Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 73. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Mart 2006 · 519 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Eraslan, 9 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 519 kelime.
Mehmet Eraslan (Hatay). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2006-03-09-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabiî ki, daha önceki yapmış olduğum konuşmadan farklı olarak, bu kanun tasarısında görebildiğimiz birtakım eksikleri ve var olmasını arzu ettiğimiz, talep ettiğimiz önemli konuları altını çizerek ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, özellikle, kanun tasarısında, öğretmenlerimizin ekders ücretlerini de düzenleyen ibareler söz konusu; fakat, çok önemli, yükseklisans yapmış olan öğretmenlerimiz normal ekders ücretinin yüzde 25 oranında fazlasını alıyor idi. Doktora yapan öğretmenlerimizin de yüzde 40 oranında ekders ücretlerinde bir fazlalık, fazla ücret almaları söz konusu idi. Tabiî, bu, onların, işte, akademik kariyerinden kaynaklanan bir ayrıcalık idi. Ekders ücretleri 3 600 000 iken, şimdi 5 000 000 lira oluyor; ama, özellikle doktora yapan öğretmenlerimiz, zaten, 5 000 000'un üzerinde bir ücret alırken, onların ekders ücretlerinin, maalesef, bu noktada düştüğünü görüyoruz. Yeniden üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken bir husus olduğunu ifade ediyorum.
Ayrıca, branş öğretmenleri, kendi branşlarının dışında derslere girdikleri zaman bir ücret almamaları söz konusu. Yani, öğretmenimizi hem çalıştırmış olacağız hem ekders noktasında bir gayret sarf ettirmiş olacağız; ama, kendisinin branşı dışında olduğu için, o öğretmenimize ekders ücreti ödemeyeceğiz. Bunun da irdelenmesi gerektiğine inanıyorum.
Ayrıca, değerli arkadaşlar, Millî Eğitim Bakanlığının verilerine göre 160 000 kadrolu öğretmen açığımız söz konusu. Eğitim, tabiî ki çok önemli; eğitim, Türkiye'nin geleceğini, Türkiye'nin yarınını hazırlayan çok önemli bir müessese, bir kurum; dolayısıyla, o kurumda çalışan eğitimcilerimiz, öğretmenlerimiz ve içinde bulundukları şartlar ve onlara yapılan yardımlar ve eködemeler de bu sebepten dolayı çok büyük bir önem arz etmektedir. 160 000 açık kadro söz konusuyken, öğretmen kadrosu açığı söz konusuyken, yani eğitimin de bu kadar önemli olduğunu biz düşünürken, hiçbir iş güvencesi olmayan, düşük ücretle sözleşmeli öğretmen istihdamına gidiyoruz ve kadrolu atama bekleyen yüzbinlerce öğretmen, kadrosuyla, maalesef, bu noktada buluşamıyor. Şimdi, Danıştayın kararı var; 657 sayılı Devlet Memurları Yasasına göre, öğretmenlerimiz, eğitimcilerimiz aslî ve sürekli bir görev yapmaktadır ve aslî ve sürekli görev yapan bu öğretmenlerimizin, yasaya göre, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmaları yasal değildir. Bu noktada, yargının da, Danıştayın da zaten kararı var. Bu karar doğrultusunda, kanun tasarısının yeniden değerlendirilmesi uygun olacaktır düşüncesindeyim.
Değerli arkadaşlar, ekders ücretlerini, biz, maalesef, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren değil, 1 Nisan 2006, kanunun yürürlük tarihinden itibaren icra ediyoruz. Şimdi, ocak, şubat, mart, nisan; yani, üç aylık bir mağduriyet, üç aylık bir kayıp söz konusu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Eraslan.
MEHMET ERASLAN (Devamla)Aslında, bu kanunu veya ilgili maddeyi 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren yürürlüğe koymamız daha doğru olur, böyle bir karar almamız daha doğru olur düşüncesindeyim.
Burada, kanun tasarısında verilen çok fazla bir şey yok; yani, çok az bir şey veriyoruz; ama, bu az bir şeyi verirken… Birinci altı ayda 2,5; ikinci altı ayda 2,5 zam oranı kararlaştırılmıştı, 40 + 40 YTL'lik bir eködemeyi veriyoruz; ama, bunu, çok az bir kesime veriyoruz. Diğer taraftan, 100 000 000 bir artış veriyoruz; ama, bunu, sadece belli kurumlarda çalışan kamu personeline verirken, gerçekten, çok daha geniş yelpazeye hitap eden ve çok daha farklı kurumsal yapıda çalışan kamu personelimize, bu noktada yardımcı olmuyoruz, olamıyoruz.
Tekrar, yeniden irdelenmesinin daha doğru olacağını, etkinlik açısından ve gelir adaletsizliğinin giderilmesi açısından daha doğru olacağını düşünüyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 9 Mart 2006