Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında (s.s.1000)
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 45. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Aralık 2005 · 353 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Eraslan, 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA (S.S.1000)); konuşma 353 kelime.
Mehmet Eraslan (Hatay). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında (s.s.1000)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2005-12-28-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hakkinda-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, hepinizi, saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Gelen bu kanun, 1053 sıra sayılı kanun incelendiği zaman, içeriğine bakıldığı zaman, olması gereken noktasında hazırlanmış bir kanundur. Tabiî ki, buraya gelen her kanunla ilgili mutlaka muhalefet etme anlayışı bizde bulunmamaktadır. Doğrulara "doğru" demek; ama, var olan eksiklikleri, var olan zafiyetleri de görmek bir erdemliktir; aslolanın bu olması gerekir diye düşünüyorum.
Bu kanunla, umarım, tarım sektörünün çeşitli sorunları noktasında, ama, sadece bir bölümünün meseleleri halledilmiş olacak diye düşünüyorum; fakat, tarım sektörünün, Türkiye'de köylünün ve çiftçinin sektör olarak yüzde 40 oranını oluşturan bu sektörün sorunlarını ve girdi maliyetlerini, düşük ürün fiyatlarını da görmezlikten gelmemiz doğru bir hadise değil. Burada doğruyu da konuşmak durumundayız; ama, millet adına, var olan sıkıntıları, var olan ıstırapları, var olan geçimsizlikleri, var olan zararları, aynı zamanda, konuşmak da, bir milletvekilinin millet adına konuşması da bir haktır diye düşünüyorum.
Burada eleştiriler olacak, kabul edeceğimiz eleştiriler de olacak, kabul edemeyeceğimiz, belki, eleştiriler de olacak; ama, demokrasinin vazgeçilmez unsuru ifade özgürlüğüdür. Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu kürsüsünde, milletvekillerinin, gerek iktidar milletvekillerinin gerekse muhalefet milletvekillerinin duygularını, düşüncelerini ifade edebilecekleri en demokratik zemin, en meşru zemin işte bu kürsünün zeminidir. Onun için, biraz daha sabırlı olalım, biraz daha sağduyulu olalım ve biraz daha alttan alalım ve burada yapılan konuşmalara hep beraber daha geniş olalım diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar, bakın, Anayasanın 80 inci maddesini sizlere okuyorum. Anayasanın 80 inci maddesinde "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri…" Yani, sizler, bizler, her bir milletvekili, iktidarıyla, muhalefetiyle her bir milletvekili… Anayasayı okuyorum değerli arkadaşlar: "…seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler."
Değerli arkadaşlar, her birimiz bütün Türkiye'yi temsil ediyoruz, yetmişüç milyon ülke insanını, vatan evladını temsil ediyoruz. Dolayısıyla, hiçbir milletvekili, gerçek manada kendi partisini, kendi grubunu ve kendi genel başkanını temsil etmez! Eğer bu iddiada bulunuyor isek, eğer böyle bir iddia var ise, Anayasa değişikliği yapalım, 80 inci maddeyi değiştirelim; diyelim ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri seçildikleri bölgeyi değil veya kendilerini seçenleri değil, partilerini ve genel başkanlarını, parti gruplarını temsil ederler diyelim ve bu şekilde bu meseleyi kapatalım; ama, bir milletvekili Anayasaya göre…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
109 konuşma daha · 28 Aralık 2005