Devlet istihbarat hizmetleri ve milli istihbarat teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi
Muğla Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 67. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Şubat 2012 · 339 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Erdoğan (MHP), 16 Şubat 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ); konuşma 339 kelime.
Mehmet Erdoğan (MHP, Muğla). “Devlet istihbarat hizmetleri ve milli istihbarat teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-erdogan-24-3-2012-02-16-devlet-istihbarat-hizmetleri-ve-milli-istihbarat-teskilati-kanununda-d (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=14342
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET ERDOĞAN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 164 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
“Adalet mülkün temelidir.” Tabii ki bu vecizedeki mülk, birilerinin şahsi mülkü değildir. Bu mülk, atalarımızın, dedelerimizin kanı pahasına, canı pahasına bize emanet ettiği Türk devletidir. Onun için, Türk devletinin bekasını sağlamak için adalet herkese lazımdır, her zaman lazımdır, bundan sonra da herkese her zaman lazım olacaktır.
Şimdi, Habur’da yaptığınız bir olayla çadır mahkemeleri kurdunuz, “Adalet bağımsızdır, buna biz karışmadık.” dediniz. Şemdinli’de başlayan soruşturma Genelkurmay Başkanına gitti, orada bir savcı görevinden oldu, o zaman “Adalet bağımsızdır, ne yapalım?” dediniz. Genelkurmay Özel Harp Dairesi aranırken “Adalet bağımsızdır, ne yapalım?” dediniz. Türk ordusunun generallerinin üçte 1’i tutuklanırken “Adalet bağımsızdır, biz ne yapalım?” dediniz. Gazeteciler tutuklanırken “Yüce yargı bağımsızdır, bizim yapacağımız hiçbir şey yok.” dediniz. Emniyette yıllarca istihbaratçılık yapmış emniyet müdürleri tutuklanırken “Biz ne yapalım?” dediniz. Milletvekilleri tutuklanırken “Biz ne yapalım?” dediniz. Ama iş 28 Şubatçıları sorgulamaya gelince, Deniz Feneri sanıklarını sorgulamaya gelince, MİT’çileri sorgulamaya gelince, tıs, ses kesildi. O zaman “Özel düzenlemeler yapalım, savcıları görevden alalım, her işe yeni bir kulp bulalım.”
12 Eylül referandumuyla kendi oluşturduğunuz yargıya bile güvenmiyorsunuz, bize diyorsunuz ki: “Başbakana güvenin.” Yani yargının bağımsızlığını kaldırdınız bizim haberimiz mi yok? Biz Başbakana niye güvenelim? Başbakan taraf değil midir? Başbakan bir partinin genel başkanı değil midir? Yüzde 50 oy alınca Başbakan artık ilanihaye ulvi bir statüye mi kavuşmuştur? Bizim ona güvenmemiz için hangi sebep vardır yapılan bir sürü yolsuzluk, bir sürü usulsüzlük ortadayken?
“Bürokratik oligarşiye hayır.” dediniz, şimdi geldiniz, kendi bürokratik oligarşinizi yarattınız, onu korumak için kılıf arıyorsunuz. Bunlardan vazgeçin.
Şimdi, siz bu durumlarda istediğiniz zaman -tabii ki parmak sayınız yetiyor- istediğiniz kanunu çıkarabilirsiniz, istediğiniz kanunu değiştirebilirsiniz, istediğiniz kanunu istediğiniz şekle getirebilirsiniz, bu şekilde dünyada bu mahkemelerden kurtulmayı başarabilirsiniz ama mahkemey-i kübrada hesap vermekten kurtulamazsınız; orada sizi ne Hakan Fidan kurtarabilir ne Bekir Bozdağ kurtarabilir ne Adalet Bakanı kurtarabilir ne de Başbakan kurtarabilir. Şu kanunu oylamadan önce Allah rızası için bir daha düşünün.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum, cumanız mübarek olsun. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
149 konuşma daha · 16 Şubat 2012