İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 3. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Avrupa birliği konseyi raporu hakkında

Mehmet Kemal Ağar

Elazığ Milletvekili · Dyp

Genel Kurul, 3. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Ekim 2004 · 672 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Kemal Ağar (Dyp), 7 Ekim 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİ KONSEYİ RAPORU HAKKINDA); konuşma 672 kelime.

Mehmet Kemal Ağar (Dyp, Elazığ). “Avrupa birliği konseyi raporu hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 7 Ekim 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kemal-agar-22-2004-10-07-avrupa-birligi-konseyi-raporu-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET KEMAL AĞAR (Elazığ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugünü, gerçekten hepimizi mutlu eden, bardağın dolu tarafına bakarak yaşayacağımız bir gün olarak görüyoruz. Elde edilen sonuç, genel anlamıyla baktığımız vakit, bir kazanımdır; meseleyi bu şekilde görüyoruz ve dolayısıyla, kazanımın bu noktaya gelmesinde önemli gayretlerini gördüğümüz 59 uncu hükümete, onun üyelerine ve Sayın Başbakanın da ifadesiyle, bu süreçte yapıcı desteklerini eksik etmeyen Anamuhalefet Partisinin değerli mensuplarına da, ben şahsen şükranlarımı ifade ediyorum. (Alkışlar)

Şimdi, elbette, uzun, tarihî bir süreç, modernleşme... Taa Osmanlı İmparatorluğundan bu yana devam edegelen bir tarihî süreçte önemli hamleler görüldü. Türkiye, cumhuriyet döneminde Yüce Atatürk'ün öncülüğünde modernleşme çabalarında önemli mesafeleri geride bıraktıktan sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yüce çatısı altında, 1959 yılında, merhum Menderes İktidarıyla başlayan müracaat süreci ve bu süreçte, bugün rahmetle andığımız merhum İnönü, merhum Özal Hükümetleri döneminde de önemli dönemeçler geçildi. Ankara Anlaşması, Katma Protokolün imzalanması ve daha sonrasında tam üyeliğe müracaat dönemiyle önemli süreçler geçildi. Daha sonra, çok tenkit edilmesine rağmen, gümrük birliğiyle, bugün -önemini kavradığımız gibi- ne kadar önemli bir kaldırım taşının bu yola döşendiğini hep birlikte idrak edebiliyoruz. Sonrasında, 1999'da, Ecevit Hükümeti döneminde Helsinki Zirvesinde ortaya çıkan mutabakatla ve o zaman yapılan taahhütle de önemli bir yolun geride kaldığını görüyoruz.

Kaldı ki, Avrupa Birliği, o gün imzalamış olduğu taahhütle meseledeki mükellefiyetini ortaya koymuştur. Avrupa Birliği açısından bakıldığında, ahde vefa ve hukukun üstünlüğü gibi temel ilkelerin hiçbir zaman gözardı edilmeyeceği ortaya konulduğunda, Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Birliğine tam üyeliği, Avrupa'nın haysiyetidir, Avrupa'nın namusudur. Avrupa, 1999'da Helsinki'de imzaladığı bu taahhüdün aksine bir davranışta bulunma hakkına sahip değildir. O zaman, biraz evvel dinlediğimiz Sayın Elekdağ'ın fevkalade yetkin ve çok iyi niyete dayalı ikazlarını gözden ırak tutmama gereği vardır. Nihayetinde, topyekûn bir toplumsal iradenin var olduğu Türkiyemizde, ki, bu iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyelerinin tümüyle bu projenin ardında oldukları görüldüğünde, burada, Sayın Elekdağ'ın eleştirilerinden veya eleştiri bile diyemeyeceğim yol gösterici izahatından çıkacak sonuçlar, bu sıkıntıların izale edileceği sürecin, hükümet öncülüğünde, Parlamentonun ve Türk toplumunun büyük desteğiyle aşılması gereği ortadadır. 8 inci maddedeki "ucu açık müzakere", "serbest dolaşıma kalıcı tehditler" gibi ifadelerin ve başka ülkelerde görülmeyen sıkı denetim mekanizmalarının Türkiye'ye ayırımcı bir şekilde uygulanmasının elbette hepimizi rahatsız eden tarafları vardır ve bu süreçte, bu sıkıntılar mutlak şekilde ortadan kaldırılmalıdır. O zaman, bir sıkıntıyla karşı karşıya olduğumuz açıktır ve bu zorlukları aşabilmek için, topyekûn, başta Meclis olmak üzere, Türkiye'de herkesin üzerine vazife hissettiği, herkesin yapması lazım gelen görevler vardır diye algılamak lazım.

Bu arada, kadirşinaslık açısından, süreçteki Demirel Hükümetlerinin, Yılmaz Hükümetlerinin ve ayrıca, Sayın Gül'ün -bugün de fiilen görevde bulunmasına rağmen- 58 inci hükümetin katkılarını ihmal etmememiz, unutmamamız gerekir.

Elbette, Türkiye açısından büyük bir zihniyet değişikliğidir, Türkiye açısından bir değişimdir ve bu değişimden, toplumun her kesiminde var olanlar nasiplene nasiplene yollarına devam edeceklerdir. Bugün, Türkiye ne kırk sene evvelki ne on sene evvelki hatta ne de beş sene evvelki Türkiye'dir. Her yasama döneminin getirdiği şartlarda, Türkiye'de insanların, geçmişte farklı baktığı meseleleri bugün daha geniş açılımlar içerisinde, daha demokratik, dünya şartlarına daha uygun ve dünyayla daha bütünleşen çerçeve içerisinde görme mecburiyeti vardır. Bütün bu zihniyet değişimi yaşanırken, elbette ki Türkiye, kendi cumhuriyetini var eden, bu coğrafyada bugünkü toplumsal bütünlük içerisinde yaşamasını var eden tüm değerlerimizi de muhafaza etmek kaydıyla, yeni değerlerle bütünleşmeyi başaracaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET KEMAL AĞAR (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun Sayın Ağar.

MEHMET KEMAL AĞAR (Devamla)Bizdeki zihniyet değişiminin ve deviniminin belki bir diğeri de Avrupa Birliğinde olmaktadır, olmalıdır da ve Avrupa Birliğindeki bu değişime öncülük etmek, yardımcı olmak konusunda Türkiye'de var olan herkesin üzerine düşen görevler vardır.

Türkiye, zorları hep başaragelmiş bir ülkedir; Türkiye, sıkıntıları aşa aşa düzlüğe çıkmış bir ülkedir ve devam eden, bu gelinen süreçte görülen odur ki, hükümetler kim olursa olsun, iktidarlar kim olursa olsun, muhalefetler kim olursa olsun, Türkiye, sağlam, emin adımlarla -belki biraz geç oldu- devam edegelmektedir. Bundan sonraki süreç, Türkiye, artık kendi iç dinamikleriyle, dış dinamiklerin zorlaması olmadan, yüksek standartlı demokrasiye de, insan haklarına da, demokratik açılımlara da ve yaşayan dünyanın değerlerine uygun, ekonomik, sosyal değişimleri de bünyesinde yaşaya yaşaya yoluna devam edecektir; bundan bir kuşkumuz yoktur.

Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

4 konuşma daha · 7 Ekim 2004

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook