2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tarım ve köyişleri, tarım reformu, köy hizmetleri, çevre ve orman, orman genel, devlet meteoroloji, özel çevre koruma kurumu)
Giresun Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 39. Birleşim · 5. yasama yılı · 21 Aralık 2006 · 810 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Işık (CHP), 21 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (TARIM VE KÖYİŞLERİ, TARIM REFORMU, KÖY HİZMETLERİ, ÇEVRE VE ORMAN, ORMAN GENEL, DEVLET METEOROLOJİ, ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU)); konuşma 810 kelime.
Mehmet Işık (CHP, Giresun). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tarım ve köyişleri, tarım reformu, köy hizmetleri, çevre ve orman, orman genel, devlet meteoroloji, özel çevre koruma kurumu)”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2006-12-21-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-tarim-ve-koyisleri (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b039/tbmm221410390872.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA MEHMET IŞIK (Giresun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çevre ve Orman Bakanlığının 2007 bütçesi, ormancılık konusunda grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bütçe görüşmeleri, genelde, hükümetin icraatının gözden geçirildiği, değerlendirildiği görüşmelerdir. Bu bütçe görüşmeleri Hükümetin son bütçesi olunca, Hükümetin geçmiş dört yıllık icraatının değerlendirilmesinin de bunun içerisine girmesi gerekiyor.
Değerli arkadaşlarım, burada, ormanların direkt, doğrudan veya endirekt olarak sağladığı faydaları konuşacak değilim, hepimizin onu bildiğini, idrak ettiğini düşünüyorum. Fakat, dört yıllık AKP İktidarının ormanlara bakış açısını bir değerlendirmek istiyorum.
Henüz daha yeni seçilmişken, önümüze Anayasa'nın 169 ve 170'inci maddelerinin değiştirilmesi olayı geldi. Böylece, ormanları yağma edenlerin, bir şekilde, sanki hukuki bir statüye kavuşturulması istendi. Bilahare, Sayın Nusret Bayraktar Bey'in Başkanlığında bir komisyon kuruldu, Meclis araştırma komisyonu, gezdik ve bunun sonunda bir rapor tanzim ettik. Bu raporda dedik ki: 2/B diye anılan bu uygulamanın sonunda elde edilecek bir gelir varsa -ki, 25 milyar dolardan başladı 4 milyar dolara kadar inmişti- eğer varsa, gelin, mademki ormandan kaybedilmiş alanlardır bunlar, bunları ağaçlandırmada kullanalım, bunları orman tahdidinde kullanalım, bunları orman köylerinin kalkındırılmasında kullanalım; orman köylerinin yer değiştirmesinde, daha iyi şartlara taşınacak şekilde, ormandan yine tarıma elverişli arazileri ayırarak oralara taşımakta kullanalım dedik. Fakat, rapor, üç sene geçmesine rağmen, maalesef, hâlâ sumenin altında duruyor, en küçük bir uygulama görülmedi. Peki, bundan mı ibaret Bakanlığın ve Hükümetin ormana bakışı? Hemen akabinde, kızılağaç ve kestane ağaçlarının orman ağacı olmaktan çıkarılıp, 110 bin hektar saf koru ormanını ve bir o kadar da, belki ondan da fazla karışık ormanın yok olması gündeme getirildi. Yetmedi, Orman Kanunu'nun 17'nci maddesi değiştirilerek, ormanların içerisinde yeni rant alanları yaratılmak istendi. Ama, Türkiye'de hukuk vardı ve bunlar önlendi. Değerli arkadaşlarım, bunların hangisi ormanların geliştirilmesine ve korunmasına yönelik önerilerdi, yasalardı, tasarılardı? Ama, hepsi, ormandan bir şeyler alıp giden bir tasarıydı.
Ormanların korunmasında en önemli unsurlardan birisi de orman kadastrosunun bir an önce bitirilmesidir. Sayın Bakan 2003 yılı bütçesinde, dedi ki: "İki yılda, yıllardır yapmamışlar, bunlar çok tembel insanlardı, gelmiş geçenler, biz, şimdi, büyük bir hızla ve heyecanla -her zaman söylendiği gibi- bir reform yaparak, iki yılda bunu bitireceğiz." Sonra baktı ki, iş pahalıymış, bu kadar, göründüğü kadar kolay bir iş değilmiş, bir kanun tasarısıyla bu işi Kadastro Genel Müdürlüğüne devretti. Peki, ne oldu? Şimdi, Sayın Bakanın sunuş konuşmasında, 2005 yılında 1 milyon 920 bin hektar, 2006 yılında da 2 milyon hektar ormanın kadastrosunun yapıldığını beyan ediyor.
Kadastro Genel Müdürlüğünden aldığım rakamları -şimdi, burada, belge olarak da duruyor yanımda- üç yılda orman kadastrosu yapılan, yalnız 2006'nın altıncı ayına göredir bu rakamlar, ondan sonra bir miktar daha artmış olabilir, rakamları ona göre söylüyorum: 1 milyon 163 bin hektar. Hani 4 bin hektar, hani 1 milyon 100 bin hektar?
MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)"Haziran" diyorsunuz, hazirana kadar zaten kıştı.
MEHMET IŞIK (Devamla)Evet efendim, Kadastro Genel Müdürlüğünün bilgisi...
MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)Tamam, haziran, ondan sonra koskoca yaz var.
MEHMET IŞIK (Devamla)Değerli arkadaşlarım, altı ayda herhalde 2 milyon hektar yapmadı, yani...
MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)Hazirana kadar zaten kış değil mi?
MEHMET IŞIK (Devamla)Neyse, size, eğer isterseniz ayrıca bilgi veririm, benim zamanım zaten beş dakikayla sınırlı, sizinle laf yarıştırmaya kalkarak zamanı kaybetmeyeyim.
Değerli arkadaşlarım, belge burada, görmek isterseniz, biraz sonra gösteririm.
Bu Hükümetin gündeminde hiç, orman köylüsü olmadı. 8 milyon orman köylüsü yaşıyor, 1,5 milyon aile bunlar. Peki, bunlar için ne yapmış devlet -buna da bakalım- yahut bu Bakanlık? Çünkü, bu Bakanlığın, o köyleri kalkındırmak, görevi. 20 bin aileye 149 trilyon lira kredi verilmiş, 3.443 aileye güneş enerjisi sistemi kurulmuş, 632 aileye...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANSayın Işık, konuşmanızı tamamlar mısınız, buyurun.
MEHMET IŞIK (Devamla)Bitti mi efendim?
BAŞKANBitti evet, ek sürenizi başlattım.
MEHMET IŞIK (Devamla)Peki efendim, o zaman ben, biraz müsaade ederseniz, atlayarak son kısma geleyim.
Sayın Bakanın ormanların korunması konusundaki hassasiyetinin en güzel ölçeği, şu son zamanlarda İstanbul'daki Serdaroğlu Ormanı'yla ilgili. 2002 yılının 14 Kasımında, eski giden Bakan, burayı, izni iptal ediyor. Sayın Bakan dört yıl mücadele ediyor, sonuçta hiçbir sonuç alamadığını görüyor. Ama, bir şey yapıyor: 2005 yılının temmuz ayında Yönetmelik'i değiştiriyor. Daha önce yapılanmanın -yüzde 6 sınırları içerisinde olan yapılanmanın- içinde mevcut olanların bir kısmını yüzde 6 kapsamının dışına çıkarıyor. Böylece, ormanların içerisindeki yapılanmanın yüzde 6'nın çok üzerine çıkmasını sağlıyor. Bundan sekiz gün sonra Acar İnşaat müracaat ediyor. Acar İnşaatın müracaatından bir ay sonra, Bakanlık, senin müracaatın uygundur, müracaatın yüzde 5,99'dur, onaylayacağız diyor.
Sayın Bakan, şimdi soruyorum: Makamınızda otururken ilham mı geldi size de bu Yönetmelik'i değiştirdiniz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANSayın Işık, teşekkür cümlenizi alayım efendim.
MEHMET IŞIK (Devamla)Teşekkür edip iniyorum efendim.
BAŞKANBuyurun efendim, teşekkür cümlenizi alayım.
MEHMET IŞIK (Devamla)Size, masanızda otururken ilham mı geldi? Kimden geldi bu teklif de, bu Yönetmelik'i değiştirip, ormandaki tahribatı yüzde 6'lardan, yüzde 20-30-40'lara çıkarma imkânı sağladınız?
Hepinize teşekkür ediyorum, bayramınızı kutluyorum, yeni yılınızı kutluyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Beş dakikada bu kadar oluyor. Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 21 Aralık 2006