Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının bir kısım borç ve alacaklarının düzenlemesine dair kanun teklifi (s.s.535)
Antalya Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 67. Birleşim · 5. yasama yılı · 16 Şubat 2011 · 1.212 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Günal (MHP), 16 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ BİR KISIM BORÇ VE ALACAKLARININ DÜZENLEMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.535)); konuşma 1.212 kelime.
Mehmet Günal (MHP, Antalya). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının bir kısım borç ve alacaklarının düzenlemesine dair kanun teklifi (s.s.535)”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-gunal-23-2011-02-16-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-bir-kisim-borc-ve-alacaklarinin-duze-3 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA MEHMET GÜNAL (Antalya)Kitaba gerek yok.
Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu maddede arkadaşlarımız bir de önerge getirmişler. Önce içeriğiyle ilgili hızlı bir şey söylemek istiyorum. Sayın Bakanım, burada bütün hükümlerden yararlandırılacağı yazıyor yani “Bu kanunun getirdiği hükümlerden yararlanır.” diyor. Doğrusu bunun, 2’nci maddenin 4’üncü fıkrası hükümleri olması gerekir. Bu durumda, diğer bütün hükümlerden Kayseri ve Civarı Elektrik TAŞ yararlanma imkânı geliyor. Gelen önergede de bu giderilmiyor çünkü “Diğer hükümler” dediğiniz zaman bir sürü borç-alacak var bunun içinde. Normalde orada belediyelerle ilgili kısmı (b) maddesinde idi. Diğer köy sularıyla ilgili onlar da (c) maddesindeydi, değiştirdik. Eğer, bu 5’inci fıkra yeniden böyle olursa, içinde kalmazsa o zaman o iki fıkradan yani 2’nci madde hükümlerinden, hepsinden faydalanmaması gerekiyor, diğer maddelerindekinden. Dolayısıyla, önergenin de bu şekilde düzenlenmesinde yarar var diye düşünüyorum çünkü TEDAŞ’a mahsuplaşmadan olan borçlar var. Biz, şimdi tam bilemiyoruz net bilgi gelmediği için. Bir 73, bir 74 milyonluk daha önce kalan miktar, yaklaşık 147 milyarlık bir faiz kısmı belli olmayan bir anaparadan bahsediyoruz. Bunlarla ilgili de bir mahsuplaşma olacak mı, olmayacak mı, baştan bunları bir söylemiş olayım.
Değerli arkadaşlarım, bu tasarıyla enerji politikasının iflas ettiğini aslında kabul etmiş oluyoruz. Bu biriken borçlar yeni değil, Adalet ve Kalkınma Partisi de dün iktidar olmadı. Bakıyorsunuz, sekiz yıldır sürekli olarak enerjide bir sorun var, üzerine gidilmiyor. Dört yıldır Plan ve Bütçe Komisyonunda -sonrasında Sayın Bakanımız değişti, bakan değişikliği de oldu ama her bakanımıza geldiği zaman sorduğumuz sorulardan kendisine de sorduk- hâlen daha bir kafa karışıklığı, bir strateji eksikliği devam ediyor. Biz söyleye söyleye bir strateji belgesi çıktı, o da on sayfalık bir temenni ve dileklerden ibaret bir şey oldu; önce çıkan da özelleştirme yol haritası mahiyetindeydi. Yavaş yavaş bir şeyler oluyor ama böyle azar azar, henüz daha iktidara yeni başlamış bir şey gibi devam ediyoruz.
Şimdi, burada sekiz buçuk yılı bulmuş bir iktidar var. Peki, ben size soruyorum: Bu tasarı TEDAŞ’ın sorununu çözecek mi Sayın Bakan? Bunları aldık, borçları üstlendik; elektrik piyasasındaki, enerji piyasasındaki bu sorunu çözmüş olacak mıyız? Bu borçlar sonra ne olacak? Yani bunların çözümüyle ilgili bir şeyler yapılıyor mu? TEDAŞ neye ne yapacak? Yeniden bir daha mı kanun çıkaracağız? Bu mahsupları aldı, üzerine aldı; alacakları, borçları düştük. Netinde kalan miktar arkadaşlarımızda var. Burada Halil Bey “Kitapla gelmemişsin.” dedi ama çok fazla liste olduğu için onlara gerek kalmadı, biraz doldu şeyler.
Şimdi, bakıyorsunuz, sonucunda yine kalan bakiye var. Bu, TEDAŞ’ın üstünde kalacak. Peki, TEDAŞ bunu nasıl ödeyecek? Nereden para bulacaksınız? Bir para mı aktaracaksınız, yoksa, yarın, yine “İşsizlik Sigortası Fonu’ndan burada biraz para var, hadi buraya da aktaralım.” mı diyeceksiniz? Açıkçası, bu bir çözüm değil. Hakikaten, ortada bir yaklaşım yok. Sekiz buçuk yıl sonunda sadece mahsuplaşma işlemi yapıp bazı borçları, alacakları silelim.
Değerli arkadaşlarım, 4’üncü madde kanun yapma tekniğine de aykırı, Anayasa’ya da aykırı. Yukarıda sorduk, bu maddenin içine kimler giriyor diye. Diğer söylenen şirketlerin zaten iptal edilmiş lisansı, yok. Çukurova vardı galiba daha önce olan. Şu anda sadece Kayseri ve Civarı Elektrik Ticaret Anonim Şirketine ait. Yani bu madde bir tek şirketi ilgilendiriyor. Hukukta bir genellik ilkesi var, Anayasa’ya aykırı bir durum söz konusu. Bir tek şirket için bir hukuki düzenleme çıkarılır mı? Şahsa teslim, adrese teslim düzenlemeler gibi bu da bir tek şirketi ilgilendiriyor. Nedir? Kayseri ve Civarı Elektrik Ticaret Anonim Şirketi.
Şimdi, bu şirket ne, kamu kurumu mu? Belediyenin iştiraki pozisyonunda. Kamunun payı ne kadar? TEDAŞ yüzde 20 galiba, yanlış hatırlamıyorsam. Yani belediye bir tarafta borçlu... Değerli arkadaşlarım, Belediye Başkanı bir tarafta borçlu, öbür tarafta belediye başkanları “yönetim kurulu üyesi” sıfatıyla alacaklı. Böyle bir garabet var. Şimdi, burada Sayın Müsteşarımız eski Özelleştirme İdaresi Başkanı, sizler de burada her şeyi özeleştirelim diye bize söylüyorsunuz. Nasıl oluyor da şimdi böyle bir şirket -hem de yeni haber okudum, daha Sayın Bakanımız da kutlamalarına katılmış- oralardaki dört beş tane daha 8 megavata yakın -yanlış hatırlamıyorsam- küçük HES’leri yine Kayseri ve Civarı Elektrik Ticaret Anonim Şirketi yeni daha devralmış? Burada onun...
YAŞAR KARAYEL (Kayseri)İhaleden aldı.
MEHMET GÜNAL (Devamla)Hayır, hayır, şunu söylüyorum: Ben burada bir mantık soruyorum değerli arkadaşlar. KİT’ler çalışmıyor, güzel. BİT’leri de özelleştirelim derken şimdi bu belediyenin şirketine -topu topu yüzde 20’si kamuda kalan bir şirket- değerli arkadaşlarımız yeni şirketler almışlar. Nasıl bir şeydir? Ondan sonra da buna gelip burada yeni avantajlar sağlıyoruz.
YAŞAR KARAYEL (Kayseri)Bir avantaj sağlamıyoruz.
MEHMET GÜNAL (Devamla)Peki, bir sorumuz daha, burada, değerli arkadaşlar...
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Özelleştirmeye karşı mısınız?
MEHMET GÜNAL (Devamla)Ha işte, özelleştirelim derken bir taraftan devlet kurumunu...
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Karşı mısınız özelleştirmeye?
MEHMET GÜNAL (Devamla)Bunun karşılıkla alakası yok. Şunu soruyorum: Siz her şeyi özelleştiriyor musunuz? Evet. Gerekli şirketleri de, stratejik olanları da özelleştiriyorsunuz. “Peki, bu belediye şirketini bir taraftan böyle güçlendirirken ihalelere girip farklı şekilde almasını çelişkili bulmuyor musunuz?” diyorum. Bir tarafta hem borçlu hem alacaklı, sonrasında böyle bir garabet var.
Şimdi değerli arkadaşlar, buradaki garabet sadece bununla bitmiyor. Bu şirket kuş mu, deve mi, ne idiği belli değil, senelerce beklemiş. Özel bir imtiyaz almış. Diğer şirketlerin, bununla eşdeğerde olan şirketlerin imtiyaz haklarında, örneğin Çukurova Elektrikte “Hem üretim hem iletim hem de dağıtım yapamazsın.” denmiş ve olanı biliyorsunuz ÇEAŞ’ta. Sonrası devam etti. Neden? “Yapamazsın, hepsi beraber olmaz, rekabete aykırı.” Peki, sizce Kayseri ne yapıyor?
YAŞAR KARAYEL (Kayseri)1934’ten beri var o.
MEHMET GÜNAL (Devamla)O da vardı, o da eskiydi de, şu anda Kayseri, hem üretim hem iletim hem de dağıtımını yapmaya devam ediyor. Bu nasıl rekabet anlayışı? Yani “Başkasında olduğu zaman bunu kapatalım, bizde olduğu zaman bunları hemen destekleyelim.” zihniyeti geliyor.
Şimdi, eğer burada bir Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu varsa ve rekabeti düzenliyorsa, bunun hangi kurum olduğuna bakmadan, BOTAŞ’ta yaptığınız gibi burada da yapmak gerekir. “Onun haklarını, bazı şeylerini elinden alıp bunu çıkarın, sözleşmeye uyun.” diyor mu? Diyor. Dolayısıyla burada da bunların olması gerekiyor.
Peki, burada, değerli arkadaşlarım, bu şirketler gerçekten ne yapıyor? Yani şu andaki sıkıntımız bizim… Verdiğimiz şey gerçekten nedir tam olarak? Demin de tartışma çıktığında onu konuşmuştuk. Toplam olarak şirketin borç ve alacağı nedir? Davalara intikal etmiş konular var. Daha önce Bakanlık kaç defa “Soruşturma açılsın.” demiş, onun üzerine davalar açılmış. Şimdi bunların da bu düzenleme kapsamına girdiğini görüyoruz. Ne kadarlık bir borcu var? Bunlardan ne kadarı cezası, ne kadarı faizi, ne kadarı anaparasıdır? Bu kapsama giren miktar gerçekten nedir? Birikmiş davalardan bu Kayseri ve Civarı Elektrik AŞ’nin borç ve alacak tutarını tam olarak görmemiz gerekir. Bize burada TEDAŞ’ın alacakları, diğer kurumların dokümanları verildi ama acaba devam eden ne kadar dava var, bu konuda hakkında soruşturma olan personel var mı? Biliyorsunuz, daha önceki Beyaz Enerjiyle ilgili soruşturma kapsamında yine Kayseri ve Civarına ait olan bir HES santraliyle ilgili konu da gündemin içine girmişti ve o konuda bazı insanlar cezalar aldılar, bazılarınınki sonradan Yargıtaydan bozuldu ama bu konuda soruşturmalar vardı. 40’tan fazla insanın bu çerçevede soruşturulduğunu biliyoruz. Bu konularda sonuçlanan bir şey var mıdır?
Burada gerçekten başka bir adaletsizlik daha var, az önce söyledik ama… Şimdi, biz torbada ne yaptık? TEFE ve ÜFE’ye göre yeniden yapılandırdık. Burada yaparken, onun da en azından -eğer cezaları silinirse- üzerine gelip değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu şirketin son birkaç yıllık bilançosunda ne var Sayın Bakanım? Yani ne kadar zarar etmiş, zarar ederken temettü dağıtmış mı dağıtmamış mı ben merak ediyorum. Çünkü mahsuplaştırmalar yapılmadan önce bu soruların cevaplanması gerekli. Mahsuplaştırmalarda çünkü temettülere göre belirleme yapılıyor, fiyat belirlenirken bu hususlar önemli.
Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 16 Şubat 2011