İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · CUMA

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Mehmet Kamaç

Diyarbakır Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 67. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Mart 2024 · 324 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DEM PARTİ GRUBU ADINA MEHMET KAMAÇ (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, 1 Mart 2003 tarihinde bu Meclis gerçekten de tarihî bir karar aldı ve bir tezkereye “hayır” dedi. Bu tezkereye “hayır” denilmesinin en büyük aktörü o zamanın CHP'si olsa da sonuçta o gün AK PARTİ Grubunda oturan vicdanlı insanların bile her şeye evet-hayır ikileminden değil de vicdani, insani, siyasi ve ekonomik sonuçlarını da değerlendirerek “yok” diyen, “hayır” diyen -bir cümleyle de şunu söyleyeyim- günahlarının TÜİK tarafından hesaplanmayacağına inanan ciddi bir kesim de vardı, onlar da aslında bir takdiri hak ediyor. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Evet, 1 Mart 2003 tarihinde bu Meclis kendi içinde oturup tartışıyordu, vicdani kararlar veriyordu, yanlış olana “Yanlış.” deniliyordu her taraftan, doğru olana “Doğru.” deniliyordu. Ama bir tarihî sözü hatırlatmakta fayda var, rahmetli Deniz Baykal'ın Tayyip Erdoğan'la, Sayın Erdoğan'la konuştuğu bir cümlesi var; diyor ki: “Sayın Erdoğan bana dedi ki: ‘Eğer biz bu tezkereyi geçirmezsek bize ambargo uygularlar, bize yaptırım uygularlar.’” Ya, düşünebiliyor musunuz, bir ülkenin başındaki adam kendisine ambargo uygulanacak diye bir yanlışa “evet” der mi? Evet, demek ki denilebiliyormuş, süreç içerisinde bunları gördük.

Bu Meclis çok tezkere çıkardı, buradan belki o günün CHP'sine bugünün de “Ce-Ha-Pe”sine bir şey söylemek gerekir: Hakikaten o günden bugüne geçen bütün tezkerelerde CHP iktidarın arkasına geçti; bence bunu CHP bir eleştiri olarak kabul etmeli. Bu tezkerelerin sonuçlarına dair de aslında bir araştırma önergesi verilmeliydi.

Şimdi, buradan bir şey söylüyorum, Kürdistan bölgesine, güney Kürdistan bölgesine ve 2014'ten sonra da Rojava’ya yönelik 14 tane tezkere çıkarıldı. Her ne kadar gerekçesi ya da bahanesi terör olsa da aslında bu tezkerelerin asıl hedefi Kürtlerdi, Kürtlerin kazanımlarına yönelik adımlar atmaktı. Buna iki örnek vereceğim: 2017'de 25 Eylülde güney Kürdistan’da bir referandum gerçekleşti ve oradaki Kürtler özgür iradesini sandığa yansıtarak “Ben bağımsız olmak istiyorum.” deyince sınıra tankları ilk gönderen ve tankları sınıra gönderirken de tezkereyi ortaya koyan bir iktidarla karşı karşıyayız.

İkincisi, Rojava. Ya, Suriye'de elli yıldır diktatörler var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

101 konuşma daha · 1 Mart 2024

Günün kaydı →
101 konuşmanın tamamı →