2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)
Mardin Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Aralık 2008 · 701 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Halit Demir (AK Parti), 24 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 701 kelime.
Mehmet Halit Demir (AK Parti, Mardin). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-halit-demir-23-2008-12-24-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET HALİT DEMİR (Mardin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gelir bütçesiyle ilgili grubumuz adına söz aldım. Bu vesileyle Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, başlangıçta ABD konut piyasasında başlayan kriz küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak tüm dünyayı etkiledi. Finans piyasalarında etkili olan kriz mali piyasalara, oradan da reel sektöre yansıdı ve dünya ekonomisi yavaşladı. Olağan dışı bir durumla karşı karşıyayız. Bu nedenle daha yüksek standartlarda düşünmeliyiz ve daha değişik yaklaşımlarla, daha etkin ve köklü, meselenin özünü yakalayan önlemlerin alınması gerekiyor bu amaçla.
Yine bu amaçla, hükûmetlerin merkez bankalarının ve kurumların birlikte hareket etmeleri gerekmektedir. Finansal düzenlemeler, para, maliye ve güçlü istihdam politikaları krizden çıkışta önemlidir. Bunların kendi içinde uyumu yine çok çok önemlidir ve sadece birilerinin düşündüğü gibi piyasaya para enjekte etmekle bu tür krizler aşılmıyor.
Değerli arkadaşlar, bankacılık sektörümüzde de önemli gelişmeler oluyor. Bankacılık sektörümüz küresel krize hazırlıklı girdi. Çünkü bankacılık sektöründe önemli kazanımlar var. Sektörün aktifleri geçmiş dönemlere göre daha güçlü. Sermaye yeterlilik rasyosu bakımından da şu anda en iyi ülkelerden biriyiz. Son altı yılda elde ettiğimiz kazanımlar bizi dayanıklı ve güçlü bir konuma getirmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısaca nereden nereye geldiğimizi bazı rakamsal gelişmelerle sizlerle paylaşmak istiyorum, hatırlatmak istiyorum. 2002 yılında yüzde 11,5 olan bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasıla içindeki oranından bahsediyoruz, 2007 yılında yüzde 1,6’ya indirgemiş durumdayız. Bütçe açığı bakımından da yine Maastricht kriterlerini sağlamış durumdayız. Fransa, İngiltere, Portekiz ve Yunanistan gibi Avrupa Birliği üyesi ülkelerinden daha düşük bütçe açığına sahibiz. Faiz giderlerinin gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2002 yılında yüzde 14,8 iken 2007 yılında bu oran 5,7 olarak gerçekleşmiştir.
Yine 2002 yılında 60 milyar YTL olan vergi gelirleri 2008 yılında 175 milyar YTL’ye ulaşacaktır.
Değerli arkadaşlar, böylece kamu harcamaları daha sağlıklı kaynaklar ile finanse edilir duruma gelmiştir.
Yine AK PARTİ Hükûmetinin uygulamış olduğu mali disiplinin sonucu olarak kamu borç yönetimi konusunda da önemli gelişmeler sağlanmıştır. Kamu kesimi borçlanma gereği 2005 yılından bu yana eksiye dönmüştür yani artık fazla veriyor. 2002 yılında yüzde 73,7 olan AB tanımlı borç stokunun yine gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2007 yılında yüzde 38,9 seviyesine gerilemiştir. Böylece yüzde 60’lık yine Maastricht Kriterlerini 2004 yılından bu yana tutturmaktayız.
Değerli arkadaşlar, AK PARTİ olarak göreve geldiğimizde 230 milyar dolar büyüklüğünde olan ekonomimizi 3 kattan fazla büyüterek Avrupa’nın altıncı en büyük ekonomisi konumuna getirdik. Yine satın alma gücü paritesine göre gayrisafi yurt içi hasıla sıralamasında ülkemiz 2007 yılında dünya liginde on beşinci olmuştur ve bu arada kişi başına düşen millî gelirimiz 10 bin doları da aşmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünya ekonomisinin 1929’daki büyük buhrandan sonra tarihinin en zor döneminden geçtiği bugünlerde ülkemizin de bu gelişmelerin dışında kalması mümkün değildir. Yaşadığımız küresel ekonomik kriz bizim son altı yıldan beri uyguladığımız politikaların doğruluğunu da ortaya koymaktadır. Eğer bu krize eskiden olduğu gibi yüksek bütçe açıkları, yüksek enflasyon ve sürdürülemez bir borç yükü ile girmiş olsaydı mevcut durumun çok çok kötü olacağını biliyoruz. Kriz karşısındaki bu duruşumuzu son altı yıldır sıkı sıkıya bağlı kaldığımız mali disipline borçluyuz. Dünyanın en sağlam mali sistemine sahip olan ülkelerinden birisi hâline geldiğimizi düşünüyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik istikrar ve sürdürülebilir büyüme için maliye politikasının yanında para politikası da son derece önemlidir. Bu alanda da çok önemli adımlar atılmıştır. Merkez Bankası gelişmeleri yakından takip etmekte ve gerekli önlemleri almaktadır. Enflasyon konusunda elimizin bu arada rahatladığını düşünüyorum. Önümüzdeki dönem için enflasyonist baskıların azaldığını ve şu an enflasyon öncelikli risklerin olmadığını görüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Demir, devam edin.
MEHMET HALİT DEMİR (Devamla)Bu nedenle, para politikasının ekonomiyi canlandırmak ve sürekli büyüme ortamını tekrar yakalamak için etkin olarak kullanılabileceği kanısındayım. Kendi iç dinamiklerimizin güçlü yanlarını ortaya çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum ve bu anlamda reel kesim ile bankacılık sektörü arasında iş birliğinin güçlendirilmesi önemlidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükûmetimiz bölgesel kalkınmaya da -bu arada- büyük önem vermektedir. GAP Eylem Planı’na göre Güneydoğu Anadolu Projesi için 2008 ile 2012 yılları arasında 14,5 milyar Türk lirası tutarında ek kaynak öngörülmüştür. Güneydoğu Anadolu Projesi, yaşanan küresel kriz ortamında, başta tarım ve enerji alanları olmak üzere yüzyılın en büyük bölgesel kalkınma projelerinden biridir.
Değerli milletvekilleri, boyutlarını henüz kimsenin tam olarak belirleyemediği küresel krizin ekonomimize etkilerini en aza indirgemek, yeniden oluşan dengeleri de bir fırsata dönüştürebilmek amacıyla, Hükûmetimiz gerekli önlemleri almaya devam ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
110 konuşma daha · 24 Aralık 2008