Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 76. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Mart 2006 · 466 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Eraslan, 16 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 466 kelime.
Mehmet Eraslan (Hatay). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2006-03-16-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ERASLAN (Hatay)Evet efendim.
BAŞKANBuyurun Sayın Eraslan.
Süreniz 5 dakika.
MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, özellikle öğretmenlerimizi ilgilendiren bu önergemizin önemi, ülkemizde Türkiye'nin geleceğini hazırlayan, Türkiye'nin gençliğini hazırlayan ve Türkiye'ye ışık tutan, ilim ve irfan ehli olan öğretmenlerimizin içinde bulunmuş oldukları ekonomik koşulların olumsuzluğu sebebiyledir.
Daha önce de ifade ettiğim gibi, Türk eğitim sisteminin içinde bulunduğu sorunlar belliyken, ayrıca, sadece öğrencilerin veya okul şartlarının ve ulaşım şartlarının değil, aynı zamanda, eğitimcilerin, eğitim veren, bu ülke insanının evlatlarını eğiten ve geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin de kendine has problemlerinin ve kendilerine has ekonomik sorunlarının olduğunu ifade ettim.
Değerli arkadaşlar, kanun tasarısı, genel manada, ortalama 1,5 milyon kamu personelini ilgilendiren bir kanun tasarısıyken, biraz daha irdelenmeli, biraz daha bu noktada yeniden gözden geçirilmeli düşüncemi burada yineliyorum. Neden; çünkü, kamu görevlilerine ciddî manada bir katkı sağlamadığı gibi mevcut kanun tasarısı, şu an önergeyle eğitimcilerimizi konuşuyoruz, öğretmenlerimizi konuşuyoruz, emekli öğretmenlerimizi konuşuyoruz, onlara da çok ciddî bir şey sağlamamaktadır. Yani, zaten, 2006 yılının ilk altı ayında 40 000 000 para veriyoruz, ikinci altı ayında 40 000 000 para veriyoruz. Verdiğimiz 40 000 000 para, zaten, bu süreç içerisinde, altı aylık süreç içerisinde enflasyona yem oluyor, bitiyor zaten, eriyor o para. Onun dışında verdiğimiz bir şey yok.
Değerli arkadaşlar, bakın, ekders ücretlerini artıralım diyoruz, artırmaya çalışıyoruz; ama, ekders ücretleri de aslında artmıyor. 3,5 milyon iken ek ders ücretleri, bunu 5 000 000 yapıyoruz. Peki, doktora yapan öğretmenlerin ekders ücretleri ne oluyor; onlar daha fazla alır iken, akademik kariyerleri dolayısıyla daha fazla bir ücret alırken -ekdersler noktasında- onu da indiriyoruz.
Arkadaşlar, bakın, 1 Nisandan itibaren kanun tasarısı yürürlüğe girecek. Peki, biz, 1 Ocaktan itibaren bunu neden uygulayamıyoruz?.. Yani, bu, elimizde; Sayın Bakanımız arzu ederse, komisyon, hükümet arzu ederse, yürürlük tarihini, biz, 1 Ocaktan itibaren fevkalade bir şekilde yürütebiliriz.
Yüksek lisans yapanlar da doktora yapanlar gibi, yine, maalesef, daha önce yüzde 25 oranında fazla bir ekders ücreti alırken, şu anda, o indirilmiş durumda ve reel manada, reel noktada ekders ücretleri artırılmamış, düşürülmüş durumdadır.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'de eğitimin ehemmiyeti, eğitimin önemi, herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Bugün, Türkiye'de 160 000 kadrolu öğretmene, eğitimciye ihtiyaç vardır; fakat, maalesef, bu noktada, Danıştayın da kararı olmasına rağmen, biz -aslî bir görevdir, hukukî açıdan biliyoruz; ama- daha az ücret vererek, asgarî ücretle öğretmen çalıştırarak, maalesef, sözleşmeli personel istihdamına gidiyoruz.
Şimdi, ben, size soruyorum: Eğitim bu kadar önemliyken, eğitim Türkiye'nin vazgeçilmez bir unsuruyken, Türkiye'nin geleceğinin inşa edilmesi anlamına gelirken, biz, hemen hemen asgarî ücret noktasında sözleşmeli öğretmen çalıştırarak nereye varacağız, nereye gideceğiz?
Sayın Bakanımız, kadrolu öğretmen olmazsa, bulunmaması halinde, olmaması halinde sözleşmeli öğretmen istihdamına gidileceğini söylüyor kanun dedi. Doğru; kanun tasarısı bu; ama, biz, istersek sözleşmeli atama yapmayız, kadrolu atama yaparız. Bu, olur. Bu, bir gerçek. Bunu sağlamak mümkün; ama, yeter ki, isteyelim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 16 Mart 2006