Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/886)
Gaziantep Milletvekili ·
AK Parti
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu · 3. yasama yılı · 19 Ekim 2017 · 447 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Erdoğan (AK Parti), 19 Ekim 2017 tarihinde TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/886)); konuşma 447 kelime.
Mehmet Erdoğan (AK Parti, Gaziantep). “Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/886)”. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu tutanağı, 19 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-erdogan-26-2017-10-19-helal-akreditasyon-kurumu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-tasarisi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=17547
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Sayın Bakanım, Sayın Başkan, çok değerli Komisyon üyelerimiz, sivil toplumun çok değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyoruz.
Tabii, bugün, dünya helal pazarıyla ilgili yapmış olduğumuz bu toplantıda buna çok dar kalıplar içerisinde bakmamak lazım çünkü dünyada oluşmuş 2 trilyon dolarlık bir pazar var. Bu pazarın nasıl olduğu zaten oluşmuş yani biz yeni bir şey oluşturmayacağız, üzümü bunun içine katmayacağız. Bu, daha çok gıdada, hayvani gıdada ve finans sektöründe, katılım bankacılığında kendi çözümlerini bulmuş, pazar payları belli olmuş. Hani, diyoruz ki... Bakın, diyoruz ki Afrika ülkelerinin pazar payı şu Latin Amerika ülkelerinin pazar payı şu, Uzak Doğu ülkelerinin pazar payı şu diyoruz. Bunu neye göre diyoruz? Çünkü oluşmuş bir pazar var. Helal gıda pazarında da dünyada oluşmuş bir pazar var ve bunun menşesinin neler olduğu zaten sarih ve açık. Siz Türkiye olarak yeni bir şey ilave etmeyeceksiniz. Sadece bizim burada görüşme yaptığımız olayda usul ve biz nerede ve nasıl yer alacağız, işte oralarda konuşalım. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de zaten buradalar, hepsi davet edildiler, onlar da burada.
DİDEM ENGİN (İstanbul)Kimler davet edildi, hangi STK'lar?
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Birlikler, STK'lar, hepsi var.
DİDEM ENGİN (İstanbul)Şu an buradalar mı?
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Tabii, buradalar.
DİDEM ENGİN (İstanbul)Hangi STK'lar?
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Ben konuşmamı tamamlayayım müsaade ederseniz, ondan sonra...
Şimdi, değerli arkadaşlar, yani bu olayda şuna karar vereceğiz: 2 trilyon dolarlık dünya pazarının -dünyada böyle bir pazar var- biz, Türkiye olarak içinde yer alacak mıyız, almayacak mıyız?
TAHSİN TARHAN (Kocaeli)Orada sorun yok, finans, tekstil, turizm, altyapı...
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Bakın, o zaman, eğer orada yoksa mesele bitmiştir. Niçin bitmiştir? Çünkü, 1,6 trilyon dolarlık pazar payını gayrimüslimler elde ediyor ve Müslüman ülkelere "Helal gıdanın içindeyim, helal tekstilin içindeyim, helal kozmetiğin içindeyim." diyor ama bütün ürünleri helal mi? Değil. Helal ürünler için ayrı bir üretim yapıyor, onlarla o pazara hitap edecek ürünler üretiyor. Öbür tarafta, biz neredeyiz şu anda? Biz 0,4'ün içindeyiz yani 400 milyar doların içindeyiz. Şimdi, biz diyoruz ki bugün, buradan çıkaracağımız kararla dünya pazarında 2 trilyon doların içinde Türkiye de olsun. Ne kadar satabilirsek, 2 trilyon doların tamamına satma diye bir iddiamız yok ki ama bu pazarda yer almak istiyoruz. On sene önce Afrika'da sadece 9 ülkede konsolosluk noktasında, büyükelçilik noktasındayken 40 ülkeye girdik. Ne oldu? Bazı krizlerde pazar payımızı Afrika'da güçlendirdik, bazen Avrupa'da güçlendirdik. Yani bu, pazardaki çeşitlemeden hiç rahatsız olmayalım. Bunu bir ayrıcalık yapmaya gerek yoktur. Burada, işte şu doktor şöyle olsun, şu böyle olsun, bunlara da gerek yok çünkü böyle bir şey yok bu tartışmanın içinde, sadece usul, yöntem ve yer alıp almayacağım, bu kararı vereceğiz. Ha, nasıl yer alacağımıza da birlikte karar vereceğiz, hep beraber vereceğiz yani.
Teşekkür ediyorum, sağ olun.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
17 konuşma daha · 19 Ekim 2017