İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 73. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Mehmet Göker

Burdur Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 73. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Nisan 2021 · 533 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Göker (CHP), 15 Nisan 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 533 kelime.

Mehmet Göker (CHP, Burdur). “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-goker-27-2021-04-15-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlarda-deg (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=96987

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET GÖKER (Burdur)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eski Başbakanlarımızdan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevini de yapmış olan Sayın Yıldırım Akbulut’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine de başsağlığı diliyorum. 1990’lı yılların siyasetinde hoşgörü ve tevazunun simgesi olan Yıldırım Akbulut’a yapılan espriler bugün yapılır olsa kaçımız Silivri’de olur, onu da halkımızın takdirine bırakıyorum.

Evet, günlerdir soruyoruz “128 milyar dolar nerede?” diye, açıklama geliyor 20 maddelik ama bunun içerisinde yol yöntem olarak “Şurada.” denecek herhangi bir beyan yok. Oysaki paranın büyüklüğünü açıklamak açısından şöyle bir geriye gidecek olursak, devlet olarak günde 1 milyon dolar biriktirsek 128 milyar doları biriktirebilmemiz için yaklaşık üç yüz elli yıldır yani 1670 yılından bu yana bu parayı biriktiriyor olmamız lazım. Geleceği hesaplayacak olur isek 2371 yılında ancak 128 milyar dolarımız olacak. Bu denli büyük bir paranın peşine düşmek, akıbetini sorgulamak elbette bizim görevimiz. Sorduğumuz sorular aslında basit: Hangi yöntemle satıldı, hangi tarihte satıldı, hangi kurdan satıldı, kimlere satıldı ve bu satışın altında kimlerin imzası var? Bunu öğrenmek, bizim ve Türk milletinin en büyük hakkıdır diye düşünüyoruz.

Görüştüğümüz yasa teklifi, günümüzde tarım ve hayvancılık sektörünün ne denli önemli olduğunu yaşadığımız pandemi sürecinde öne çıkarması açısından önemli. Nasıl ki daha öncesinde özelleştirmiş olduğumuz Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezinin şu anda aşıyı üretmekte, temin etmekte çektiğimiz sıkıntıyla öneminin ortaya çıkması gibi. Peki, çiftçimiz zorda da çiftçimiz bu zor duruma yeni mi geldi? Hayır. İktidarlarınız döneminde 7,2 milyar dolarlık büyükbaş ithal ettiniz; 1,5 milyar dolarlık et ithal ettiniz ve yeni çıkardığınız izinle, yaklaşık 55 bin besilik hayvan ithalatına izin veriyorsunuz. Hafta sonu hayvan pazarındaydım, hayvan pazarında çiftçimiz -üreticimiz- diyor ki: “Vekilim, bu malın bana maliyeti 12 bin lira ama ben 10 bin lira fiyat istiyorum, alan yok, satan yok.”

Evet, burada bir diğer üretici sorunumuz ise girdilerdeki maliyetler. Peki, sütte durum farklı mı? Elbette farksız. Önümüzdeki günlerde yani bu ay içerisinde sütün fiyatının tekrar belirlenmesi gerekiyor ama bölgemde ve birçok çiftçinin bana ulaştırdığı bilgide bir dayatma uygulanıyor; “Yemimi almazsan sütünü almam.” dayatması üreticinin en büyük sıkıntısı. Ve sütte uygulanacak fiyatın da tüm dünyada olduğu gibi yem/süt paritesine bağlanmış olarak belirlenmesi ve bu doğrultuda da 3,80’e çıkarılması şarttır, elzemdir; bunun altındaki fiyatlar tarımı ve çiftçiyi zora düşürecektir.

Bir diğer konumuz ise, 653 bin çiftçinin üretimden çekilmiş olması, 3 Trakya büyüklüğündeki alanın ekilmiyor olması. Çiftçimizin takipteki borçları 5 milyar lira olmuş, yine, Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları ise 1 milyar liraya dayanmış vaziyettedir. Bugün çiftçimizin borçlarının yapılandırılmasını görüşüyoruz; bu aslında, altında baktığınız zaman şöyle bir görüntüyü ortaya koyuyor: Evet, çiftçimiz battı, çiftçimiz ödeme güçlüğü içerisinde, yapılandırmayla biz buna bir çözüm getirmeye çalışıyoruz.

Bu sene itibarıyla gezdiğim bölgelerde 1.650 liraya buğdayını satan çiftçi bir miktar “şükür” dedi ama aynı tarihlerde biz, 2.350 liraya yurt dışından ithal ettik. Evet, neden kendi çiftçimize bunu vermek varken yurt dışındaki çiftçinin cebine bu parayı koyduk? Şimdi geldiğimiz noktada yapılandırma itibarıyla bu paketin çözüm oluşturmadığını rakamlarla ortaya koymamız lazım. Bu pakette kredi borcunun faizi yüzde 11’den yüzde 18’e, yapılandırmaya kadar olan faiz yüzde 5’ten yüzde 12’ye çıkarılıyor; yapılandırma faizi ise yüzde 12 olarak uygulanacak, yapılandırmadan faydalanabilmek için yüzde 30 peşinat ödemesi de şarta bağlanıyor. Arkadaşlar, bu, çözüm değildir. Çiftçinin üstündeki ağır yükün kalkabilmesi için, faizi silinmeli, anaparanın 5 taksite bölünerek tahsili yoluna gidilmelidir. Unutmayalım ki çiftçi biterse Türkiye biter.

Saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 15 Nisan 2021

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook