bir yılda başlayan bir demokratikleşme hamlesi, insan hakları ve hukuk eksenli çalışmalarla birlikte artan şiddet dalgasının, artan terör olaylarının ve bu artan olaylarla birlikte güvenlik eksenli kaygıların öne çıkması hukukun, barışın ve demokarisinin dilinin de gölgelenmesi ve bu sonucun da kime nasıl fayda veya zarar sağladığını da yerinde bir şekilde takdir ettiğini düşünmekteyim.
Arkadaşlar, bugün bu memleketin çocuklarına dair bir konuyu konuşuyoruz burada ve ben birçok konuşmacımızın konuya değişik boyutlarıyla bakıyor olmasını görmeme rağmen, bu sorunun Türkiye’nin son otuz yılından bağımsız bir şekilde, âdeta lokal bir vakaymış gibi değerlendirilmeye çalışıldığını da üzülerek görüyorum. Arkadaşlar, aslında kökleri yüz yılı bulan ve Türkiye’deki farklı inançları, kültürleri ve etnik kökenleri inkâr temelinde kurulu tek tip vatandaş anlayışının ürünü olan bugünkü bu sorun, maalesef, geldiğimiz noktada hepimizin, hep birlikte, bugüne kadar denenmiş bütün mücadelelerin tecrübelerinden de faydalanarak nasıl çözüm üreteceğimizi tartışmamız gerekirken bu ülkenin emekli kuvvet komutanları, bu ülkenin görevdeki Genelkurmay Başkanı “Biz bu örgütle otuz yıldır mücadele ediyoruz, 6 kere bu örgütü silahlı olarak yendik ama bunun farklı sebepleri vardır ve iktidarlar hukuki, siyasi, ekonomik ve sosyal tedbirleri almalıdır.” derken biz yine bugün bu kürsüde OHAL’in geri getirilmesini, idamların geri getirilmesini ve buna benzer denenmiş ama sonuç alınmamış bütün yöntemleri tekrar tartışıyorsak burada yanlış giden bir şey olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.
Arkadaşlar, bu çocukların sorununa çözüm getiren bu yasa teklifi, insani, hukuki ve siyasi açıdan doğru bir tekliftir. İsterseniz vicdanlarımıza seslenip insani boyutuyla bu konuyu değerlendirelim, isterseniz olaylara ve kişilere bakmadan, salt evrensel hukuk sistemi, salt ulusal hukuk sistemimiz ile konuya bakalım, isterseniz de siyasi açıdan konuyu değerlendirelim, bu konunun çözümüne yönelik gelen bu yasanın doğru olduğu kanaatindeyim.
Her şeyden önce şunu kabul etmemiz gerekiyor ki: 2006 yılından sonra çocukların bu olaylarda kullanılıyor olmasını görüyoruz ve bunun bilinçli bir taktik, bilinçli bir yönelim olduğunu da tespit etmemiz gerekiyor. 2006 yılında, tıpkı bugün olduğu gibi, güvenlik kaygılarının ciddi şekilde öne çıktığı bir dönemde TMK ve TCK’da ve ilgili yasalarda yapılan değişikliklerden sonra arttırılan cezalar birileri açısından kullanılabilir bir alan oluşturdu ve bu çocuklar 2006 yılından sonra bu olaylarda artan bir yoğunlukla kullanılmaya başlandılar ve 2006 yılından önce -Batman Emniyet Müdürlüğünün resmî rakamlarıyla söylüyorum- Batman’da bir yıl boyunca olaylara katılan çocuk sayısı 18 iken 2007 yılında bu sayı 36, 2008 yılında 74, 2009’da 180 ve 2010 yılında 500’e yaklaşan bir rakama ulaşmıştır. O zaman burada durup şunu düşünmeliyiz.
RIDVAN YALÇIN (Ordu)Mehmet, kim yaptı? 2006’da kim vardı?
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Rıdvan Bey de burada ifade etti, kimler yapıyorsa devletin emniyet ve hukuk sistemi buna ilişkin çalışmasını yürütüyor. Her gün onlarca insan emniyete çıkartılıyor, adliyeye çıkartılıyor ve bu yargılamaların da kimi zaman siyasi yönlerle yapıldığı eleştirileri de gündeme getiriliyor.
RIDVAN YALÇIN (Ordu)2006’da bu yasayı kim yaptı? Siz yaptınız.
OKTAY VURAL (İzmir)Kendisi yaptı.
S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta)Siz yaptınız.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Şimdi, eğer ağırlaştırılan cezalar bir çözüm olmuş olsaydı, bizim 2006’da 18 olan çocuk katılımcı sayısını 2007’de sıfıra indirmemiz gerekirdi.
RIDVAN YALÇIN (Ordu)Mehmet Bey, 2006’da bu yasayı kim yaptı, lütfen söyler misiniz?
BENGİ YILDIZ (Batman)“O yasayı kim yaptı?” diyor Emin.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Ama maalesef her yıl bu rakam katlanarak arttı çünkü ortaya mağduriyetler çıktı. Bugün hepimiz Diyarbakır Askerî Cezaevinin PKK’nın büyümesinde nasıl bir ivme kattığını kabul ediyorsak bugün yargılanan 4 bine yakın bu çocuğumuza yönelik olarak yapamayacağımız, yapmayacağımız bir düzenlemenin de bu olaya, bu boyuta yeni bir ivme kazandıracağını kabul etmemiz gerekiyor.
Bakın arkadaşlar, çocuklardan bahsediyoruz ve bu on altı, en yedi yaşındaki çocuklar İstanbul’da Taksim Meydanı’nda veya Ankara’da Kızılay Meydanı’nda eylem yapmaya gitmiyorlar, bunlar günlük doğal yaşamlarını devam ettirdikleri mahalle aralarında ve sokaklarında örgütlenen eylemlerin içerisinde bir şekilde kendilerini buluyorlar. Bunların arasında bilinçli olarak katılan yok mudur? Vardır. Ama bilinçli olarak katılan çocuklarımızın ailelerinin hangi acıları yaşadığını, hangi süreçlerden geldiklerini, birinci derece yakınlarını nasıl kaybettiklerini ve hangi acılı ortamlarda büyüdüklerini de göz önüne aldığımızda aslında onların katılımını da bir şekilde yorumlayabiliriz.
Ama bugün çocuklarımızın birçoğunun ifadesinde kendilerini bir şekilde olayların içinde buldukları açık bir şekilde gözüküyor. Bakın, Batmanlı bir kızcağız Berivan ile bu süreç bir noktada sembolleşti. Aynı şekilde de Heybun adındaki bir kızcağızın dışarıda kendileriyle ilgilenen büyüklerine gönderdikleri mektuplarda şöyle bir cümle geçiyor: “Ben böyle bir yeri hiç hayal etmemiştim. Çocukluğumu dört duvar arasında nasıl geçireceğim?” Yani siz bu çocukta bir terörist tipolojisi görüyor musunuz arkadaşlar?
Bizim hukuk sistemimiz açısından da bu değişiklik doğrudur. Bakın, bugün dağda bu gece bir terörist yakalansa, Terörle Mücadele Kanunu’na göre, Türk Ceza Kanunu’na göre buna vereceğimiz ceza yedi buçuk yıl ama bu çocuk bilinçli veya bilinçsiz şehirde bir eylemin içinde kendini buluyor, aldığı ceza on üç buçuk yıl.
Yine bir örgüt mensubu herhangi bir operasyon olmaksızın kendi iradesiyle gelip “Ben güvenlik güçlerine teslim oluyorum.” derse 221’inci maddeye göre hiçbir ceza almıyor ama bu çocuklar ağlıyorlar, sızlıyorlar, pişmanlık içerisinde bulunuyorlar ve ne yaptıklarının farkında olmayan bir tablo çiziyorlar ama “Sen bir kere bu hatayı işledin, sana on üç buçuk yıl ceza vereceğiz.” diyor bizim sistemimiz. Bu ceza…
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)İktidara söyleyin de değiştirsinler!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Şu anda değiştiriyoruz gördüğünüz gibi.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Sekiz senedir neredeydiniz?
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Bu, ceza adaleti açısından da doğru değildir ve bu ceza adaletsizliğine sebebiyet Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bir kararıdır.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Bu kadar şehit verilmesini mi bekliyordunuz ya da bu kadar çok çocuğun tutuklanmasını mı bekliyordunuz?
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Yargıtay Ceza Genel Kurulu vermiş olduğu kararla bu çocukların aynı anda dört ayrı fiilden cezalandırılmalarının önünü açmıştır.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Aklınız başınıza yeni mi geldi? Birileri akıl mı verdi? Talimat mı aldınız?
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Arkadaşlar, biz bu çocuklarımızı kazanmak zorundayız.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)2002’yle karşılaştırsanız ya!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Bu çocuklarımızı önce kendilerine, sonra ailelerine, sonra çevrelerine, toplumlarına, milletine ve vatanına, devletine saygılı, siyasi düşüncelerini hukuk ve demokrasi zemininde yol arayan çocuklar olarak değerlendirmek zorundayız ve bakın, “Bu çocuklara yönelik olarak hiçbir şey yapılmıyor.” deniliyor. Hâlbuki Batman Valiliğinin bu sürecin başından beri yürüttüğü bir çalışma var…
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Ciklet dağıtıyorsunuz.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)…ve bu çocuklarımıza yönelik olarak Vali Yardımcısı başkanlığında sosyal hizmetler uzmanı, psikolog ve pedagoglardan oluşan 10 kişilik bir heyet çocukları tek tek evinde ziyaret ediyor ve bu çocuklara -aileleriyle görüşüyor- sosyal imkânlar, demokratik imkânlar hazırlanıyor…
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)O imkânlar neler, söyler misin?
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)…ve bunların neticesinde, bugün, basketbol turnuvasından futbol turnuvasına, iş edindirmeden model uçak kurslarına, İzcilik Federasyonunun çalışmalarından bilgisayar kurslarına kadar SODES ve SYDV aracılığıyla birçok katkı sunuluyor ve bakın, size bir çarpıcı rakam daha vermek istiyorum.
BENGİ YILDIZ (Batman)Ailelere iş bulun, aş bulun.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Yargılanan 4 bine yakın çocuktan bahsediyoruz ama bu 4 bine yakın çocuk arasında ikinci kez bu olaylara katılan çocuk sayısı 10’dan daha aşağıdadır.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Bu işi çözmek istemiyorsunuz o zaman. Baştan bu çocuklar için önlem alsanız ya!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Gerek bölge baroları gerekse de arkadaşlarımız, yapmış oldukları çalışmalarda on vaka bile tespit edememiş durumdadırlar.
Arkadaşlar, birileri “Bu sorunun çözmenin yolu, bu insanlara dillerini unutturmamızdır.” dedi. Bu memlekette insanlar -trajiktir ama- sadece “Kürt’üm.” dedikleri için dokuz yıl ceza aldılar. Eğer yüksek verilen cezalar bir çözüm olmuş olsa idi… Bugüne kadar bu yönde hukuk içinde, hukuk dışında her türlü yöntem denenmiştir ve hiçbir şekilde bir sonuç alınmamıştır.
RECEP TANER (Aydın)Sayın Mehmet Emin, 2002 yılını değerlendir bir.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)Biz, on beş yıl ceza yiyen bir çocuğu, tutuklandığı zaman, cezaevine girip çıktıktan sonra, bu memlekette hukuk sınırları içerisinde, demokrasi sınırları içerisinde nasıl tutacağız Allah aşkına? Bu konuda fikri olan var mı?
YILMAZ TANKUT (Adana)Kaldırın cezaların hepsini, kaldırın!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla)On beş yıl ceza yiyen bir çocuk, bu çocuk bu devlette, bu hukukta, bu sistem içerisinde nasıl bir adalet anlayışına…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
66 konuşma daha · 20 Temmuz 2010